Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '13

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe, Lig’de “zirve”den uzaklaştı

Fenerbahçe, Lig’de “zirve”den uzaklaştı
 

Fenerbahçe yenilince, Galatasaray’la puan farkı 7’ye çıktı.

Bu farkın kapatılması kolay mı?

Spor Toto Süper Lig’in bitimine 4 hafta kaldığına göre, artık, “zirve”nin biçimlendiğini söylemek yerinde olur. Fenerbahçe’nin matematiksel olarak şansı var demenin de bir gerçekliği yok.  Bu saatten sonra, olağanüstü puan kayıpları olmazsa, şampiyonluk, “gayriresmi” sonuçlanmıştır.

Galatasaray, cuma günü Elazığspor’u yenince, gözler Ankara’ya çevrilmişti. Ankara’dan gelen gol sesleri, Galatasaray’ı rahatlattı. Galatasaray, bu hafta, 6 puan kazanmış oldu.

Fenerbahçe, çoktandır, haftaya sıkıntılı başlıyordu. Çünkü önce Galatasaray oynuyor, sonra Fenerbahçe... Fenerbahçe, Gençlerbirliği maçına kadar, farkı korudu.

Fenerbahçe, iyi oynamasa da, bulduğu fırsatları değerlendiriyordu. Defans, başta kaleci Volkan Demirel, kurtarıcı oluyordu. Kaleyi tutan ilk şutun gol olması da, vuran açısından, skoru belirleyen bir başka kurtarıcı yaratıyordu.

Fenerbahçe’de kurtarıcılar yok olmuştu!..

Ankara 19 Mayıs Stadı’nda roller değişmiş; Gençlerbirliği, Fenerbahçe’nin daha önceki maçlardaki rolünü üstlenmişti.

Fırsatları değerlendiren Gençlerbirliği oldu.

Gençlerbirliği’nin 4, Fenerbahçe’nin 6 gol pozisyonu vardı. Bunlardan yüzde ellisini değerlendiren Gençlerbirliği, "zirve"yi biçimlendiren sözü söylemiş oldu. Fenerbahçe de, pozisyonların yüzde ellisini değerlendirseydi...

*****

Fenerbahçe, kötü mü oynadı?

Maçın 2-0 yenilgiyle bitmesine bakanlar, “Evet, kötü!” diyebilirler. İyi, üstün oynamak yetmez; fırsatları değerlendirebilme becerisi olması gerekiyor. Bu beceriyi gösteren de Gençlerbirliği oldu.

Webo, bekleneni vermekten uzaktı. Ayağına gelen topları değerlendiremediği gibi, defansı uğraştırmak gücünü gösteremedi.  Bu bakımdan Gençlerbirliği defansı rahattı demek, mümkün. Orta alanda Meireles ile Ciristian da yönlendirici olamadılar.

Teknik Direktör Fuat Çapa, maçtan önce  “cesur oynayacaklarını" söylemişti. Fenerbahçe, fırsatları gole çeviremeyince, Gençlerbirliği’nin mücadelesi sonuç verdi.

Fenerbahçe, iyi oynamadığı maçları kazanıyordu. Gençlerbirliği karşısında o kadar kötü oynamamasına karşın kazanamadı. Demek ki gün, Fenerbahçe’nin, fırsatları değerlendirme günü değildi.

*****

“3 kulvar”da mücadele etmek o kadar kolay mı?

Fenerbahçe, çoktandır, haftada iki maç oynuyor; bir süre daha oynayacak.  Futbolcular, kimileri zaman zaman dinlense de, bu maçların sıkıntısını, yorgunluğunu üzerinde atamıyor.

“Kulvar”lardan biri, Spor Toto Süper Lig Şampiyonluğu bitti sayılır.

Şimdi gözler, kupalara çevrildi.

Haftaya perşembe, UEFA Avrupa Ligi’nde Benfica maçı var. Bu maçtan alınacak iyi bir sonuç, Spor Toto Süper Lig’de "zirve"den uzaklaşmayı bir ölçüde hafifletebilir.

