- Kategori
- Aşk - Evlilik
Evlilik

Doğarken ağlaya bağıra dünyaya geliriz. Neden? Bilmediğimiz, acayip bir dünyaya bir bakıma atılırız da ondan… Bir tek annemiz vardır bizi koruyan… Bir süre sonra o da, hadi git işine bak, der gibi bizi yalnız bırakır…Ondan sonra …Okuma, iş .. filan derken yıllar geçer.. Bu arada… Vakti gelmiş gelmiş kediler gibi, komşu kızına gırnavlamayı öğreniriz…
Gırnav… gırnav… deyince kediler… Sahibi, bir süre sabreder… Ondan sonra erkek dişi demez… “Ne halin varsa kendin gör,” diyerek kapı dışı ediverir… Ondan sonra Mart ayında sokaklarda şamatayı gör…
Ehhh.. İnsanoğlunda, Havva kızında olaylar gırnavlayarak tecelli etmez ama… Köşebaşında beklemeler… Sevdiğini görünce iç çekmeler… Gizli gizli nameler, şiirler yazıp eline tutuşturmaya teşebbüsler… Bunlar hep yarım teşebbüs halinde kalır…
Daha sonra Oğlanın, Kızın evde yaptıkları hatalar artık bini aşar…Bardaklar, çanaklar kırılır… Kapılar küt diye arkadan çarpılır…Ters ters cevaplar verilir… Surat asıp köşeye oturmalar başlar… Anaya, babaya hali pürmelalini anlatmaya nice numaralar çekilir… İlk önce yine anne anlar halden… Aaa, bakar ki oğlanın gidişi gidiş değil… Kız artık kapılardan eve siğamıyor; hep gözü dışarıda… Babaya, “Bu kızın zamanı geldi… Komşunun oğlu berber çırağı ama, iyi çocuk, istiyorlarmış, sen de he de artık, der .. Ama, babadan da alacağını alır. “Berber çırağına kız mı verilirmiş; hem o oğlanın gözleri çakırmış; çakır gözlüler uğursuz olurmuş… Zaten parasız, pulsuz itin tekiymiş…” Tamam da… Kız da öylesine buğuz yapar ki, işler iyice Türkan Şoray’lı Türk filmlerine döner… Adam ne yapacağını şaşırır, bir yıl sonra ağlaya ağlaya bir sıpayla birlikte, baba evine döneceğini bile bile…”Allah belalarını versin…” diyerek , ”Verdim gitti…”der. Ondan sonra, düğün dernek şamata…İnsan bir gürültüye gider… İşte insanın kaderi…
Gençlik midir, hormonlarımızın itmesi midir… İşte bir sürü hayi huy içinde insanoğlu fazla düşünemeden bir gayya kuyusunun içine düşer… O Berber çırağı, kalfa olur, usta olur… Ondan sonra efendim … Beş tane çocuk babası olur… Sonra da zırıl zırıl ağlayan karısına, kızına okula giden oğluna… koşa koşa ekmek yetiştirmeye çalışır… İşte ekmek gailesi böyledir… İnsan tuzağa böyle düşer… Aklı başına geldiği zaman; karısı olan, eskinin o güzel komşu kızı artık memeleri beline kadar sarkan, gizli gizli sigara içen, durmadan eski Türkan Şoray filmleri seyredip ağlayan… “Benim gençliğim neydi…” diyerek kahreden bir kocakarıya döner… Ama adam, henüz dinçtir, yapılıdır… Komşunun dul karısının gözü de onun üzerindedir… Böylece günah dolu geceler, ve film dolu günler başlar… Ondan sonra da kadının çilesi… Sopalar, dayaklar... Ve nihayet… Ben söylemeyeyim, siz anlarsınız… Kötü bir gazetenin üçüncü sayfasında elim bir haber… Senaryonun gerisini artık gerektiği gibi siz yakıştırın…
Tabii bütün evlilikler böyle değil… Nice evlilikler var anlı şanlı… Gazetelerde okuyorsunuz.: Saraylarda yapılan evlilikler; sosyete evlilikleri… Zengin evlilikleri… Ama kader kötüyse... Biline ki parayla pulla saadet olmaz… Orada da kadın üçay içinde baba evine kaçabilir…
Hem istatistikler de artık Türkiye için iyi şeyler söylemiyor. Türkiye’de yapılan her üç evlilikten biri ne yazık ki boşanmayla sonuçlanıyormuş… Kimse istemez ama , evlenirken bunu da hesaba katmak gerekir…
Her şeyden önce bazı şeylere dikkat etmek gerekir.
- Evlenmenin ön koşulları vardır. İki çift birbiriyle uyumlu olmalıdır.
- Çiftler ruh ve beden sağlığı açısından sağlam olmalıdır.
- Çiftler arasında uygun bir yaş farkı olmalıdır
- Ekonomik durum evlenmeye uygun olmalıdır.
- Kültürel durumları uyum göstermelidir.
- Aileler iyi anlaşmalıdır…
Daha nice nice koşullar ileri sürülebilir… Ama, nerede bulacaksın öyle ballı böröeği… kolay değil…
Bir iyi düşünmek gerekir.. derim ama… Evlenmede, aşkda da akıl fikir çalışmaz ki… İnsan bir gürültüye gider… Bir de bakmışsın; bir çarka kapılmışsın, ömrün bir serap olmuş peşin sıra sürükleniyor… Gerisi bir masaldır… Bir efsanedir… Ondan sonra çocuklarınıza anlatırsınız… Kolay değildir bu işler ama, bir anda işin içinde bulursunuz kendinizi… Sonra, sonra çabala dur…