​ EURO 2008'e genel bakış / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '08

 
Kategori
Futbol
 

EURO 2008'e genel bakış

EURO 2008'e genel bakış
 

Elemelerde Finlandiya ile Belçika arasında oynanan maçtaki sürpriz bir ziyaretçi


Avrupa kıtasının futbolda milli takımlar düzeyinde dört yılda bir düzenlenen en büyük organizasyonu EURO-2008, tüm futbolseverlere 7-29 Haziran tarihleri arasında büyük bir heyecan yaşatacak. Bizim açımızdan ise, 8 yıllık aradan sonra finallere dönmek sevindirici. Milli takımımız öncelikle Çek Cumhuriyeti, İsviçre ve Portekiz ile oluşturduğu dörtlü grupta ilk ikiye girmeye çalışacak.

EURO-2008'de yer alacak 16 ülkenin dünya sıralamasındaki yerlerine baktığımızda son iki sıradaki ülkenin ev sahipleri 44. İsviçre ve 92. Avusturya olduğunu görüyoruz. Her ne kadar itirazlar yükselse de ev sahiplerinin kötü performansa sahip ülke de olsa şampiyonada yer alması taraftarıyım. Ancak, kapasite 16 ile sınırlı olunca, ortak düzenlenen turnuvalarda 2 takımın birden “elemelerle gelemeyebilecek” takımlar olması biraz sevimsiz görünüyor. Yine de ortak düzenleyenlerin komşu olması zarureti ile bu problem fazla büyütülmeden gözardı edilebilir diye düşünüyorum..

Kupaya, Avrupa'nın değişik bölgelerine göre olan katılıma bakacak olursak; İngiltere 1984'den beri ilk kez bir Avrupa Şampiyonası finallerinde yer alamıyor. Bu seneki şampiyonada ada futbolu yok. Üstelik de Galler, K.İrlanda ve İskoçya gibi ülkelerin yükselişte olduğu bir dönemde, ve şansları biraz yaver gitse katılabilecekleri bu turnuvada, işin ilginci İngiltere de yok! Her zaman turnuvalara renk katan bu devin eksikliği üzücü.

İskandinav futbolundan da kupaların gediklisi Norveç ve Danimarka elemeleri geçemeyerek “Alpler”de yer alamayan ülkeler arasındalar. İskandinavya bölgesinin tek temsilcisi İsveç olacak. Finlandiya da yükselişine rağmen kupada olmayan takımlar arasında.

Balkanlar'dan ise 3 katılım var (Türkiye hariç). Bu ülkeler Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan. Ancak yine de bir eksiklik hemen göze çarpıyor. Düşüşteki Sırbistan'ın yanında bir türlü toparlanamayan Bulgaristan da finallere gelmeyi başaramadı.

Balkanlar'dan biraz daha batıya gidersek, ancak yine Doğu Avrupa'da kalmak suretiyle, Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nin katılımını görüyoruz, komşuları Macar ekolü ise bir kez daha büyük bir turnuvada yok.

Gelelim devlere. Her zaman iddialı olan takımlar, Avrupa'nın milli takımlar düzeyindeki bu en büyük sahnesinde yine yerlerini aldılar. Daha önce 3 kez mutlu sona ulaşan Almanya, 2 şampiyonluk yaşayan Fransa ile birlikte, birer kez kupayı kaldırmayı başaran İspanya, İtalya ve Hollanda doğal olarak güçlü futbol ekolleriyle bu sene de şampiyonluk için parmakla en çok gösterilen adaylar arasındalar. Bu devlerin yanında, yılın en başarılı futbolcusu (ve de 55 milyon Euro ile) en pahalı oyuncusu Ronaldo ve arkadaşlarının oluşturduğu Portekiz milli takımı da var ki, onlar da artık kendilerini bu devler arasında saydıracak bir performans sunmaya çalışacaklar..

Geriye kalan takımlar ise, nevi şahsına münhasır iki ülke; Türkiye ve Rusya. Türkiye için Balkan ülkesi demek yetersiz kalır. Aynı şekilde Rusya'ya da sadece Doğu Avrupalı demek o derece haksızlık.. Türkiye katılan 16 ülke arasında FIFA sıralamasında 11. gelirken Rusya da 12. sırada yer alıyor. Ama iki ülkenin de ilk-sekiz (Ç.Final) potansiyelleri bir hayli yüksek. Üstelik, ben Rusya'dan daha ilerisini de bekliyorum EURO-2008'de.

Oyuncu bazında üstünde durmak istediğim futbolcular şu isimlerden oluşuyor (parantez içinde oyuncunun tahmini değerini göreceksiniz -milyon euro-):

A Grubu'nda, Çek Cumhuriyeti adına kaleci Petr Cech (€28m) şüphesiz turnuvanın da en iyi file bekçilerinden biri. Ancak iyi kalecilerin de problemleri olabiliyor. Cech de birçok kaleci gibi turnuvada kullanılacak topların çok kolay yön değiştirdiğini ve uzaktan atılacak gollerin artacağını söylerken, yorumcuların bunu kaleci hatası olarak değerlendirecekleri siteminde bulundu. Ülkesinin kahramanı olan Cristiano Ronaldo (€55m), Portekiz kafilesinin turnuva öncesindeki son basın toplantısında takım arkadaşı Nuno Gomes tarafından turnuvanın flaş oyuncu adayı olarak gösterildi. Haklılık payı var çünkü, tarafsız yorumculardan çoğu da Ronaldo konusunda hemfikir. Milli takımımızda ise hücumda en çok umut bağladığımız isim olan Nihat Kahveci (€12m) de takımımızın açılış maçında ve de grupta Portekiz'in esas favori olduğunu açıkladı. Son olarak ev sahibi İsviçre'de dikkat çeken isimse Alexander Frei (€11m), geçen hafta kaydettiği 35. milli takım golü ile ülke rekorunu kırmış oldu.

B Grubu'nda herkes Almanya'nın favori olduğu konusunda hemfikir. Almanya denince de akla ilk olarak Michael Ballack (€26m) geliyor. Chelsea'nin yıldızı son basın toplantısında ilginç bir detay verdi ve Almanya'nın komşularıyla oynadığı 15 maçta hiç yenilmediğini ve açılış maçında Polonya karşısında seriyi sürdürmek istediklerini söyledi. Elemelerde İngiltere'yi safdışı bırakarak gelen Hırvatistan'da Luka Modric (€18m) ilk maçta karşılaşacakları Avusturya'nın 51 kere ile en tecrübeli oyuncusu Aufhauser tarafından, en dikkat edilmesi gereken oyuncu olarak değerlendirildi. Favori Almanya'nın doğu komşusu Polonya'da kaleyi koruması beklenen Celtic'li Artur Boruc (€11m) transfer piyasasının gözdesi ve Milan ile B.Münih de bu oyuncuyu kadrosuna katmak için rekabet halinde. Turvunanın en zayıf ekibi olarak değerlendirilen diğer ev sahibi Avusturya'da ise teknik direktör Hickersberger tarafından savunmanın en önemli oyuncusu olarak gösterilen Emanuel Pogatetz (€5m)'in sakatlığı dolayısıyla ilk maçı kaçırabileceği endişesi sıkıntı yarattı.

C Grubu, namı diğer Ölüm Grubu'nda; İtalya, son dünya şampiyonu apoletiyle ilk dikkat çeken takım konumunda. Orta sahanın güçlü oyuncusu Andrea Pirlo (€36m), bu kez takımın şampiyon oldukları Dünya Kupası'na oranla mental olarak daha hazır olduğunu ve 40 yıldır şampiyon olamadıkları Avrupa Şampiyonluğu için kenetlendiklerini söyledi. Ezeli rakipleri Fransa'da en önemli gol silahı Thierry Henry (€30m) ise son antrenmanda sakatlanarak teknik heyeti korkutsa da durumu çok ciddi gözükmüyor. Portakallar'da ise hücum gücünün aynı derecede etkili silahı Ruud van Nistelrooy (€30m) yaptığı açıklamada, yeni oynamaya başladıkları sistem ile Hollanda'nın yenilmesi güç bir takım olduğunu söyledi. Ölüm Grubu'nda sürpriz arayan Romenler'de Adrian Mutu (€25m) ismi öne çıkıyor. 2004'te kokain kullandığı iddiasıyla Chelsea'den gönderilen şimdinin Fiorentina'lı oyuncusu yeniden futbola konsantre oldu ve milli takımının en büyük kozu.

Son olarak D Grubu'ndayız. Boğalar'ın genç yıldızı, turnuvaya damga atması muhtemel bir başka aday Cesc Fabregas (€35m) öncelikle ilk onbirdeki yerini sağlama almaya çalışacak. Çünkü o mevki, İspanya kadrosunun en çok adaya sahip bölgesi. Son şampiyon Yunanistan'da orta saha oyuncusu Konstantinos Katsouranis (€7, 5m) ilk maçı oynayacakları İsveç takımını bantlardan izleyerek hazırlandıklarını açıkladı. Hemen hemen tüm spor branşlarında mükemmel bir yıl geçiren Rusya'da ise hedef bu başarıyı futbol milli takımında da sürdürmek. Ancak golcü yıldız Andrey Arshavin (€16m)'in cezası dolayısıyla ilk 2 maçta oynayamayacak olması problem. Yine de kadroya dahil edilmesi, ekibin daha ilerisi için inancını gösteriyor. 16. ve son takıma gelirsek; İskandinavlar'ın tek temsilcisi İsveç'te umutlar yine Zlatan Ibrahimovic (€38m)'ten gelecek gollerde. Ibracadabra lakaplı oyuncu da takımın gol sıkıntısını sona erdireceklerini iddia etti.

Alpler'de hava şimdilik böyle. 3 hafta sonra, final gününe gelene kadar, neler değişecek? Maçları gün be gün izleyerek göreceğiz.. Şampiyonluğa giden yolda tüm takımlara başarılar. Ben, Rusya'yı şanslı görüyorum. İyi seyirler..

Nils Filmer

 
Toplam blog
: 27
: 1014
Kayıt tarihi
: 15.05.07
 
 

Yazmayı severim. Diğer yazılanları okumayı da... Güncel olayları takip edip, fikirlerimle kamuoyunda..