- Kategori
- Kitap
Fedailerin kalesi alamut

En son okuduğum kitap “ Fadailerin Kalesi Alamut”
Romanı okumadan önce Yazar hakkında bilgi toplamaya çalıştım, çünkü ismini ilk defa duyuyordum.Edindiğim bilgiler beni çok şaşırttı. Wladimir Bartol -1903 yılında trieste civarında küçük bir Sloven şehrinde dünyaya gelmiş. Bir Sloven yazarın, roman yazacak derecede Selçuklu dönemi tarihi ile ilgilenmiş olması bana çok ilginç geldi doğrusu.
Kendi kültürüne , diline, dinine çok uzak…Yazarın, yazmış olduğu başka kitaplar hakkındaki araştırmalarım sonuçsuz kaldı.
Doğu tarihiyle ilgili okuduğum ilk kitap.
Haşhaşileri, İsmaili devleti ve Selçuklu dönemini konu alan bu sıra dışı ve ilginç roman beni çok etkiledi. Cennet bahçeleri ile ilgili akıl almaz, fantastik yalan… içim sızladı okurken.
“ Emin olabileceğimiz sadece bir tek şey vardır: yanılgı ve hayal bu dünyanın yegane itici güçleridir…”
İnsanın inançlarını ve manevi dünyasını sarsan bir hikâye.
İlk terör örgütlerin oluşması…
Tarikat kudretlerin gücünün sırları…
“Bir grubun bilinç seviyesi ne kadar düşükse, onu harekete geçiren fanatiklik de o kadar büyüktür”
Bu satırlar günümüz için de geçerli, ülkemi düşündüm üzülerek, çocuklarımı, çocuklarımızı…
Ömer Hayyam’ın sözlerinden etkilenen, Hasan Sabbah, diğer adıyla Seyduna’nın
hayalleri, ve onları gerçekleştirmesi için engel tanımaz, acımasız yolun hikâyesi.
“ Eğer insanlara bu dünyadaki yaşamları esnasında cennetin kapılarını açmanın bir yolunu bulamazsan, peygamberlik etmekten peşinen vazgeçsen daha iyi olur”
Bir babanın trajedisi…
“Zaten insanlığın en büyük sırrı bu değil mi? Ne zaman ve nereden geleceği asla bilinmez ama beklenen önünde sonunda daima gelir”
Romanın son satırı: “ Fakat efsanelerde ebediyen yaşayacak”
Hasan Sabbah, ben de bu ismi unutamayacağım galiba.
Merak ve keyifle okudum.