- Kategori
- Gündelik Yaşam
En sevdiğim ay: Eylül… Ya sizinki?

Şiirler falan karalarım arada sırada, hüznü de severim orta kararda, yakışır mesela ayrılığa…
Gecenin bir saatinde, bir duble rakı eşliğinde, tercihe göre, bir türkü, bir Sezen ya da Müzeyyen Senar hafiften tınılarken ince ince ağlamak yaraşır mesela insana…
Sevmem ama süreklisini!
Hani, hüzün ile koyun koyuna yaşayanlar vardır, örneğin, öylelerinden değilimdir! Umarım da olmam!...
Büyük konuşmamak gerekir, tek çocuğunu kaybeden bir ana hüzün ile dip dibe geçirebilir belki ömrünü, başka çocukları olan anneler el mahkum diğer çocukları adına en azından toparlanma gereği hissederler…
Şimdi bunları neden belirttim: Eylül en sevdiğim ay!
Eylül sonbaharın simgesi, sonbahar da hüznün…
Bu ayı sevmemin nedeni hüzün değil demek istedim sadece…
Çok üşüyen biri olarak sevmem kış aylarını, bahar güzeldir ama baş döndürür, hücreler, hormonlar uyum sağlayacağım derken sanki yeni bir savaş verir, yorar yani insanı!
Bir de belirsizliği vardır bahar aylarının, sürpriz doludur, ince giyinirsin yağmur yağar, buz keser ortalık, kalın giyinirsin güneş göz kırparken yaramazlık eder, yakanı bağrını çekiştirirsin.
Bu yüzden sanıyorum Eylül’ü pek severim ben…
Belki İzmir’e de pek yakışmasındandır!
Hem güneş vardır, hem serinlemeye başlar yavaş yavaş geceler, denize de girersin, gece sırtına ince bir hırka da örtersin…
Saçların da yapışmaz terden, hafiften dalgalanırlar imbattan!
Eylül’ü sevmemin bir başka nedeni daha var, yaşama ilk merhabam, ilk tanıştığım ay!
Durum böyle olunca, merakımı yenemedim, acaba ilk tanıştığım ay diye mi severim bu kadar Eylül’ü, yoksa yukarıda açıkladığım nedenlerden midir, bilemedim.
Yoksa ilk merhabadan, ilk alışıklıktan dolayı mıdır yukarıda sıraladığım nedenlerin şahsımdaki öncelikleri?
Sormak lazım çokça kişiye, en sevdikleri ay hangisidir diye, eğer ki tercihler doğum aylarıysa, ilk merhabayla muhtemelen ilgisi var.
Değilse…
Kişilikle, sıcak/soğuk münasebetimizle, anılarımızla ilgisini düşünebiliriz elbette…
Ne dersiniz, minik bir araştırma yapalım mı kendi bünyemizde?
Sevgilerimle…
Gülgün Karaoğlu
Eylül, 02/08