- Kategori
- Güncel
En nihayet!..

“Dur!” ne zaman ve kim tarafından denilecek diye bekleyişlerim son buldu.
Sonuç bilinmez ancak Türkiye’nin bir İslam devleti olmasını istemiyorum, elim kolum bağlı oturup, seyirci kalmayı da!
Milliyet gazetesindeki “Şok karar” a ilişkin yorumları okudum.
Alkışlardan daha çoktu kışkışlar, maalesef!
Üstelik öyle belirgin bir ayrım vardı ki, söz etmeden geçemeyeceğim:
Alkışlar, temiz bir Türkçe ile, teşekkür ve tebrik içerikli iken, kışkışlar neredeyse hakaret dolu, bozuk bir Türkçe, bol imla hatalı ve elbette ki düzeysizdi…
İşin en trajikomik tarafı ise, demokrasinin kalkan olarak kullanılmasıydı ki, adım adım şeriata yaklaşılırken, bazı kışkışçıların ifadesi ile “demıkrasi” talep edilmekteydi!
Hep olduğu gibi… Cumhuriyetin haklarından yararlanıp, cumhuriyeti tüketmek…
Yok böyle bir şey!
Olamaz!
Olmamalı!...
On yıl, 20 yıl geriye gitmek olarak bakabilirler bu duruma, 100 yıl geriye gittik beyler bayanlar, daha yolun ortasındayken, 10 yılın, yirmi yılın hesabı mı olur Allah aşkına!
Din kişinin özel alanıdır, isteyen ibadetini istediği gibi yapsın, bireysel alanı içinde, lütfen, ortak alanlara taşınmasın…
Bir fıkra geldi aklıma, tam da şu anda, anımsadığım kadarını paylaşayım:
Efendim, biri ölmüş, kararı beklerken melekler cenneti ve cehennemi göstermişler.
Cehenneme geldiklerinde bir kuyu, başında beş zebani bekliyor.Adam sormuş, nedir bu kuyu ve beş zebani, demiş ki melek “Bunlar Almanlar, arada bir birbirlerine destek verirler, aralarından birini cehennemden kaçırmak isterler.
Bir diğer kuyunun başında üç zebani görünce yine sormuş adam, demiş ki melek, burada da Fransızlar var, zaman zaman birbirlerinin omzuna bine bine, en üstekini kaçırmak isterler..
Kuyular, farklı sayıda zebaniler başlarında derken, bir kuyuya gelmişler, adam hayretler içinde sormuş neden bu kuyunun başında bir tek zebani bile yok diye.
Melek yanıtlamış, haa onlar mı, Türkler var orada, zaman zaman onlardan biri çıkmayı başarsa da, aşağıdakilerden biri nasıl olsa çeker onu aşağıya…
Bu, oriental düşünce tarzıdır, ancak kurtuluş savaşındaki Türkler, oriental düşünceyi aşmışlardı…
Zeki bir milletiz arkadaşlar, becerikliyiz, ülkemizde çok değerli madenlerimiz var, neden ille de birbirimizin gözünü oymaya çalışırız?
Sevgili inancını göz önünde yaşamak isteyen arkadaşlar, münasip bulunur mu bu durum Allah tarafından, lütfen, seviniz demez mi birbirinizi, koruyun… Kollayın… İncitmeyin…
Arapça okuduğunuz duaların özü budur bence, anlam mı bozuluyor acaba Türkçeye çevirince?
Gülgün Karaoğlu
Mart,15/08