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutc@ttmail.com



 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Turgut Çelik; Hocam 10 günden beri dört yanım duvarlarla çevrildiğinden yazılan yazılardan haberdar değildim.Bu gün hürriyete kavuştum. Fenerbahçeli futbolcuların ayaklarına prangalar bağlanmıştı,maçın başlangıcından sonucuna kadar açılmadı.Futbol mahkumiyeti devam etti.netice belli oldu.Sadece Salih'in güzel bir pozisyonu vardı başka bir varlık göremedim.Selam ve saygılar sunuyorum..

Mehmet Burakgazi 
 24.04.2013 10:21
Cevap :
Mehmet Bey... Yaşasın özgürlük! Hem kendimiz, hem başkaları için. Fenerbahçe'ye gelince... O sonuç veren "oyun tarzı"nı bu kez tutturamadı. Hani denir ya, onlar da insan... Haftalardır, maç üstüne maç yapanların, bir maçta takılmaları normal. Umalım, yarın iyi olur; Ankara yenilgisi unutturulur. Saygılar, selamlar.  24.04.2013 14:12
 

Hocam, maalesef malumun ilanını yaşadık. Organize olmayan şuursuz oyunla ancak buraya kadar gelinebilirdi. Sn. Bertan Kaya'nın da ifade ettiği gibi Aykut Kocaman'ın bu oyun yapısı eleme usülü kupa karşılaşmalarında işe yarıyor. Bu taktik bize Türkiye Kupasını ya da şansımız yaver gider de inşallah UEFA Kupasını getirir, ancak bu anlayış sürdürülebilir başarıyı getirmez. Bize kaybedilen büyük takım üstünlüğünü hiç getirmez... Kalan iki kulvarda da tarihe ne kadar olumlu not düşersek bize kardır. Saygılar.

Engin ALTUNISIK 
 22.04.2013 9:01
Cevap :
Engin Bey...Fenerbahçe, böyle oynadığı maçları kazanamıyor. Fenerbahçe’nin “kazandıran” rolünü Gençlerbirliği üstlendi. Bertan Bey’in saptamasına ben de katlıyorum. Eğer kupa maçı anlayışıyla oynasaydı, durum, farklı olurdu. Umalım, kupalarda başarı gelir. Gelecek yıl, özlenen Fenerbahçe’yi izleme umuduyla. Bu yıl, kupalarla geleni kazanç saymak gerekecek. Saygılar, selamlar.  22.04.2013 23:26
 

Özellikle son beş-altı haftalık nefes nefese takibin sonunda üç kupanın yorgun takipçisi FB cephesinde -bir ölçüde- beklenen oldu. G.Saray şampiyonluk için artık çok daha rahat. Saraçoğlu'nda kaybetseler bile, diğer üç maçta bir yenilgi bir de beraberlik almalılar ki bu da oldukça düşük bir olasılık. Ben bir taraftar olarak bu kadro yapısı, taktik anlayış ve atlatılan badireler sonucunda Şampiyonlar Ligi'nin yolunu açacak olan Süper Lig ikinciliği, Türkiye Kupası Şampiyonluğu ve UEFA yarı Finalini başarı olarak görüyorum. Fazlası gerçekten fazla olur sanki! Saygı ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 22.04.2013 0:25
Cevap :
Ersin Bey. Saptamalarınıza katılıyorum. Şampiyon olunmasa da, ikincilik, Şampiyonlar Ligi kapısını açacak. Kupalarda yarıfinaller ne olur? Elde bunlar kaldı. Özellikle UEFA'da elde edilecek önemli. Fenerbahçe, önceki maçlarda yaptığını yapamadı, fırsatlardan yararlanamadı. Gençlerbirliği’nin 4 gol pozisyonundan ikisini gole çevrmesi, Fenerbahçe’nin 6 gol pozisyonu harcaması sonucu belirledi. Ağır maç trafiğini kaldırmak o kadar kolay değil. Saygılar, selamlar.  22.04.2013 6:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2387
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster