- Kategori
- Blog
Fatih Ormanı'nda yükselen sesler!

Sanatçılar prova yapıyor!
Sevgili Sema Şener’in organize ettiği Fatih Ormanı Piknik Organizasyonu duyulur duyulmaz hemen bu organizasyon hakkında ileri geri sesler duyulmaya başladı. Her kafadan bir ses çıkmaya başlayınca hemen bu duruma müdahale etmek zorunda kaldık. Madem bu kadar çok ses yükseliyordu. O zaman Fatih Ormanı’nda güzel sesler yükselsin diye hiçbir masraftan kaçınmayarak, son yılların en güçlü repertuarına sahip büyük bir MB Piknik Orkestrası kurduk.
Ayrıca Yangın Uçağı kampanyasına geliri bağışlanmak üzere ‘’Çılgın Yelekler’’ defilesini de izlemeye gelebilirsiniz.
Mayıs ayında Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetmişti. Karadan denize indirdiği gemileriyle İstanbul’u alan Fatih’in torunları olarak biz de 4 Mayıs’ta Fatih Ormanı’nı müziğimizle ve neşemizle fethetmeye kararlıyız.
Çok yakında Fatih Ormanı’nda genel uyak düzeni çalışan sanatçılar ‘’ aaaa-bbba-ccca-ddda….’’ diye başlayıp unutulmaz şarkıları dillendirecekler.
Şimdi şarkılarımızı ve solistlerimizi tanıtalım:
Ormanda tüm ekip hazır olduğumuz için solistimiz Neşe Evrim hemen ilk şarkısına başlar.
Nihavend makamında bu şarkımız, ormanın derinliklerine doğru solistimiz Neşe’den şöyle yankılanıyor;
Aman avcı vurma beni
Ben bu dağın oy balam maralıyam
Hem yaralı, hem maralı
Avcı vurma oy balam yaralıyam
Şu dağlarda ceylan gezer
Tırnakların oy balam başlar ezer
Ben o yare n’eylemişem
O yar benden oy balam kenar gezer
Bir taş attım çaya düştü
Çaydan bir çift oy balam turna uçtu
Benim gönlüm sana düştü
Senin gönlün oy balam kime düştü
Bu arada ormanın derinliklerinden başka bir ses herkesin dikkatini çekiyordu. Sessiz çığlık, Saba makamında ‘’Aman doktor, canım doktor’’ şarkısını söylüyordu.
Aman doktor, canım doktor
Derdime bir çare
Çaresiz dertlere düştüm
Doktor beyim bir çare
Anne dersen, annem yok,
Baba dersen, babam yok
Gurbet elde hasta düştüm
Bir yudum su veren yok
Vefa’ya giden olsa, doktoru gören olsa
Çifte mektuplar yazmışım,
doktora veren olsa
Sema Şener, ormandaki masaların üzerine çıkarak, hemen sözlerini Aydın Ünsal’ın yazdığı, müziğini Yıldırım Gürses’in yaptığı Nihavend makamındaki ‘’ Anla Artık, Anla Beni (Son Mektup)’’ şarkısını söylemeye başlıyor.
Anla artık, anla beni, unut bütün geçenleri
Bitsin her şey, bütün aşkın,
Bunu senden diliyorum.
Son mektubu yazarken ben saadetler diliyorum
Bu çok güzel şarkıyı Sanatçımız Sema bitirir bitirmez, hemen masanın üstüne Yeşim Koç fırlıyor ve Orhan Seyfi Orhon’un sözlerini yazdığı, Yusuf Nalkesen’in müziğini yaptığı Muhayyer Kürdi makamında ‘’Hani o bırakıp giderken beni’’ şarkısını söylemeye başlıyor.
Hani o bırakıp giderken beni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın
Alnıma koyarken veda buseni
Yüzüme bu türlü bakmayacaktın
Gelse de en acı sözler dilime
Uçacak sanırım birkaç kelime
Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın
Artık Fatih Ormanları’nda herkes coşmuştur. Sanatçımız Bülent Göncü, Segah makamında söz ve müziğini Necdet Tokatlıoğlu’nun yaptığı ‘’ Hayat Benzer Bir Sele’’ şarkısını dile getirir.
Hayat benzer bir sele üzme canın boş yere
Tutuşalım el ele gezelim güle güle
Gel sevgilim gel gel meleğim gel
Tutuşalım el ele gezelim güle güle
Sevgi dolu gönlümüz boş geçmesin günümüz
Geçmeden şu ömrümüz gezelim güle güle
Gel sevgilim gel gel meleğim gel
Tutuşalım el ele gezelim güle güle
Ve Milliyet Blog Korosu ile şef Bülbül Kanarya yönetimindeki seçkin orkestrası solistlerimize eşlik ediyor, unutulmaz şarkıları hep birlikte seslendiriyoruz. Bu orkestrada şarkı söylemek isteyen arkadaşlarımıza daha önceden istedikleri şarkıların sözlerini iletebilirim. Ve orkestramızın solistleri arasına katabilirim.
Kaynak: Unutulmaz Şarkılar Antolojisi / Safinaz Yalçın/ Geçit Kitabevi