​ Eskidendi eskiden... / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '08

 
Kategori
İlişkiler
 

Eskidendi eskiden...

Hayriye teyze 70, Mahmut amca 76 yaşındaydı. 40 yıldır evlilerdi ve çocukları olmamıştı. Çocuklarının olmayacağını anlayan aileleri onların ayrılması için çok baskı yapmışlar ama onlar buna izin vermemişlerdi.

40 yıla rağmen aralarındaki sevgi ve saygı bitmemiş, aksine daha da çoğaltıp büyütmüşlerdi. Her akşamüstü yürüyüşe çıkarlardı, Hayriye teyzenin elini hiç bırakmazdı Mahmut amca, hala aynı aşkla severdi, Hayriye teyzede ona çocuğu gibi bakmıştı 40 yıl boyunca, gözleri birbirlerine baktığında sanki ilk defa bakıyor gibi hayranlıkla, ışıltıyla bakardı.

Hayriye teyze öldü, Mahmut amcada onunla öldü, o gittikten sonra konuşmadı kimseyle, çıkmadı yürüyüşlere, gözlerindeki o ışıltı kayboldu. Çok sürmedi Mahmut amcada gitti.

Bembeyaz saçları vardı, masmavi gözleri, pencere kenarında otururdu, çok yaşlıydı ama aklı yerinde ve asaletinden hiçbir şey kaybetmemişti. Ben ufaktım o zamanlar, bayram geldiğinde o mavi gözleri görmeye gitmek beni heyecanlandırırdı.

Mendilli nine derdik ona, gerçek adını hala hatırlamam, bilmemde, ama mendillerini ve mavi gözlerini hiç unutmam. O mendillerin arasında bize sevgisini de sunardı.

Hayriye teyze ve Mahmut amca gibi aşkla yaşamış, mendilli nine gibi bayramlarda sevgisini mendillere sarıp sarmalayarak dağıtan insanların hayatlarını, geçmişlerini barındıran bir birim olmalı, bu insanlar öldüğünde resimleri, hikayeleri bu birime verilmeli ve müzeler açılmalı onlarda geleceğe bu şekilde taşınmalılar.

Her şeyi o kadar çabuk ve kolay tüketiyoruz ki, çocuklarımıza bırakacak bir şeyimiz kalmadı.

Aile görgüsü, sevgi ve saygı en büyük servet bir insan için, ama maalesef bu serveti bir diğer kuşağa taşımak bu zamanda çok zor oldu.

Eski aşklar, eski bayramlar, eski insanlar, eskileri her zaman aradık, anarken hep iç geçirdik, keşkeleri çok yaşadık. Eskilerin yerine yenileri konmadığı içinde daha çok can yandı, canı yananda bu değerlerin ne olduğunu bilen insanlardı.

Uzun zaman önce üretmeyi bırakmış, sadece ve sadece tüketimle haşır neşir olmuş bir toplum olarak, ne yaşanan aşkların kıymeti var, ne bayramlarımızın kıymeti var, ne dostlukların kıymeti…

Niye yaşadığını bilmeyen, ortalıkta öylesine dolaşan insanlar topluluğu olmuşuz, bir bayram daha geçti, birbirimize ne kattık, kimleri hatırladık, kimleri ne kadar mutlu ettik?

 
Toplam blog
: 11
: 645
Kayıt tarihi
: 06.11.08
 
 

1969' da Gaziantep'te hayata merhaba dedim, lise mezunuyum ve 2 çocuk annesiyim, zorda olsa yaşamaya..