- Kategori
- Futbol
F.Bahçe'ye seyircisiz maçta seyirci cezası Guinniess adayı

Fenerbahçe futbol takımı UEFA Avrupa liginde ilk 16 takım arasına girmesinin sevincini yaşayamadan UEFA tarafından disiplin kuruluna sevkedildi. Sebep sahaya atılan meşale!.
E-5 te, TEM’de, Boğaz köprüsü yollarında trafik kitlendiğinde nasıl bir sucu, simitçi, çiçekçi sektörü oluşu veriyorsa, Kadıköy’de de Fenerbahçe Futbol takımına sıkca verilen seyircisiz oynama cezalarından sonra bir ‘’KALDIRIM SEYİRCİSİ’’ sektörü oluştu!.
Bunlar stadın hemen yan tarafındaki açık alan (buraya Büyükşehir şimdi AVM yapmayı düşünüyor)Kuşdili çayırı denilen yerde toplanıp, bağırarak cümle aleme ‘’bakın bizi hiçbir şey engelleyemiyor’’ mesajı vererek ne kadar büyük taraftar olduğunu kanıtlıyor!.
Şunu söylemek lazım en baştan; Bağırıp, çağırarak maç kazanılmıyor. Fenerbahçe son 4 sezonda bu statta seyircinin en çok bağırdığı final maçlarında 2 defa son maçta Şampiyonluk kaybetti. Sonra da sezona 5 maç seyircisiz oynama cezası ile başladı. Seyircisiz oynamak bir yana Fenerbahçe artık bu seyirci yüzünden ciddi oranda maddi i kayıplara uğratılıyor.
Statda havayı bozan, görüş mesafesini engelleyen, oyunu durduran, sporcu ve insan sağlığına bu kadar zararlı olan bu meşale denen belayı yakanların bunları yakmakla neyi ispat ettiklerini, ya da ne kazandıklarını anlayabilmiş değilim. İşin enteresan tarafı da hiçbir yerde stada girişi yasağa rağmen engellenemiyor. Adam gibi bir insan maça girereken iç çamaşırına kadar kadar aranırken, bunlar bu meşaleleri içeri sokmayı nasıl başarırlar merak ederim.
Sigaranın sağlığa zararlı olduğu keşfedildi, kapalı mekanlarda, hatta statlarda dahi içilmesi yasaklandı, nargile yasaklandı, yandığı zaman kokusu en az sigara kadar ciğerleri etkileyen meşale onbinlerce kişinin bir arada olduğu, damarları sonuna kadar açılmış futbolcuların alanında yerlerde bir Olimpiyat meşalesi edasıyla yanmaya devam ediyor.
Adamın sorası geliyor. O meşaleyi dışarıdan, sahanın içine atabilmek için, mancınık mı kullandın birader? Bu ne azim? Bu ne yetenek? Bu ne kararlılık?. İdmanlı mısın? Nesin? Ne harcarsın kendini oralarda? Git disk at cirit at. Olimpiyatlarda adam bulamıyoruz.
Ayı ile aynı yatağa girilmez diye bir söz vardır. Severken zarar verir çünkü. Kolunu, bacağını kopartır istemeden.
Elbette sözümüz Fenerbahçe sevgisini her şeyden üstün tutan büyük Fenerbahçe taraftarı için değil. Nasıl ki, huzurlu bir toplumda, toplumu tedirgin eden, topluma zarar veren az sayıda da olsa haşarat olabiliyorsa, az sayıda bir grup Fenerbahçe seyircisi kimliği ile sürekli olarak Fenerbahçe’ye zarar veriyor, bir takoz gibi başarıların önünde engel teşkil ediyor.
Adı ne olursa olsun, hiçbir taraftar grubunun Fenerbahçe’yi ve Fenerbahçe adının kullanarak kurumsallaşması mümkün değildir. Bu diğer takımlar için de geçerlidir. Onların tribünde olmadığı zamanlar, yerleri aklı başında gerçek Fenerbahçiler tarafında doldurulacağına kimsenin şüphesi yoktur.
Stadın içinde olup, göz kamaştıracak tribün showları ile güzellikler ve moral sunmak varken, Kuşdili çayırını tribüne çevirmek ile, bunu ‘’vayy bee taraftara bak, ne destek ama?. ’’İmajı yaratarak büyük taraftar olunmuyor. Gerçek taraftarlık , takımın sana en çok ihtiyacı olduğu zaman onu yalnız bırakmak değil, tribünde yanında olmaktır. Senin düşüncen ‘’kaldırım seyircisi’’ olmaktan ileriye gidemiyor.
Sahanın dışından, sahanın içine meşale atacak kadar, bu takıma zarar vermeyi göze alan, kafaya koyanların, maçtan kısa bir süre önce Ülker Arena’da Fenerbahçe-Barcelona maçından sonra, bu kulübün Başkanına saldırmaya teşebbüs edenler kadar cüretkar olmaları düşündürücü. ve ürkütücü
Fenerbahçe’ye UEFA tarafından yeniden seyircisiz oynama cezası gelir mi bilemiyorum ama seyircisiz oynanan bir maçta, seyirci yüzünden ceza alan Fenerbahçe bu tuhaflıkla herhalde Guinness rekorlarına girer.
Bunu başaranlar, yaptıkları suç sayılmadığı müddetçe bu eylemleri yapmaya ve Fenerbahçe'ye zarar verdirmeye devam edeceklerdir. İşin ne eğlence ile, ne futbol ile, ne taraftarlık ile yakın uzak bir ilgisi yoktur.