- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe : 2 –Galatasaray : 0 . Galatasaray’da her şey yanlıştı.

82.222.152.134
Bir takım kazanmak için sahaya çıkar değil mi? Böyle bir istek, diziliş ve arzu başlangıçtan itibaren Galatasaray takımında görülmedi. Galatasaray takımı takım da değildi.
Fenerbahçe çok mu iyiydi. Yo , ama gol attı ve yenmesini bildi. Peki kim iyiydi? Fenerbahçe seyircisi iyiydi. Baştan itibaren Galatasaray üzerindeki baskısını kurdu. Ona Kadıköy'de olduğunu hissettirdi. Nefes aldırmadı.
Galatasaray güya savunmaya dönük bir takımla sahaya çıktı . Niye? O da belli değil. Bre adam, sen zaten altı puan Fenerbahçe’nin altındasın, nasıl bir puan için sahaya çıkarsın ki? Adama sorarlar… Tabii, bunları kim Mancini’ye sorabilirse… O kişinin çok iyi İtalyanca bilmesi gerekir.
Böylece, Fenerbahçe ile Galatasaray tarihlerinde 376. kez karşı karşıya geldiler ve Fenerbahçe, Süper Lig'deki bu derbi maçında Kadıköy’de rakibi Galatasaray'ı net bir skorla 2-0 yendi.
Takımlar :
Fenerbahçe: Volkan, Gökhan Gönül, Alves, Egemen, Caner, Kuyt, Mehmet Topal, Cristian, Emre, Sow, Webo
Teknik Direktör: Ersun Yanal
Galatasaray: Eray, Eboue, Chedjou, Semih, Dany, Melo, Selçuk, Ceyhun, Bruma, Burak, Drogba
Teknik Direktör: Roberto Mancini
Goller :
23. dk. Caner'in ceza alanına ortasında Galatasaray’lı Chedjou, topa yatarak eliyle dokundu ve penaltı kararı çıktı. Penaltıdan Emre Belözoğlu Fenerbahçe’nin ilk golünü attı.
66. dk. Sow’un pasıyla Fenerbahçe’nin ikinci golünü Cristian Baroni kaydetti.
Değerlendirme:
Bu maç için her şeyden önce Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal’ı kutlamak gerekir. Hafta içersinde anjiyo ol; ondan sonra stent taktır ve bu durumda takımının başında sahaya çık ve çok büyük bir stres altında kalmayı göze al. Ne kadar tebrik edilse azdır.
Sahaya Galatasaray oyuncuları biraz erken çıktılar. Fenerbahçe seyircisinin davranışı hiç de centilmence değildi; bu arada takıma epey maytaplar, başka şeyler de atıldı. Neyse…
Maçın başlamasıyla birlikte Fenerbahçe Galatasaray yarı sahasına yerleşti; her horoz kendi çiftliğinde öter misali, o kadar rahat oynamaya başladılar ki, bir ara Galatasaray’ın da onları seyrettiğini sandım.
Aslında Galatasaray oyuncuları tek tek karşılaştırıldığı zaman Fenerbahçe futbolcularından daha üstün olmalarına karşı, insan neticeye bakmalı.
Hakem, ceza sahası içersinde topun ele çarpmasını, elle müdahale olarak kabul etti ve penaltı ile cezalandırdı. 23.dakikada Emre Belezoğlu hangi tarafa atacağını açık açık gösterdi ; bunu kalecinin anlaması gerekirdi. Eray anladı ama geç anladı ve gerekli müdahalede geç kaldı, golü yedi.
Oysa 90.dakikada Mehmet Topal’ın sebebiyet verdiği Penaltı vuruşunu Melo yaptı. Tecrübeli kaleci hem Melo’nun hangi tarafa atacağını kestirdi (bu bir kaleci için çok önemlidir) ve gayet sakin bir şekilde atılan topu tuttu.
Şimdi Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki puan durumu 9 puan açılmış durumda. Fenerbahçe Birinci ve Galatasaray 6.durumda. Dokuz puanlık bir fark aşılamaz değildir ama Galatasaray’da bunu aşabileceğine ilişkin işaret yok.
Drogba bu maçta çok kötüydü. Selçuk kendisinden bekleneni yapamıyor. Sabri’nin geride oynatılmaması, Galatasaray’ın savunmasını zayıflattı. Sabri zaman zaman saçma sapan işler yapıyor ama, beklenilmez çıkışlarıyla da son derece güzel paslar hazırlayan bir insan. Bence Sabri bu takımda arandı.
Hem, Amrabat ; Umut ilk 11’de niye yoktu…
Birileri bunları Mancini’ye sormalı. Galatasaray Başkanı Ünal Aysal için tehlike çanları çalıyor. Takım, altıncılıkta debelenip duruyor… Ve gelecek haftalar için de umut vermiyor. Beyler, ne düşünüyorsunuz?
Hadi bakalım gımıldanın biraz…!