- Kategori
- Güncel
Eşcinsel evliliklerin yasallaşması ne iş?

AKTÖRLER SAHNEDE, YÖNETMEN NEREDE?
Bir çok Batı ülkesinden sonra en son Fransa’da erkek erkeğe ve kadın kadına eşcinsel evlilik serbest bırakıldı. Eşcinselleri aşağılamak, kınamak, ayrımcılık yapmak, ırkçılıkla aynı kategoriye kondu ve yasalara göre suç sayıldı. İyi de Avrupa ülkeleri eşcinsellere zaten büyük bir hoşgörüyle bakıyordu. O halde neden yasal düzenlemeler yapılıyor? Neden devlet yasalar çıkartarak insanların özel ve cinsel yaşamlarına karışıyor? Çünkü artık özel yaşam diye bir şey zaten kalmadı. Bu durumda, yakın bir gelecekte küçük kız çocuklarıyla, oğlanlarla, hayvanlarla evlenmenin, grup veya karma çokeşli evliliklerinin de yasalaşmasını beklememek için herhangi bir neden kalmıyor!
Zira eşcinsel evliliklerin yasal olarak kabul görmesinden cesaret alan eşcinsellerin kapı komşuları oğlancılar, sübyancılar, kulamparalar, nekrofiller, pedofiller, zoofiller, travestiler, tecavüzcüler, velhasıl yediden yetmişe tüm Sodom halkı sokağa dökülüp sıradışı cinsel tercihlerine yasal kılıf aramaya, örneğin bir nekrofil kalkıp da “benim cinsel tercihime saygı gösterin bana taze ceset bulun!” diye açlık grevine başlarsa, tecavüzcüler birleşip yasal tecavüz alanları oluşturulması için miting düzenlerse, travestiler ayrı nüfüs cüzdanı için yarı çıplak Meclise yürürlerse ne yapacağız? Hayır mı diyeceğiz? Peki o zaman hani demokrasi, hani özgürlük, hani insan hakları, hani hoşgörü diye bir takım bünyeler kendini yerden yere atmayacak mı?
En sonunda ne mi olacak? Herhalde şu: Sokakta, meydanda veya herhangi bir yerde cinsel ilişki veya cinsel eylemde bulunmak yasal olarak serbest bırakılacak. Çünkü alt tarafı bir çeşmeden su içmek gibi bu eylem de doğal ve sıradan bir gereksinim gibi görülecek, hatta karşılıklı onay olması da gerekmeyecektir. Tam tersi: Gençler arasında bakireliği yitirmek artık nasıl ayıplanmıyorsa, böyle bir istek de olağan karşılanacaktır! Çeşmeden su içmek isteyenlere çeşmenin direnmesi veya “hayır!” demesi mümkün olabilir mi?
Bir de şunu sorgulamak gerekir sanırım: Böyle bir uygulama en çok hangi kurumun işine gelir? Yani eşcinsel evliliklerin ve dolayısıyla eşcinselliğin yasallaşması en çok kime yarar sağlar? Sanırım tarih boyunca rahip ve rahibelere evliliği yasaklayarak eşcinselliğin kapalı kapılar ardında kök salmasına, kurumsallaşmasına ve siyasal güç kazanmasına yol açan Katolik Kilisesi ! Herhalde, artık kimse bu konuda onları itham edemez !
Mazallah ülkemizde böyle bir yasa çıkarsa toplumdaki önemli bir kesimin eşcinsel evliliğe yönelmesi ve inanılmaz bir patlama yaşanması yüksek bir olasılık gibi gözüküyor. Çünkü aslında Şark-İslam toplumlarında çok yaygın ancak gizli ve gözlerden ırak yapılan bu işin tarih boyunca bastırılmış büyük bir özlem olduğunu da gözardı edemeyiz !
Eşcinsel evliliklerin Belçika, Portekiz, İzlanda, Hollanda, Norveç, İsveç, İspanya, Kanada, ABD, Fransa gibi Hristiyan ülkelerde yasal statü kazanması, “kafir ve Allahsız Avrupalı” imajını daha da güçlendirecek, İslam ülkeleri dine daha sıkı sarılacak, dolayısıyla fanatizm, yobazlık ve Batı düşmanlığı daha da artacaktır.
Bu durumda, uzun vadede, Batı ülkelerine -kendi uygarlık ve kültürlerini korumak için- İslam ülkelerini yok etmekten başka bir seçenek kalmıyor. Zaten Büyük Ortadoğu Projesi ve Arap Baharı denen paravanın art alan dekoru budur: Radikal grupları destekleyerek mezhep çatışmaları yaratmak ve Müslümanlığı oto-destrüksiyon (kendi kendini yoketme) yöntemiyle ortadan kaldırmak.
İslamofobi ve Haçlı zihniyenin hortlamasıyla Avrupa ülkelerinde artık, bir çok konuda karar verme insiyatifi devletin çıkarına geldiği şekilde -toplumun özgür vicdanıyla değil- fakat yasaların zorlayıcı kurallarıyla ya da medyatik güdüleme ile belirlenmektedir. Örneğin, Holokost ve Ermeni Soykırımına karşıt görüşler ileri sürmek, savunmak da kanunen yasaktır. Bunlar tamamen ileriye dönük Haçlı artığı misyon, vizyon ve siyasal gerekçelerden kaynaklanmaktadır. Aynen eşcinsel evliliklerde olduğu gibi. Halkın tüm protesto gösterilerine ve direnişine karşın sanki görünmez bir güç istediği her şeye yasal yollardan kılıf hazırlayarak şaşmaz bir şekilde hedefine doğru ilerlemektedir. Benzer durumun bir başka versiyonu ülkemizde sürdürülmüyor mu?