​ Eş seçelim mi?... / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Eş seçelim mi?...

Eş seçelim mi?...
 

Aşk, sevgi, mutluluk, seçim, eş... Eşimizi nasıl seçiyoruz acaba? İçgüdüsel mi?Maddi sebeplerle mi? Yoksa evde kaldım, evlenmem lazım korkusu mu? Yaşanan büyük bir aşk sonucu mu? Nasıl?

Bence ilk önce içgüdüsel olarak seçiyoruz. Bakışlar, ses tonu, koku, hareketler ilk adımda belirleyici bir kıstas oluyor. Farkında olmadan veya bilerek o insana doğru yöneliyoruz. Onunla iletişime geçiyoruz. Daha sonra bilgi birikimi, kültür, hayata bakış açısı değerlendiriliyor. Kadınların çoğu aslında aşık olduğu insanla evlenme hayalleri kuruyorlar. Maddi anlamda değer yargıları olanlarda ise belli bir süre sonra ilişkilerde çatırdamalar başlıyor.

Sevdiğiniz, size huzur veren bir insan düşünün. Bir konuda ne kadar çelişirseniz çelişen, onun fikirlerini gülümseyerek karşılarsınız. Sevmediğiniz bir insanda ise sizinle aynı fikirde dahi olsa, mutlaka bir terslik ararsınız. Sevgi inanılmaz bir şekilde her çelişmenin üstünü örtüyor.

Ben her şeyimiz aynı olsun fikrine de katılmıyorum. Düşünsenize; aynı rengi, müziği, koltuğu, çiçeği seviyorsunuz. Bütün aktiveteler, sevilen kitaplar bile aynı... Boğulurum galiba... Bence zevkler farklı olmalı ve ortak bir noktada konuşabilmeli. Ben bir ressamı takdir ederken, o diğerini beğenmeli... Ben bir kitabı okurken, o müzik dinlemeli veya ben yüzmeye giderken, o koşmalı... Böyle olmalı ki birbirimizin hayatını geliştirelim. Fakat asla beğenmeme, küçümseme olmamalı. Aslında bilgi çok önemli, fikir belirtebilmek, konuşabilmek çok önemli. Konuşamadığım bir insan düşünemiyorum bile...

Bu arada bir de mantık evliliği var biliyorsunuz. Hangi insan hayatını mantıkla geçirmek ister ki? Bu tamamen saçmalıktan başka bir şey değil. Ne evliliği? Mantık evliliği... Benimki para evliliği... Benimki ev, araba evliliği... Aşk, sevgi, ortak yaşam???

Gözlerine baktığımda yüreğimin titremediği, görmek için koşmadığım bir adamın ne işi var yanımda? Evi, arabayı, paraları görmeye mi koşacağız?

Bir de tabiki şu yaşın geçmesi durumu var. Özellikle son yıllarda çalışan bayan sayısının artması, en önemlisi de kariyer yapma konusu yönünden geciktirilen evlilikler ve akabinde ''iyi-kötü bununla bari evlen'' olayları... Eş bulmaya çalışmalar; çok yakışılı, yok bak bu çok iyi, işi güzel, maddi olarak rahat edersin...'' Adam berbat kokuyor, dişleri çok kötü, huyunu sevmedim, hiç konuşmadan oturdu.....'' ''Olsuuuunnnnnn...'' Yok arkadaşlar mümkünse olmasın. Heleki evlenmek için olacaksa uygun olmayan bir aday hiç olmasın.
''Biz arkadaş gibiyiz'', ''Birbirimize hiç karışmayız'', ''Ben hiç kıskanmam'', ''Benden iyisini mi bulacak?''

Olmazzzz.... Sevgili olacak, karışacak, kıskanacak, kıskanacağım, benden iyisini her zaman bulabilir, kendimi kandırmayayım... Siz de kendinizi kandırmayın ve yere sağlam basın.

Bir ömür geçirmeye karar verdiğiniz insanı eğer gerçek anlamda sevmiyorsanız, bırakın gitsin....

Erkek erkek gibi olsun, kadın kadın gibi...

 
Toplam blog
: 265
: 642
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. Bursa'da yaşıyorum. Her zaman yazıp defterler, aj..