Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '10

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Felsefe yapmayalım, araştırma, çözüm ve uygulama önemli

Senelerdir dile getirilir, yazılır, çizilir. Türkiye'nin gerçekleri, Türkiye'nin sorunları vs. vs. Rastgele bir vatandaşımıza sorsak nedir bu sorunlar diye, istisnasız hepsi on ila onbeş tane sorun sayabilir. Hele, okumuş bir vatandaşımız ise, bu konuda saatlerce konuşur. Oysa bir kişi dahi bu sorunların nasıl çözümleneceğine dair bir öneri getiremez.

İşsizlik nası çözümlenir?

İhracat ne şekilde geliştirilebilir?

Üniversitelerde öğretim görevlileri eksikliği nası giderilir?

Dünya arenasında sporda nasıl ilk sıralarda yer alabiliriz?

Memur, işçi ve emekli aylıkları nasıl insanca yaşanacak bir seviyeye getirilebilir?

Daha yüzlerce sorun ve soru sıralayabiliriz, .

Ancak bu sorunların nasıl çözüleceğini açıklayan , irdeleyen , bir seri yazı halinde köşesinde yer veren bir köşe yazarına, ekonomiste, filozofa, siyastçiye rastladınız mı? Bol bol laf. Parlak ve soyut cümleler. Öneri yok. Proje yok. Hatta bir tek kitap yok. Aynı tutumu toplumumuzun her kesiminde görmekteyiz. Belki bazıları: "ekonomi düzelirse bu sorunlar çözümlenir" derler. Peki, ekonomi nasıl düzelir onu da söyle. Tıss. Cevap yok.

Neticede, ekonomimiz hep mi bozuk? Yüzde 5 veya yüzde 9 oranlarında ekonomik gelişmeler - DEFTER ÜZERİNDE- çok gördük. Sorunlarımızın çok büyük bir kısmı çözümlenmedi. Ben 50 yıldır memurların refah içinde yaşadıklarını görmedim ve okumadım. Köy yollarımız hep kardan kapanır. Hastalar hep hastane kapılarında sürünür. Allahaşkına ne düzeldi veya düzelecek. Tek söyleyeceğim TV kanalları çoğaldı, Cep telefonu kullanıyoruz, şehirler arası yollar biraz düzeldi, üniversite sayısı arttı, iller ve ilçelere kadar yayıldı. Ama temel sorunlar yerli yerinde duruyor.

Rastgele bir Avrupa ülkesi seçelim. Örneğin Belçika. Nüfusu, yüzölçümü, ekonomik kaynakları, topraklarının verimi. Ülkemizin sahip olduklarıyla kıyası mümkün değil. 70 milyonluk Türkiye, 7 Milyonluk Belçika. Ancak, Belçika'nın ihracatı 376 milyon dolar, Türkiyemizin ihracatı 102 milyar dolar. Nedir bunun nedeni? Ulusal basında, iktisat fakültelerimizde veya başka bir bir platformda bunlar tartışılıyor mu? Nedenleri derinlemesine inceleniyor mu? Hayır. Mülkiye'de 4 sene iktisat okudum. Hem de isim yapmış hocalardan. Ama bir teki dahi bu konularda bize inceleme yaptırtmadı. Hep, ekonomik genel prensiplerle "gelişmekte olan bir ülke " olduğumuz anlatıldı. Velhasıl hep teori aşamasında kaldık. Düşünce katında kaldık. Yani hep felsefe, hep edebiyat.

Bir de ATATÜRK dönemine bakın. Yoksulluklar içinde neler yapılmış neler? Dahiyane çözümler getirilmiş. Bu denli büyük liderimiz ve örneğimiz var, biz çözümsüzlükler içinde çırpınıyoruz.

Onun için yazar çizerlere, düşünürlere, akademisyenlere, bürokratlara velhasıl tüm aydınlara çözüm getir arkadaş, çözüm demeliyiz.İhracatı arttır deme. Nasıl arttırılacağını söyle. Sanayi üretimini arttır deme . Nasıl attırılacağını söyle, demeliyiz. Saygılarımla.

 
Toplam blog
: 472
: 959
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..