- Kategori
- Dünya Kadınlar Günü
Erkeğin duası!!!!

Dünyada kadının yeri.Heh heh heh....
08/03/2009
Erkeğin duası !!!!!!
8 Mart kadının emekten yana ezilmişliğe baş kaldırışı olarak bilinmektedir bilinmesine de, kadın bir başarı elde etmiş midir veya ne kadar başarılı olmuştur? İşte orası düşünülmelidir.
Adı Dünya Emekçi Kadınlar veya Kadınlar Günü olarak anılan bu günün nesini kutlarlar anlamam mümkün değildir. 129 Amerikalı tekstil işçisi kadının yanarak ölümünü mü? Yoksa kadınların seslerini biraz olsun duyurabildiklerini mi kutluyoruz? Kutlamak için bir başarı elde etmek gerekmez mi? Kadın olarak neyi başardık? (Elbette başarılı kadınlarımız ve başarılarımız var ama yeterli midir?)
Atatürk cumhuriyeti kurup ve kadına tanıdığı hakları vermeseydi bugün ülkemizde kadın ne durumda olabilirdi?
Emekten bahsedersek 1 Mayıs İşçi Bayramında kadın erkek ayırımı olmadan alanları dolduruyoruz. O zaman 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü diye ayırım bence yanlıştır. Emeği düşünecek olursak, dediğim gibi erkek ile kadın arasında fark olmamalıdır. Zira emek yücedir. Tuzla tersanelerinde yüz küsur işçimiz ihmalden ölmediler mi? Her yıl kömür madenlerimizde yerin bilmem kaç metre altında işçilerimizi kaybetmiyor muyuz?
Bana göre amaçları uğruna yanarak ölen kadınlar öldükleri ile kaldılar. Çünkü o tarihlerden bu günlere kadınlar kendilerini kanıtlayamamışlardır. Onun için de bugün onların ölümlerini anma günü olarak kalmalıdır. (Bu elbette çok üzücü bir olaydır.)
Aslında tüm kadınlar emekçidirler. Çalışan çalışmayan diye ayırt etmekte yanlıştır. Kutlanan bu günde konferanslar, çeşitli gösterilerle bir dayanışma gösterilir, toplumdan beklentiler vurgulanır. Sonra gün biter ve herkes kendi yaşantısına döner.
Oysaki kadınlar sadece cinsiyetlerinden ötürü binlerce yıllardır zulüm görmektedirler. İşte, kadınlar bunun için birleşip güç olmalıdırlar.
Çağımızda kadına olan şiddet en az ceza ile karşılık bulmaktadır. Kadına halen saçı uzun aklı kısa gözüyle bakılmaktadır.
Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor. Kadınların % 57, 7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor. Eğitim olmadığı için töre cinayetlerine kurban oluyorlar. Eğer günümüzde halen kocasından dayak yiyen bir kadın.”kocamdır, hem döver hem de sever” zihniyeti ile konuşuyorsa ve bunu kabullenmişse, bunun nedenini yine kadınlar olarak kendimizde aramalıyız. Düşünmeliyiz ki biz birbirimiz için ne yapıyoruz?
Dikkat edersek dünya hep erkekler tarafından yönetilmektedir. O zaman ilk önce kadın ve erkek eşitliği olmalıdır. Kadınlar bir güç olup bunu sağlamalıdırlar. Erkekler fizyolojik olarak kadından güçlü olabilirler ama bundan dolayı kadınları ezmeleri, küçük görmeleri düşünülmemelidir. Bunu sağlayabildiğimiz zaman kutlama yapmalıyız derim. İki ayrı cins olarak değil toplumda insan olarak algılanılmalı, saygın olmalıdır herkes. Erkek dışarıda çalışır kadın ise evinin ağır işçisidir.
Partilerde çalışanlar hep kadınlardır ama seçimlere gelince yine erkeklerin sözleri geçer ve birkaç kadını listelere alırlar. Bunun nedeni yine biz kadınlar oluyoruz Kadınlar bir güç olmak istiyorlarsa evvela birbirlerini sevmelidirler ve dayanışma içerisinde olmalıdırlar. Hâlbuki bizler birbirimizin başarısından, mutluğundan keyif alıp destekleyeceğimize, çoğu zaman birbirimizi köstekleriz. Çekemeyiz kıskanırız. Bu böyle olunca da meydanı erkeklere bırakırız. Yani. bir çeşit erkeklerin egemen olmalarından memnunuz demek ki. Aksi takdirde birbirimize köstek değil destek oluruz. Sesimizi de meydanlarda nutuklar atarak değil, birbirimizden alacağımız güçle esas güç odaklarına duyurmuş oluruz. Zira hak verilmez alınır. Bugün yazımı bana gelen hoş bir yazı ile bitirmek istiyorum. Sevgilerimle.
Erkeğin Duası :)
Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor. İçinden Allah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor:
-'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.'
Hikâye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah, karısının bedeninde uyanıyor.
Hemen yataktan fırlıyor.
* Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
* Çocuklarını uyandırıyor.
* Elbiselerini hazırlıyor.
* Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
* Beslenme çantalarını hazırlıyor.
* Çocukları okula götürüyor.
* Eve dönüp, evi toparlıyor.
* Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
* Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek
* için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye
* uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
* Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
Bu arada öğlen oluyor.
* Evi süpürmeye başlıyor.
* Eşyaların tozunu alıyor.
* Mutfağı siliyor.
* Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
* Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
* Yolda onlarla sohbet ediyor.
* Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
* Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını sağlıyor.
* Süt ve kek getiriyor.
* Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor.
* Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını fark ediyor.
* Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
* Salata malzemelerini yıkıyor.
* Pilav için pirinci ıslatıyor.
* Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
* Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.
* Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
* Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
* Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten sonra çocukları yatırıyor.
* Onlara hikâye okuyor.
* Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa, adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor. Bu da zaten onun görevi.
Ertesi sabah uyandığında hemen Allah’a yalvarmaya başlıyor :
-'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime döndür.'
Allah cevap veriyor :
-'Evet, dersini aldığını görüyorum. Her şeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın.'