- Kategori
- Siyaset
Farklılıklar ve uzlaşma kültürü
Uzlaşma kültürü ve farklılıkları kabullenme demokrasinin temelidir. Demokrasiyi içselleştirmiş topluklarda etnik, dini ya da siyasi görüş farklılıkları hiçbir sorun yaratmaz, hatta bu farklılıklar toplulukların zenginliği olarak algılanır. Demokrasi bilinci taşıyan birey de, son derece etkin sivil toplum kuruluşları ve oturmuş kamu düzeni içerisinde tüm sorunların uzlaşma ile çözülebileceğine inanır.
Korkular ve güvensizlikler üzerine inşa edilmiş bir hukuki yapıya sahip, kuvvetler ayrılığını ve parti içi demokrasiyi karar almayı güçleştirdiği ve idareyi işlevsiz bıraktığı gerekçesiyle ciddiye almayan, farklılıkları da tehdit olarak algılayan ülkeler ise, anayasanın lafzı ne olursa olsun sağlıklı bir demokrasiye sahip olamayacaklardır. Bugün itibarıyla ülkemizin siyasi gündemi ve kamuoyu beklentileri göz önüne alındığında, ilk kez sivil inisiyatifle hazırlanmış bir anayasa yapma fırsatı yakalanmıştır. Bu kapsamda öncelikle, mevcut anayasanın kişi hak ve özgürlükleri konusunda kendi vatandaşını rejime tehdit olarak gören, korku ve güvensizlikler üzerine inşa edilmiş yapısından arındırılması ile, güçler ayrılığı prensibinin hukuken ve fiilen işler hale getirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, kuvvetler ayrılığının tam olarak tesisi durumunda idari aksamaların olması ve yürütme ve yasamanın bir anlamda çatışması korkulacak bir durum değildir. Çatışma ortamı ister istemez bir süre sonra uzlaşmayı getirecek ve her iki taraftan da uzlaşma kültürüne sahip olamayanlar siyasi sistemden çekilmek durumunda kalacaktır. Bu şekilde yürütme erkini ellerinde bulunduranların, diğerlerinin fiziki durumuna, yaşam tarzına ve fikirlerine saygılı olmak yanında, bunları dikkate de alıyor olması, karşılıklı güvenin ve uzlaşma kültürünün temelidir.
Ayrıca, hiçbirinin bir diğerinden üstün olmadığı pek çok farklı kültürün bir arada yaşayabildiği Anadolu, birleştirici olduğu kadar hakim kültürün empoze edilmesi ve asimilasyonu da reddeden yapısıyla ülkemizin farklılıkları özümseme anlamındaki en önemli avantajıdır. Bu noktada yapılacak tek şey farklılıkları zenginlik olarak gören Anadolu kültürünü anayasaya yerleştirmektir.
Bu kapsamda kimse dili, ırkı siyasi düşünceleri ya da dini inançları sebebiyle kamu hizmetinden mahrum bırakılamamalı ve Devlet tüm din ve mezheplere eşit mesafede olmalıdır. Ayrıca ülkenin sahip olduğu tüm kültürel farklılıkların bu ülkenin zenginliği olduğundan hareketle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kültürel zenginliklerin korunması ve geliştirilmesine de destek olmalıdır.
Uygun bir ortamın mevcut olduğu sivil inisiyatifli bir anayasa inşa edilmesi konusunda bugün itibarıyla görünen tek eksiklik ise, siyasi uzlaşmadır. Bilindiği üzere, uzlaşma kültürü ve farklılıkları özümseme demokrasinin temelidir. Bu manada uzlaşabilmek de önemli bir demokrasi sınavıdır.