- Kategori
- Mizah
Erzurum fıkralarından bir demet

GÖRSEL NETTEN ALINTI
Toplumsal ve ferdi konuların da işlendiği fıkralar, toplumun aynasıdır. Fıkralarda konular tarafsız bir biçimde ele alınır ve ayrıntılara girmeden işlenir. Fıkralarda kişilerin yaşama bakış açıları vurgulanır ve Erzurum fıkralarında şive ile anlatım fıkraya ayrı bir çeşni katar. Aşağıda Erzurum Fıkralarından bir demet sunuyorum. Yaşamınızdan tebessüm eksik olmasın.
NAHİDE ÇELEBİ
DİNİNİZİN GIYMENİ BÜLÜN
Ağustos sıcağında hemşerimiz oruçlu çok susamış. Eve giderken pınardan su içen bir Amerikalıyı su içerken görmüş ve turiste “ola coni, coni dininizin giymetini bilin pah bize yanirıh yanirıh “ demiş.
LAYİK
Sıddık emiye sormuşlar “Sıddıh emi” “ne diyirsen can” “emi neden Atatürk’ü sevirsen hele bir de allasen” “ola oğul ele sevirem ele sevimki sormayın onun yoluna ölüm nur içinde yatsın çünküm layıklıği getirdi” “laiklik nedir Sıddık baba” “camiye giden camiye layıktır, kerhanaya giden kerhanaya layıhtır”
ORUÇ BOZMA
Bir gün Erzurum kahvelerinin birinde, insanlar iftar vaktinin gelmesini beklerler. İçeriye koşarak kızgın bir şekilde Selo girer ve “Ağabeyiler hele gelin bahın dışarıda gavatın biri herçesin cözi önünde cigara içir, orucini yiyir. Kahveden İsa dayı cevaplar: “Ola Selo dur temam ecele etme ambu çayimi bitirim gelim ona gösterirem gününi.”
HASTA
Ameliyatla böbreğinin biri alınan adama köpek böbreği takılır. Hasta iyileşir ve hastahaneden çıkar. Aradan birkaç ay geçtikten sonra hastahaneye kontrole gider. Doktor sorar: “Nasılsın sıhhatin iyimi, bir şikâyetin var mı?” Hasta :”Tohtor beg ey, ey de ufak su dökende bir ayağımi galdirirem” diye cevaplar.