- Kategori
- Futbol
Fatih Terim Colin Kazım’ı Evlat Edinmeli!

FELIPE MELO: PITBULL
Galatasaray hazır değil
Colin Kazım dahil 35.247 seyircinin izlediği maçta Galatasaray Samsunspor’u 3-1 yendi.
Gerek Galatasaray gerekse Samsunspor neredeyse bütün takımı değiştirecek transferlerle sezona girmişlerdi. Ancak Samsunspor takım gibi oynarken, Galatasaray daha çok kadro kalitesiyle sahada mücadele etti.
Daha sezonun başı ancak Fatih Terim, -şimdilik- sezon öncesi tahminlerimde beni yanıltmayan bir şekilde Galatasaray’ı oynattı. Galatasaray’ın belli bir oyun düzeni yok, organize atak yok, kanatlar kullanılmıyor, duran top organizasyonu yok. Sahanın yıldızı Melo’yu çıkarın, ileri gidecek oyuncusu yok. Golü yedikten sonra şoka girdiler, ne yapacaklarını şaşırdılar. Bu da takım olamadıklarının net bir göstergesiydi.
Galatasaray’ın kondisyon sorunu da var. 3-1’i yakaladıktan sonra 10 kişilik rakipleri karşısında neredeyse adım atacak halleri kalmadı.
Samsunspor haddini bilerek oynadı.
Onlar da yeni bir takım olmasına rağmen, Galatasaray’ı ilk yarı durdurup, ikinci yarıda biraz daha golü düşünür bir şekilde oynadılar. Sakinlerdi, ayağa pas yaptılar, özellikle ikinci yarıda ileri çıktıklarında organize bir şekilde geldiler ancak kadro kaliteleri iyi değil.
Defansta Kemal çok iyi oynadı. Yaptığı hataya rağmen Ahmet Şahin’in de çok iyi bir kaleci olduğunu düşünüyorum.
Maçtan notlar
Önce bir mucizeden bahsedelim: Galatasaray iki haftadır kart görmüyor! İnşallah böyle devam eder.
Fatih Terim’in her maçtaki yanlış kadro inadı ve ısrarına rağmen, Galatasaray kadro doğrusunu kendisi buluyor. Bence Fatih Terim, Colin Kazım’ı bu kadar seviyorsa evlat edinmeli. Sürekli yüzündeki kaygısız ifadesi, sorumluluk almayan oyun anlayışı, al-ver yapa yapa sağ kenarda idare etmesiyle her hafta nasıl ilk 11’de oynuyor ben anlayamıyorum. Eve gitsin ve maçı izleyerek Riera’nın bir kanat oyuncusu olarak neler yapmak istediğini anlamaya çalışsın.
Reira iyi kumaş olduğunu gösteriyor. Takıma ve lige alıştıkça daha iyisini yapacaktır. Bence Melo ile beraber en iyi transfer.
Felipe Melo ise sahanın yıldızıydı. Orta sahada basmadık yer bırakmayan, her topa müdahale eden, arkadaşlarını rahatlatan, top isteyen, takımı ileri doğru taşıyan, sorumluluk alan Felipe Melo takımın sahadaki lideri. İkinci golde yere diz çökerek sevinirken yüz ifadesi kazanmayı ne kadar seven bir yürek olduğunu da ortaya koyuyordu.
Elmander oyuna girdikten sonra faydalı işler yaptı ancak Baros ile kıyaslamak yanlış olur. Baros’un 67 dakika diri bir rakibe karşı mücadele etmesine rağmen, Elmander’in son 30 dakikada nispeten yorulan rakibe karşı oynadığını görmek gerekir. Baros ilk golünü bulduktan sonra kendine gelecektir.
Galatasaray’ın yediği golde yaptığı pas hatasına rağmen (kim pas hatası yapmadı ki?) Gökhan Zan iyiydi. Tüm maç boyunca iyi oynadı, ileri güzel paslar çıkardı, kademelere girdi, yerinde müdahaleler yaptı ve adeta defansın sigortası oldu.
Galatasaray’ın kazandığı penaltı doğruydu ancak Elmander yapılan hareketi biraz abartı. Göğsüne doğru dirsek yemesine rağmen, yüzünü tutup uzun süre kıvrandı.
Selçuk’un attığı penaltı ise tekrar edilmeliydi. Ben penaltıyı az daha Melo’nun atacağını zannettim. Bir ara hakemler ceza alanına erken girmelere takmıştı ama demek gündemden düşünce unutulmuş. Tamam, hakemler kafayı 30-40 cm.lik hatalara takmasınlar ama bu kadarına da pes!