​ Fakirin Sağlığı Mı Olur Abi / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Fakirin Sağlığı Mı Olur Abi

Fakirin Sağlığı Mı Olur Abi
 

Haber izlerken dehşet görüntüler çıktı ortaya. Lokantaların denetliyorlar ve börtü böcek, ayakkabı, is pas ne ararsanız yemeklerin yanında hatta bazıları yemek kazanlarının içinde mevcut. Resmen pislik yuvası. Öyle mutfaklar gösterdiler ki, af buyrun hayvanı bağlasanız durmaz...

İnsan sağlığıyla böylesine oynayanlara büyük cezalar verilmeli. Karar verme yetkim olsa hiç acımam ve buraları kapatırım. Hemde bir daha hiç açılmamak üzere. Bu kişilere asla yeni bir yer için ruhsat verilmemeli. Sağlığımız bu kadar ucuz olmamalı.

İnsan sağlığıyla oynadığı yetmiyor gibi akıllara zarar bir savunması var, ' fakirin sağlığı mı olur abi ' diyebiliyor bir yetkili.

Burada fakir edebiyatı yapmayacağım ama fakirin sağlıksız yiyecekler yiyeceği fikri kadar da zavallı bir zihniyet de düşünemiyorum. Bu olaya böyle bakabilen bir kişi kendisinin ne kadar fakir olduğunu göremiyor anlaşılan!

Kesinlikle denetimler sıklaştırılmalı ve aralıksız sürmeli. Kesin çözümler getirilmeli ve insan sağlığını hiçe sayanlara bu oyunun böyle oynanmadığı öğretilmeli. Sağlığımızla oynayan işletme sahiplerine fırsat verilmemeli.

Aynı haberin devamı olarak yine bir işletmeyi ekrana getirdiler. Denetleyiciler lokantaya girebilmek için ayaklarına galoş giymek zorunda kaldılar. Her taraf pırıl pırıl. Mutfak, bir kamera sayesinde salondaki müşterilere canlı olarak sunuluyor. Kendilerine teşekkür plâketi verildi. Önceki pislik yuvası lokantalardan sonra doğrusu bu görüntüler içime su serpti.

Haberler şaka gibi. Bir sonraki haberde kurbanlık inekleri taşıyan bir vatandaş kurbanlıkları arabadan indirirken bir tanesini kaçırıyor. Polis, itfaiye kim varsa hayvanla kovalamaca oynuyorlar. Kurbanlık inek de inek değil sanırsınız boğa güreşlerinden kaçıp gelmiş bir boğa. Burnundan soluyor.Uzun bir mücadeleden sonra hayvanın yanına bir buzağı getiriyorlar ve hayvan sakinleşiyor. Tam hayvanı yakalıyorlar ama hayvan sahibi elinde bir sopayla hayvana hiç acımadan vurmaya başlıyor...

Etrafındakilerin yapma, vurma demelerine aldırış etmeden insafsızca hayvanı dövüyor ve hayvan çaresizlikle ve kızgınlıkla ellerinden tekrar kaçıyor ve yine uzunca bir mücadele başlıyor. İki saatlik kovalamacadan sonra hayvan tekrar yakalanıyor. Fakat hayvanın her yerinden kanlar akıyor. Hayvan sahibinin tek derdi görünüşünden dolayı hayvanın düşünülenden daha ucuza gidecek olması...

' Dört saat bizi uğraştırdı ' diye de kızgınlığını dile getiriyor...

Bir başka haberde de, AB’ ye girersek, yurdum balığının onların belirlediği ölçülerde olmaları lazım gerektiği anlatılıyor. Balıkçılarımızdan bu olaya komik ama bir o kadar da doğru cevaplar geliyor.

' Bunlar balık, fabrikada üretilmiyor, denizden çıkıyor bunlar ' ...

 
Toplam blog
: 1929
: 661
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..