​ Esperanto ve Adil İletişim (*) / Etkinlikler / Festivaller / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '16

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
 

Esperanto ve Adil İletişim (*)

Esperanto ve Adil İletişim (*)
 

(*) Orijinal makale British Library kütüphanesinin Avrupa Çalışmaları blogunda ingilizce olarak yayınlanmıştır. İlgili bağlantı için tıklayın. 

26 Temmuz 1887 günü Varşova sansür ofisi “Mezhdunarodnyi iazyk Predislovie i polnyi uchebnik” başlıklı bir kitapçığın yayınlanmasına izin verdi. Bu kitapçık daha sonra, 1888 yılında, İngilizce diline “Dr. Esperanto’s International Tongue. Preface and Complete Method ” adı ile tercüme edilip yayınlandı. (British Library 12902.aa.55.(1.)) O tarihten itibaren tüm dünyada Esperanto dilini konuşanlar 26 Temmuz gününü Esperanto Günü olarak kutlarlar. Bu yıl hazırtlanan afişin sloganı Adil İletişim idi. Esperanto ve Adil İletişim kavramları bir yüzyılı geçen bir zaman boyunca birlikte kullanılmaktadırlar. 

Resim: Adil İletişim Posteri 2016 (Tasarlayan  Peter Oliver)

Bir çok insan geçen yüzyıllarda kendi dillerini yaratmaya çalışmışlardır, ama bunu yapmaya çalışmalarının sebebi Esperanto dilindeki amaç ile aynı olmamıştır. Orta Çağ’da bu çalışmalar dini nedenler ile yapılmıştır. Örnek olarak 11. yüzyılda Bingen başrahibesi Hildegard “Ignota Lingua” adlı dilini meleklerle konuşmak için geliştirmiştir. Rönesas’tan sonra sebepler daha fazla felsefi olmuştur. Tipik bir örnek olarak Francis Lodwick ‘in geliştirdiği dil verilebilir. 1652’de çalışmasını yayınladı : The Ground-Work, Or Foundation Laid, For the Framing of a New Perfect Language: And an Universall or Common Writing  (Mükemmel Yeni bir Dilin ve Universal ya da Ortak bir Yazının Çerçevesinin Belirlenmesi için Temel Çalışma) ve bunu öğrenmeye aç kişilerin görüşüne sundu.

Lodwick Ground-Work opening

Resim: Francis Lodwick’in çalışmasının başlangıç kısmı “The Beginning”  (Londra, 1652)  623.g.4.(1.)

 

Fransız Devrimi sırasında yaklaşım daha çok pratik uygulama üzerine idi ve 19. yüzyıl boyunca buharlı tren ve telegraf gibi icatların hızlı seyahat ve yeni iletişim imkanlarında sağladığı patlama ile bu yaklaşım giderek arttı. Tüm bunlara 1887 ‘deki kitapçık ile yazar Ludwik Lejzer Zamenhof buna sosyal bir boyut eklemiş oldu. Bir yahudi olarak doğup büyüdüğü Bialystok şehrinde etnik mücadeleler ve çatışmalar yaşadı: Ruslar tarafından Yahudilere yapılan katliamlar, Polonyalıların Ruslara kariı isyanları, Almanların milliyetçi girişimleri vs.  Bunların sonucunda ergenlik yıllarındaki Zamenhof ise, tüm insanların birbirlerini kardeş sayması ve birbirlerini öldürmeyi bırakmaları ne kadar da harika bir şey olacağını düşünüyordu! Çok naif bir beklenti belki, ama bugün Suriye veya Kongo’da yaşıyor olsaydınız bu belki sizin de en büyük arzunuz olurdu.

Tüm bu olaylarda, halkların kardeşliği ve halklar arasında bir çeşit daha iyi iletişim ideali son yüzyıl boyunca düşünce olarak yaşadı ve bugün de hala geçerli durumda. Doğal olarak bu idealleri başkalarının yanında Esperanto konuşanlar tarafından da desteklenmiştir. Son yıllarda yayınlanan bazı kitaplara bakalım.  

1996’da Esperanto konuşanlar başka organizasyonlar ile ortak çalışarak bir dizi sempozyumlar tertiplemişler ve bunlara isim olarak 1920’lerde Milletler Cemiyetinin (bugünkü Birleşmiş Milletler organizasyonunun 1945’ten önceki şekli de diyebiliriz) alt-sekreterlerinden Inazo Nitobe’ye adamışlar. Inazo Nitobe, Esperanto dilinin bir iletişim aracı olarak potansiyelinin Genel Kurulda tartışılmasını önermiş ancak o tarihlerde dünya dili sayılabilecek Fransızcanın sahibi Fransa tarafından bu talep reddedilmiş.

Nitobe Sempozyum serileri uluslararası organizasyonlardaki ve genel olarak uluslararası yaşamda dil problemi konusunda fikir ve yaklaşımları olan dilbilimciler, iletişim uzmanları, ve yüksek rütbeli politikacıların bir araya gelmeleri açısından çok önemli fırsatlar sağlamışlardır. 1996 yılında Prag’daki ilk sempozyumlarda katılımcılar arasında dilbilimciler, tercümanlar, AB, UNESKO ve BM temsilcileri olmuştur. Çalışma sonuçları “Towards linguistic democracy: proceedings of the Nitobe Symposium of International Organizations, ed. Mark Fettes and Suzanne Bolduc (Rotterdam, 1998; YF.2006.a.31177)” (Dilsel demokrasiye doğru : Uluslarası organizasyonların Nitobe Sempozyumu sonuçları) adı altında yayınlanmışlar. 

Tüm çalışmalarda ana konu sadece uluslar arasında değil aynı zaman uluslar içinde de dilsel demokrasi idi. O tarihlerde ulusal azınlıkların bu konudaki mücadeleleri çok  baskılayıcı bir mesele idi.

EsperantoNitobeDSC_2150

Resim: Nitobe Sepozyumlarının sonuçları, British Library kütüphanesi koleksyonundan

Aynı konular sonraki sempozyumlarda da tartışıldılar. Örnek olarak üçüncü sempozyumda: “Towards a new international language order (proceedings, edited by Lee Chong-Yeong and Liu Haitao, published Rotterdam, 2004; YF.2006.a.31175)” (Yeni bir uluslararası dil düzenine doğru). Sempozyum Beijing (Pekin) de düzenlendiğinden ve Çinli katılımcılar Çin’in dünyadaki yeni rolünü bir büyük güç olarak gördüklerinden, konuşmacılar ülkeleri içindeki dil demokrasisinden çok, uluslararası ilişkilerdeki dil demokrasisine ilgi göstermişlerdi.

Bu seminerlerde en önemli katkıyı sağlayanlardan birisi Robert Phillipson idi, çok iyi tanınan bir dilsel demokrasi savunucusu ve 2010 yılında “Linguapax Ödülünün” ortak sahibi. Kitabı “Linguistic Imperialism (Oxford, 1992; 93/06193)” (Dilsel Emperyalizm) mevcut durumun devamından yana olanlardan, yani İngilizce dilinin dünya dili olarak kalmasını arzu edenlerden, haksız çok sayıda negatif kritik almıştır. İkinci kitabı “English-Only Europe? Challenging Language Policy (London, 2003; YC.2007.a.282)” (Sadece İngilizce konuşan bir Avrupa? Meydan okuyan bir Dil Politikası) daha sonra Esperanto diline de “Cu nur-angla Europo? Defio al lingva politiko (Rotterdam, 2004; YF.2006.a.29602; photo below)” başlığı altında çevrilmiştir. Yıllar boyunca argümanları Avrupa’da tartışılmış, ancak gözlemleri ve söyledikleri Avrupa politikacıları arasında çok fazla ilerleme kaydedememiştir. Avrupa politikacıları daha çok bu görüşlere tam zıt açıdan bakan Philippe Van Parijs ‘in dediklerini dinlemeyi tercih etmişlerdir. “Linguistic Justice for Europe and for the World, (Oxford, 2011; YC.2012.a.10920)” (Avrupa ve Dünya için Dilsel Adalet) adlı kitabında İngilizce dilini uluslararası alanda desteklemekte ancak bundan kar edenlerin vergilendirilmesini istemektedir. Van Parijs de Nitobe sempozyumlarındaki bir katılımcı idi.

EsperantoBlogPhillipsonDSC_2172

Resim: Robert Phillipson’un kitabı ve Esperanto çevirisi

Fransızlar ve Italyanlar da tartışmalara seslerini eklemiş durumdalar. Bunlardan birisi olan Fransız dilbilimci Claude Hagège[ bir çok ödül ve paye almıştır. Yazar dilsel ve kültürel çeşitlilik için Fransız dilini savunmaktadır. Örnek olarak “Combat pour le français: au nom de la diversité des langues et des cultures (Paris, 2006; YF.2009.a.32989)”  (Diller ve kültürlerin çeşitliliği için Fransızca Adına Savaşmak) kitabında aynı zamanda Esperanto dilini de “çokdilliliğin en iyi müttefiklerinden birisi” olarak nitelemektedir. Esperantist Franc¸ois Lo Jacomo ile yaptığı mülakatta da bu iddiasını tekrarlamaktadır : “Esperanto kaj lingva diverseco: intervjuo kun Claude Hage`ge (Rotterdam, 2006; YF.2008.a.6597)” (Claude Hage`ge ile Esperanto ve dil çeşitliliği hakkında mülakat).

EsperantoBlogHagegeDSC_2173

Resim: Biritish Library kütüphanesinden 

 

Bir çok İtalyan, örnek olarak Andrea Chiti Batelli ki uzun yıllar Avrupa parlamentosunda etkin olmuş birisi, geleneksel Yunan-Latin-Romans kültürünü tekrar ayağa kaldırmak için uğraşmışlardır. Andrea Chiti Batelli, Pierre Janton ile birlikte “Politika hegemonio kaj lingva hegemonio en Europo (Rotterdam, 1995; YF.2006.a.29616)” (Avrupa’da Politik hegemonya ve Dil hegemonyası) kitapçığını yazmışlardır.

İşte Esperanto konuşanlar için 26 Temmuz günü tüm bu olayların bir yansımasıdır.

 

-------
Yazan: Renato Corsetti (Roma La Sapienza Üniversitesinden emekli Psikodilbilim profesörü, Dünya Esperanto Birliğinin eski başkanı, ve Esperanto Akademisi’nin Genel Sekreteri)

 

Yukarıdaki makale 25 Temmuz 2016 günü blog’un küratorü Olga Kerziouk tarafından yayınlanmıştır. 

 
Toplam blog
: 10
: 153
Kayıt tarihi
: 27.06.15
 
 

1959 Istanbul doğumluyum. BÜ İŞletme ve Bilgisayar Bilimleri Yuksek Lisans bölümülerini bitirdim...