Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '06

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
1234
 

Eski günler...

Eski günler...
 

Dakikalardır televizyonda doğru düzgün birşey seyredebilmek için kanaldan kanala gezip duruyorum. Malum, birkaç zamandır gündem; bir solistin tangasıyla bir mankenin son manitası arasında gelip gidiyor. Ama bu gidişle bence ipi tanga göğüsleyecek, çünkü bu tanga hakkında en ayrıntılı bilgilere sahibiz, ne renk, kaç beden, hangi marka? Hepsini çok iyi biliyoruz.İki aydır her gün, günde yirmi kez gördüğümüz için ben artık ona hal hatır bile soruyorum :) Hatta bir resmini çerçeveletip odamın duvarına bile astım.

Oysa çocukluk günlerimden hatırladığım televizyon hiç de böyle değildi: Keşanlı Ali Destanı, Kaldırım Serçesi, Küçük Ev, Aşk Gemisi, klasiklerden uyarlamalar, Dük Caddesi Düşesi v.b gibi programlar; Can Akbel, Aytaç Kardüz, Orhan Boran, Güneş Tecelli, Fecri Ebcioğlu, Sezen Cumhur Önal, Cenk Koray gibi isimler vardı.

Yörük semai, çigan müziği, kürdili hicazkar faslı, origami, Wataşiva Candy:), o günlerden belleklerimize girmiş kelimeler... Spor denilince akla gelen, çoluk çocuk seyredilen olimpiyatlar, atletizm turnuvaları, -benim en sevdiğim- Kenan Onuk'un anlatımından, buz pateni. Hatta buz patenini öyle sevmiştim ki, kendimi Katarina Witt zannetmeye başlamıştım. Evimizin yeni karo döşenmiş koridorlarında 3'lü phillipe, 3'lü salto yapar, kenarda beni seyreden Jutta Müller'e sarılır, seyircileri selamlardım. Çocukluk işte! Ne yapabilirim, pateni bana Kenan Onuk sevdirdi!

Bir de radyo yayınları vardı ya hani, radyo tiyatrosu; efekt Korkmaz Çakar! Pazar sabahları, şef Atilla Mayda yönetiminde Tatil Sabahı! Günde iki kez yayınlanan Çocuk Radyosu! Ne günlerdi onlar, güzel ve mutlu günler...

Şimdi şu ekrana bakıyorum da; Necefli Maşrapa'yı bile çok özlüyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

The menace değil dennis hareketini hatırlattın bana, güzel programları, yarışmaları benim de merakla izlediğim. Şimdi ne zaman Bach'tan Air'ı dinlesem bu necefli maşrapa, diğer tabiat manzaraları bile benim de gözümde tütüyor senin gibi. Çok kanallı olmak çok seçenekli olmayı pek yaratmamışa benziyor. Sevgiyle...

ni 
 10.01.2007 11:47
Cevap :
Laf aramızda eskiyi özledikçe yaşlandığımı da hissediyorum bazen.Görüşmek dileğiyle...  10.01.2007 13:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 1518
Kayıt tarihi
: 22.08.06
 
 

Hayat akıp giden upuzun bir ırmak, bu ırmakta bazen bir akıntıya koyveriyoruz kendimizi, nereye çarp..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster