- Kategori
- Şiir
Esintiler… Umuda uyumak!

Sana geldim dün akşam izlerin yoktu
Yoluma akıp gelen gözlerin yoktu
Gelişlerimi, gülüşlerimi, sevişlerimi
Kapıda karşılayan kucağın yoktu
Ellerin yoktu, kolların yoktu
Sesime ses veren ünlerin yoktu
Kapı aralığından sızıp göğsüme dolan
Koynumda uyutacak tenlerin yoktu
Yetim çocuk gibi kaldım kapında
Sarıp sarmalayan sıcağın yoktu
Döküldü sevinçler ayaklarıma
Eğilip toplamaya mecalim yoktu
Meraklı gözler yapıştı alnıma
Boyuma posuma şakaklarıma
Hırçın bir bakış fırlatıp suratlarına
Kovdum hepsini kendi çıkmazlarına
Son bir umut baktım paspasın altına
Bir kırık kalp buldum, bir de günahlar
Kurumuş gözyaşları bir de biraz sitemkâr
Oturmuş pişti oynuyordu karşılıklı anılar
Anılar… Anılar… Anılar…
Her birini çıkarıp koysak ortaya
Çarpıp bölüp eklesek döksek notaya
Kaç şarkı eder, kaç kırık ezgi, kaç deve yükü satır
Ezgi ezgiye değse, şarkı şarkıya, can cana, yan yana
Bulanır mı dersin karanlığa uyuyan sokaklar aydınlığa
Tüm bunları düşünüp oyalandım bir zaman kapında
Ne gölgen düştü, ne sesin, ne esamen bakışlarıma
Gelişlerimi gülüşlerimi sevişlerimi tıkıştırıp bohçama
Komut verdim beni sana getiren ayaklarıma
Dön hadi şimdi marş marş kendi girdaplarına
Bir tas sıcak çorba bıraktım yine de kapına
Geldiğinde soğumuş olursa ısıt ocakta
İçine bir iki damla hüzün koydum bir de umutlar
Hangisi üzerse seni sen ona yol ver
Eve geldim yavaşça süzüldüm odama
Çıkardım koydum hüznümü sehpaya
Giyinip allı güllü mor çiçekli geceliğimi
Kapadım gözlerimi umutlarıma.
Aynur Sarıkaya
Bir de şarkı... Çok güzel... Karacaoğlan' dan... Tıklayın isterseniz:))