Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
756
 

Fenerbahçe derbiyi gol pozisyonuna girmeden kazandı.

Fenerbahçe derbiyi gol pozisyonuna girmeden kazandı.
 

fenerbahçe.org


Fenerbahçe şampiyonluğu kovaladığı sancılı bir döneminde yine Galatasaray derbisi ile yüzü güldü. Bu derbi, kritik bir derbiydi, derbiden önemlisi, her iki takım için de şampiyonluk yolunda olmak, yada olmamak maçıydı şartlar ağırdı, çünük Fenerbahçe iyi futbol oynamıyor, gol atmakta, galip gelmekte zorlanıyordu. Defansında ve ileri de kanatları kırlmış bir kanarya gibi, iki bek Gökhan ve Vederson daha maçın ilk dakikalarındaki hataları ile Galatasaray’a erken goller ikram etmeleri içten bile değildi, ama son zamanlardaki hatasız oyunu ile Bilica ve her zaman ki gibi hırslı Lugano’nun gününde olamaları, Fenerbahçe’nin erken gol yemesini önledi. Yine Özer’in etkisiz oyunu kanatlardan atak yapmasını engelledi. Nerdeyse maçta Fenerbahçe gol pozisyonuna girmeden maçı kazandı desek, doğru söylemiş oluruz. Tek fark Alex’in takımı rahatlatan top saklamaları ve top kapmaları, bir okadarda rakip Galatasaray’ın ortasahayı daha maçın başından itibaren Fenerbahçe ye teslim etmesi, ilerideki gol ayaklarına yeterince pozisyon bulmalarını engelledi. Fenerbahçe taktik alamında deplasmanda oynadığı derbi de orta alanı kalabalık tutup sadece ileride Guıza ile gol bulmaya çalışması, düşüncede akla yakın gibi gelsede her iki kanadınında defans ve ofans anlamında hatalar yapması kalan maçlarda da hisedilir derecede takımın başına felaketler açacak gibi görünüyor. Carlos’un gittiğinde yerine iyi bir futbolcunun alınması şart olduğu gün gibi gerçek. Mehmet Topuz, Özer, Selçuk Santos daha aktif olmaları gerekiyor, ayrıca iyi bir Emre takıma çok katkı sağlayacaktır. Gün artık kalan maçları kazanma zamanı, nasıl oynadığın bu maçtan sonra artık pek bir önemi yok. Kazanda nasıl kazanırsan kazan.. 

Galatasaray’a gelince bunca yabancı, bunca şöhret, elde var sıfır, bir takım bu kadar kötü orta sahası ile, (birakın kötüyü, olmayan şeye kötü de denmez) nasıl forvetlerine pozisyon yaratacak, birde Arda nın sakat olması, oyuna sonradan girsede etkili olamadı. Kaleci Franco ise kalecilerin kötü kaderini bu akşam Ali Samiyen de paylaştı. Selçuk tan 35 metreden yediği hatalı gol, nerdeyse sonunu hazırladı. Ama kalecilik böyle bir şey, Volkan Keita nın son dakikalardaki golunü kurtarırken kahraman olurken, o her top ayağına geldiğinde kendi seyircisi tarafından ıslıklandı. Kalecilerin makuz kaderi işte bu olsa gerek. Neticede Fenerbahçe bir Galatasaray derbisini daha yenerken son dört maçın üçünü kazanırken birinde ise berabere kalarak sarı kırmızıların üzerinde galip gelememe piskolojik baskısını haklı olarak arttırmış oldu. Zaten bu akşamki derbide her şey tek atımlık gibiydi, Fener, gol pozisyonuna girmeden Selçuk ile tek atımla 35 metreden vurdu, Cimbom seyircisi yine Alex’i türbünden tek atımla su şişesi ile sırtından vurdu, Volkan, Keita’nın tek atımlık gol vuruşunu nefis uçarak kurtardı, Galiba birileri bizi kandırıyor, Türkiye’nin en pahalı iki takımı, bukadar para harcayarak kurdukları takımlar, futbol resitali göstereceklerine, tek atımlık vuruşlarla gözümüzümü boyuyorlar. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 951
Toplam mesaj
: 311
Ort. okunma sayısı
: 6356
Kayıt tarihi
: 14.06.06
 
 

25.08.1963 İstanbul doğumluyum. A.Ö.F İşletme mezunuyum. 8 sene profesyonel kalecilik yaptım. (Ey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster