- Kategori
- Siyaset
Etnik terör devleti hayaline karşı önlem önerileri

Milliyet’te PKK’ya katılımların patladığı haberi yayınlandı.*
Bu, Türkiye’nin düşmanına katılmak demektir. Bu bir takım gençlerimizin artık bizim devletimizi tanımadıklarının delilidir.
O gençlerin ailelerinin hepsi istisnasız şu anda sağlık ve sosyal güvenlik hizmeti almaktadır.
Bugün en ufak bir adlî lekede, iş hayatınızın dara girdiği memleketimizde, yeni ve eski teröristlerin, vatan hainlerinin anaları gülmekte ve bizim analarımız ağlamaktadır.
Haberde: “Güvenlik birimlerinin saptamalarına göre, gençlere, kurulacak yeni yapıda 'görev', 'iş', 'gelecek' vaat ediliyor; aileler ikna ediliyor. Gençler, yeni iklimin yarattığı 'siyasi mücadelenin' parçası olmak için örgüte katılıyor.” deniyor.
Kurulacak yeni yapı ne? Kim kuruyor? Kim bu vaatlerde bulunabiliyor ve devlet buna nasıl izin verebiliyor?
Siyasetçilerin en ufak ayıplarına kadar neredeyse tuvaletlerde bile dinleme yapabilenler, siyaseti, karşısındakinin uçkurundan nemalanarak yapanlar için bu vaatlerin kendi iktidarlarına rağmen yapılabilmesi bir ayıp değil midir?
Bu bir terör sorunudur ve terör ancak anladığı dille çözülür: Şiddetle.
PKKlı bebek katillerinin gençlere vaat ettikleri şeyler, kendi yarattıkları değerler değildir. Onlar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hukukî ve siyasî birliği sayesinde edinilmiş varlıklardır.
Çözüm gerçekten basittir fakat iki şartı vardır:
Birincisi, Türk adının egemenliğine ihanet etmeyecek bir iktidar…
İkincisi, o iktidarın akıllı ve yılmaz bir irade gösterebilmesi.
Bugüne kadar terörle mücadelede sonuna kadar gitme iradesi tamamlanamamıştır. Koalisyon döneminde ele edilen başarıların hepsi Türkiye Cumhuriyeti’ne düşman siyasal İslâmcılarca heba edilmiştir.
O halde ne yapılmalıdır?
Hastalıkla yarım yamalak mücadele edilmez. Terör örgütü insanlık dışı bir suç şebekesidir. İnsanların hayat, mülkiyet ve hürriyet haklarını tehdit ederek güç kazanmaya çalıştığı için hiçbir üyesi insan haklarına artık sahip değildir. Böyle bir örgütün üyeleri için ulusal egemenlikten kaynaklanan hukuk birliği teminatları geçersizdir. Bundan dolayı Hıyanet-i Vataniyye Kanunu derhal yürürlüğe sokulmalıdır.
1-Terör örgütü son üyesine kadar ortadan kaldırılmalıdır. Bu neden yapılmalıdır? Eğer bu yapılırsa bölgedeki etnik ırkçı terör tehdidi ortadan kaldırılacak ve o zaman Kürt kimliğinin Türk uluslaşmasına entegrasyonu hızlanacaktır. Bu olduğu takdirde artık bölge Türk siyasetinin, Atatürk inkılâplarının, demokrasinin ve cumhuriyetin gerçek egemenlik alanı haline gelecektir. Bunlara inanmayanlara Türk siyasetinde yer verilemez, verilmemelidir.
2- Etnik ırkçı siyaset tamamen yasaklanmalıdır. Türkiye’de Türk ulusal bütünlüğüne karşı etnik bir söylem geliştirmenin siyaseti olamaz. Buna hiçbir demokratik ulusal devlet izin vermez.
3- Dağa çıkmış hainlerin ailelerinin hakları kısıtlanmalıdır. Bu ailelerin sosyal yardım almalarının önüne geçilmeli ve işe alımlarda bu ailelerin fertleri özellikle gözlenmelidir. Bugün Türk hekimleri kelle koltukta terörist ailelerinin gebe takibini, aşılarını yapmakta ve sadece vatandaşlık bağından ve vatan sevgisinden o insanlara hizmet götürmektedir.
4- Ordu içindeki etnik ırkçı eğilimler dikkatle gözlenmeli, bu eğilimdeki personel derhal emekliye sevk edilmelidir. Türk Ordusu, başka bir topluma bağlılık gösterecek insanları içinde barındıramaz.
5- Etnik terör örgütü askerimize “Dur!” dememekte her gün hain pusularda onlarca canımıza kıymaktadır. Terörle mücadelede teröristin sıradan bir vatandaş gibi hakları olamaz. Bu yüzden teröristlerin görüldükleri yerde vurulması emri bir an önce verilmelidir.
6- Büyük şehirlerde bombalama, kundaklama suçlarını işleyen, bu suçlara teşebbüs eden örgüt yandaşlarının evleri ve komşulukları yakın gözetime alınmalıdır.
7- Reşit olmayan örgüt yandaşları ailelerinden alınarak devlet gözetiminde yetiştirilmelidir. Örgüt sempatizanları büyük ölçüde aileden edindikleri zararlı fikirlerle bu işe bulaşmaktadır.
8- Şu an dağda bulunanlar ve onların siyasî yardakçıları Türk vatandaşlığından çıkarılmalıdır.
Terör bizden aş, iş vs. istemiyor. O bizden, ülkemizi Kürt etnik ırkçılığına teslim etmemizi istiyor. Bundan dolayı, terör yandaşlarını üç öğün kebapla da besleseniz sizinle uzlaşmayacaklardır. Terörle mücadele Nazizmle mücadele gibidir, bu konuda taviz verilemez, verilmemelidir.
Dağa çıktığında ancak ve yalnız Türk askerinin yılmaz cesareti ve kahrediciliğini bulacağını bilen hiçbir genç, dağın yamacına adım atamaz. “Askeri sizin için çökerttik!” demediğiniz müddetçe hiçbir genç Mehmetçikle karşılaşmaya cesaret edemeyecektir.
Murat Karayılan denen katilden çözüm dilenenler bunu unutmamalıdır.