- Kategori
- Siyaset
Ergenekonlu Filistin çorbası

Üzüntü ve şaşkınlık
Bu kadar aşikar olaylar gözler önünde yaşanırken aksine yazmanın zorluğunu hissediyorum. Gündem Filistin de yaşanan dram ve ardından Yine Ergenekon`un taksit taksit gözaltıları adeta birşeyleri gözlerden uzak tutmak adına gözaltına alınan önemli isimler, onların içinden Yalçın Küçügü ayrı tutuyorum zira Yalçın Küçük`ün dosyası Ergenekon davası ile gözaltına alınan bazı kişileri çok rahatsız edeceği hatta karizmalarını bile çizdirecek bir kişilik. Bu zatın zaten terör yandaşlığı ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk`ü nasıl karalamak istediği ve terörist başıyla nasıl mukayese etmeye cüret ettiğini bilmeyen yok. Anlayacağımız ne racon kaldı ne karizma kısacası Ergenekonun da sonunda cılkını çıkarttılar
Sabih Kanadoğlu`nun evinin aranması da bunun tuzu biberi oldu. Bir Devlet düşünün ki bunun en üst yargı kademesinin başında olan bir kişinin dahi takip edilmesi, dinlenmesi, gözetlenmesi içler acısı bir durum, kaybolan özgüvenin devlet kademelerine kadar çıkması ne kadar düşündürücü ve endişe verici değil mi. Ülkemiz maalesef karmaşık bir süreçten geçmekte, uzun yıllar sonra bugün endişe duyduğumuz konular herhalde enteresandır çok komik olaylar olarak hatırlanacak. Daha ilginci ise bu durumun bugün idrak edilmesine rağmen sürecin trajikomik bir şekilde zamana yayılarak uzatılması ve aralıklarla sürdürülmesi ve kurunun yanında yaşında yandığı garip bir sürecin işlemeye devam etmesi.Ne alaka bir iktidarla kel alaka bir dava iki ucu değil her tarafı pisliğe bulaşmış deynek ve çamur dolu bir dava ..
Adı dava ya! Fazla ahkam kesmeninde alemi yok zaten, dava sürecinde yorumlar bile kanunen sınırlı ve yasak.Sırf insanları konuşturmamak için süreç uzatıldıkça uzatılmakta önceden içeri alınanların adını hatırlayanımız var mı. O kadar da değil diyebilirsiniz aklınıza getirmeye çalışın ne kadar başarılı olabilirsiniz. Olmadı değil mi.. İstisnaları ayrı tutarsak duyarsız, günebirlik yaşayan, balık hafızasında beyni uyuşturulmuş bir toplum olduk çıktık. Nerde kaldı Türk milleti tek vücut, yek vücut!.. Nerde kaldı biliyormusunuz benim en son hatırladığım 1974 Kıbrıs Barış harekatında kaldı. En son o zaman hissettim bu milletin nasıl tek vücut olduğunu gördüm ve yaşadım tıpkı tüm o dönemi yaşayanlar gibi. Şimdi ne oldu bize. Gazze bombalanırken hangi büyük devlet ikazda bulundu hangisi İsrail`i kınadı. Doğru ya bizim TBMM den bile bir kınama mektubu çıkartılamadı ve hala o mecliste sıkılmadan durabilmekteler. Farkındamısınız Bizler üzülemiyoruz bile, oysa en azından eziyet çeken filistinli mağdur insanlarla paylaşım içinde olmamız gerekmez mi.Duygusal olarak bu olsa da resmen İsrail kınanmadıkça resmen de üzülmüyoruz demektir yani iki iki daha dört. Ülkemizde İsrail protesto ediliyor.İnsanların yüzleri kapalı bu ne demek.. Haklı bir dava da bile potansiyel suçlu sayılmaları söz konusu olabilir korkusu olduğundan. Nedir bu korku..İşte Filistin de bugün yaşananlara mevcut iktidarın ve meclis çatısı altındaki diğer siyasilerinde aciz kalmaları, yani ne şiş yansın ne kebap askeri ve ticari ilişkilerle göbekten bağlandığınız İsrail`e tavır koyamama sıkıntısı..
Belki istenen bu konuların gündemin başına oturması, unutulan doğalgaz faciası, kabaran faturalar sessiz sedasız kapılara dağıtılan kömürler seçim yatırımları için devletin malının nasıl balık misali dagıtıldığı, hatırlarmısınız ramazan çadırları önündeki yemek kuyruklarında bir öğün atlatmak için ailece bekleşen insanları, onlar onbir ay tokmu! Şimdi ne yapıyorlar, içte ve dışta zulüm devam ediyor, altta kalanın canı çıksın mantığı, olta vermek yerine hazır balık dağıtılan bir ülke de gündemlerin birbirine girdiği kafaların karıştırıldığı dikkatlerden birşeylerin kaçırıldığı, Filistine üzülen Ergenekona şaşıran bir kalabalık ki sormayın gitsin. Ergenekonlu Filistin çorbası fakat tadında birşeyler eksik geliyor ha bugün ha yarın çorbanın eksiği giderilir ve o da yenilir bitirilir.