Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '14

 
Kategori
Deneme
 

Eşeğin sırtında düşünürken

Eşeğin sırtında düşünürken
 

İnsanın serüveni ne garip ne kadar acıklı. Evde ne yaşadığın baban, ananın önemli oldugunu kabaca bilirim ama “ortanca çocuk sendromu” duyunca … Ulan ne radyasyon yemişiz hayatta. Her şey yediğin, içtiğin gıdalar hücre hücre dolasıp mineral vitamin derken evde kaçıncı oldugun kararlarını, bakışını, üzülmeni, ağlamanı, korkmanı bu kadar etkiliyorsa o gözyaşları, peki o yüzümdeki çizgiler de mi yalan? Ben değil mi bunlar? Yan komsudaki ortanca çocukta da mı var? Ya da yan ülkedeki ya da dünyanın öbür ucundaki. Hayat ne zaman insanın avcuna aldıgı birşeydir, balık gibi mi tutulmaz mı yoksa anlaşılmaz mı? Nasıl bir yaşayış, nasıl bir yaşantılayış? Her şey sanal mı ? Gerçek neyin tanımı? Ölüm nereye gidiş ? Başa dönüş mü yepyeni açılış mı?  Kuran'da sorduğu gibi, Babalarının üzerine buldukları dinden ne zaman kurtulur insan ? Kaçış nereye? Buluş burada ve şimdi mi? Orda ve yarın mı? Mutluluk bugununun işi mi dogmamıs yarının gebeliğine sevinç mi? Ne bu ya? İnsan ne zaman insan olur ? Hayatındaki her şeyden ayrılıp çuvalla kaldıgında mı? Çuvalın içindekilerle mi? Yoksa çuvalın kendisi mi? Beden bir çuval mı sadece? İçine ne doldurursan onunla yola çıkıyor ve gidiyorsun, heyben gün geçtikçe şekilleniyor.

Aslında insan 40 yaşında uyanıyor ve yolda heybeyle bir yere giderken kendini buluyor. Heybede bişeyler var ama ne oldugunu kimin koydugunu bilmiyorsun. Açmak yok çünkü açınca dökülür, dışarıdan yokluyorsun, yumuşaksa bildiğin yumusak seyleri düşünebiliyorsun sadece, sıcak mı soguk mu, hareketli mi esnek mi, kaskatı mı, babamın heybesi miydi bunlar? Eşek kimin onu bile bilmiyorsun, yandakiler ne söylerse ona inanıyorsun yanında don kişot  yeldeğirmenlerine dogru yol alıyorsun, yeldeğirmenleri görünüyor, süren düşman yeldeğirmenlerini görüşle temas arasındaki süre, yanında don kişot. Eşek sırtındasın. Hadi bakalım çöz bu işi saldırır mısın tanımadığın dönen düşmanlara yoksa, bunu düşman eden ne düşmanlığım dönmelerine mi yoksa duran yapılarına mı? Yoksa yanımdaki adamın söylediklerine mi? Eşeğe  düşman olmalıyım oysa beni oraya o götürüyor. Çüşş desem durur mu hayat? Türkçe bilir mi acep?  Ya da yandan ayağımla vursam yavaşlar mı? Ya da dönsem geriye gider mi yoksa uçak gibi geri vitesi yok mu ? Uyandım gördüğüm tek şey şu anda düşmanım yel değirmeni dostum Don Kişot, bi de bindiğim eşek. Eşeğe dikkat etmiyorum ona yapacak bişey yok, o gidiyor. Çevremde ne var diye hiç bakmadım ki, hep varsa yoksa Don Kişot'un suflelerinden başka bir şey duymuyorum, yeldeğirmeninlerinden başka bir şey görmüyorum, elimdeki silahlardan başka bir şeye dokunmuyorum, sudan başka bir şey tatmıyorum, yahu şu kokuyu da mı almıyorum. Çiçek kokusunu, doğanın kokusunu… koku fark edildiğinde bambaşka olur hayat. Hayatta cennetten çıkma tekşey var o da koku, kokuyu hayal edemezsin, düşünemezsin, gördüğün bir şeyin kokusu seni gördüğünde çok kokusu rahatsız eder. Bu yazıyı seninle tamamlıyorum pis kokulu şey. Osuruk hayatta herkesin en çok güldüğü, en iyi tanıdığı şeydir ama hiç yoktur oysa. Adı da yoktur, kendisi de... 

 
Toplam blog
: 10
: 127
Kayıt tarihi
: 17.04.14
 
 

Doktor, uzman, felsefe ..