Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

salih haluk reşat şentürk

http://blog.milliyet.com.tr/shr

17 Mart '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
363
 

Ertelemek yok hayatı...

Ertelemek yok hayatı...
 

Merhaba hepinize,

Uzun zamandır sanal ortamda bile olsa ilişkilerimiz zayıfladı gibi
geliyor bana... Hepimizin ayrı ayrı yaşadığı rutinler var. bazen
bunların içinde boğulup gidiyoruz.
82 Yaşında olan babamın zaman zaman yaşadığı yoğun gelgitlerden birinde söyledikleri
beni çok üzdü ve sizinle paylaşmak istedim.

" - Reşat , biliyormusun ? " diyerek başladı konuşmaya... " Uzun
zamandır çok halsizim, eskiden yaptıklarımın hiç birini yapamıyorum.
Durduğum yerde duramazdım senin yaşındayken,
önce yavaşladım, zaman zaman yorgunluklar çıkmaya başladı ama dinlenip
dinlenip koşturmaya devam ettim. Hayattan ve güzel bildiklerimden vaz
geçmedim.
Çay sevmem, içki pek içmem, şuraya gidip balık yiyeyim gibi
alışkanlıklarım da yok ama Göztepe'den Sarıyer'e gidip gezer
dolaşırdım. Resim yapardım, sağlam bir aleti alıp bozar, sonra yapar
ve yine bozardım. Hiç birinden sıkılmadım, bıkmadım. Böyle yaşamayı
öğrendim ama şu beynimde olanları anlayamıyorum. Gerçekler ile
hayaller karışınca her şeyim karışıyor. Anneni başka kadın sandım,
bakıyorum annen değil. Bir süre sonra annen oluyor. Odada birilerini
görüyorum,sana soruyorum yok diyorsun. Bana göre var, bu yaşadıklarımı
kabul edemiyorum. Ve çevremdeki herkes ben anlamıyorum yada ben
bilmiyorum gibi davrandıkça sinirli oluyorum. Bu beyin ne tuhaf
şeymiş... O mu beni yönetiyor yoksa ben mi onu,anlayamıyorum artık..."
diyerek ve hüzünlü bir şekilde tamamladı konuşmasını.

Babamla yaptığımız konuşmalardan sonra eve giderken arabada düşünmeye
başladım ; şu an yaptıklarımızın, yaşadıklarımızın gerçekten farkında
mıyız? Zor veya kolay, zevkli ve zevksiz günler yaşıyoruz. Bir daha bu
günleri yaşayamamakta var hayatta...

Rutin iş hayatımı tamamlayıp,serbest çalışma hayatıma geçeceğim
dönemde yapmak istediğim o kadar çok şey var ki.. Bir anda aklıma
onlar geldi ve beyin fonksiyonlarıma birşey olur da onları yapamaz hale
gelirsem diye düşünmeye başladım. Kısa süre için bile olsa içim
ürperdi, kendimi oldukça kötü hissettim. Sonra yapabileceğim şeyleri
ertelememem gerektiğini, yoğun iş hayatım bile olsa zamanımı iyi
kullanmam gerektiğini, hayatın sürekli olamadığını düşünerek
sevdiklerime zaman ayırmam gerektiğini, sağlığıma daha iyi bakmam
gerektiğini falan düşündüm.
Allahtan, trafik fazla tıkalı değildi. Eve çabuk geldim.

Hayat güzel... Ve ayakta oldukça tüm güzellikleri paylaşmak gerek
diye düşünüyorum. Allah rahmet eylesin eski kayınpederim hasta
yatağında yatarken " - Reşat şuradan çıkayımda Emirgan'da bir çay
içelim. " demişti ve o çayı içemeden vefat etmişti.

Hepimizin bir " Emirgan'da çay içme " arzusu vardır.

Beklemeyin, beklemeyelim... İçelim şu çayı...

Hepinize sevgiler,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 194
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 746
Kayıt tarihi
: 18.02.07
 
 

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi mezuniyeti ve askerlik sonrasında başladığım iş hayatım aynı kuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster