​ Evet, ya da hayır demeden önce... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '10

 
Kategori
Siyaset
 

Evet, ya da hayır demeden önce...

Aslına bakarsanız herkes karar verirken özellikle karşı taraf olarak adlandırdıkları rakiplerinin ya da düşman olarak adlandırdıklarının aldığı kararı göz önünde bulundurur.

Hem zaten aynı tarafta olmanızın mantıklıca bir açıklaması da olamaz.

Özellikle çıkarları birbirinden farklı…

Hatta farklı da değil tamamen zıt olan iki kesimin aldıkları karar, hiç ama hiçbir şekilde aynı olamaz.

Neden bunları söyledim…

İşte şunun için

Bu gün anayasa değişikliğinde evet oyu verilmesi gerektiğini savunanlar kimler, biraz dikkat ettiniz mi?

Ben bu aşamada mevcut herhangi bir partiden değil…

Esas olarak küresel güçlerin bu aşamadaki saflaşmasından bahsediyorum.

Açıkça ülkemizin iç işlerimize karışıyorlar…

Hatta bununla da yetinmeyip ülke içinde yapılacak bir referandumda saf tutuyorlar, bunun propagandasını yapıyorlar.

Sahi biz, ABD ‘de yapılan bir seçimde ya da AB ülkelerinde yapılan herhangi bir oylamada taraf olabiliyor muyuz örneği var mı?

Ama her ne hikmetse onlar ülkemizin iç işlerini ilgilendiren her türlü olayda ne yazık ki alenen taraf olmaktadırlar.

Peki, o zaman belirtelim.

Kim bunlar?

Başta en büyük küresel güç olan ABD…

AB…

Patrikhane…

Peki, bunlar bizim ülkemizde yapılacak bir anayasa değişikliğiyle neden bu kadar ilgileniyorlar.

Ne gibi bir çıkarları bulunuyor?

İşte zaten bu soruyu sormaya başladığınız zaman, anlaşılıyor ki siz yavaş yavaş gerçekleri görmeye başlamışsınız demektir.

Artık hiç kimse doğruyu görmenizi engelleyemez.

Bu arada anayasa değişikliği konusunu madde madde tartışmaya da kanımca çok gerek yok.

Olayın mantığını kavramak kanımca çok daha önemli…

Şimdi,

AB ve ABD öncelikle küresel bir görev verdikleri partilerin kapatılmasını istemiyorlar, çünkü ülkenin iç savaşa sürüklenmesi ve bölünmesi için bu partilere ihtiyaçları var.

Peki diyeceksiniz ki, ya HSYK konusu onunla ne ilgileri var.

Aslına bakarsanız HSYK’yı ele geçiren Danıştay ve Yargıtay’ı ele geçirmez mi?

Pekâlâ geçirir.

O zaman söyle soralım, ülkemizin özellikle son 2009 Ulusal Programına göre özelleştirilecek kaynakları var mı?

Elbette…

Aralarında Ziraat Bankası’ndan başlayıp tüm devlet bankalarından tutun

İçme suyu…

Milli Piyango…

Ve daha birçok kamu kurulusu 2013 yılına kadar satışa çıkarılacaktır.

Satılacak olan bu mal varlığımız sizce yabancıların ağızlarının suyunu akıtmıyor mu?

O halde devam edelim, geçmişte özelleştirmeleri kim durdurdu… Danıştay değil mi?

Ya Anayasa Mahkemesi o kimin çıkarına çomak soktu biliyor musunuz?

O zaman söyle soralım…

Yabancılara toprak satışlarını kim engellemeye çalıştı…

Ya Şeker fabrikalarının özelleştirilmesini kim durdurdu…

Ya da 2B denilen orman vasfını kaybetmiş denilen arazilerin satışını…

Bunları biliyorsanız ne oy vereceğinizi zaten bilirsiniz…

Yok, bilmezseniz inanın ne verirseniz verin, hiçbir önemi yok.

05–07–2010

Nusret KEBAPÇI

 
Toplam blog
: 207
: 398
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..