​ Fenerbahçe kendi klasmanında şampiyon oldu ama... / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '09

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe kendi klasmanında şampiyon oldu ama...

Fenerbahçe kendi klasmanında şampiyon oldu ama...
 

Fenerbahçe, ligin son haftasında güçlü rakibi Trabzonspor'u da yenerek kendi klasmanını lider olarak tamamlamadı.

Bununla ilgili olarak daha önce hazırlamış olduğum, ligin ilk beş sırasındaki takımların kendi aralarında yaptığı maçlara göre ortaya çıkan lig tablosunun aşağıda son şeklini görebilirsiniz.

O

G

B

M

A

Y

P

1

Fenerbahçe

8

5

2

1

15

8

17

2

Sivasspor

8

3

3

2

12

9

12

3

Galatasaray

8

3

2

3

13

13

11

4

Beşiktaş

8

1

4

3

9

12

7

5

Trabzonspor

8

0

5

3

4

10

5


Kuşkusuz bu bir züğürt tesellisidir. Ancak Fenerbahçe'nin geleceğini düşünmek adına bu tablonun göz önünde bir yerlerde durmasının faydalı olacağını düşünüyorum.

Peki Fenerbahçe'yi lider gösteren bu diziliş bize ne anlatıyor.

1. Fenerbahçe'nin yıldızları rakiplerinden kat be kat üstün olduklarını fazlasıyla ispat ederlerken sekiz maç üzerinden beş puanlık büyük fark yaratmıştır.

2. Fenerbahçe'nin mevcut kadrosu profesyonel değildir. Fenerbahçe'nin kadrosu maç ve takım seçmeye devam etmektedir. Fenerbahçe'yi Harlem'in gösteri takımı sanmakta ve sekiz maçlık gösteriye çıkıp koca bir yıl aralara serpiştirilmiş bu maçlarla taraftarlarını oyalamaktadırlar.

3. Fenerbahçe'nin bu performansının son üç yıldır değişmediğini göz önünde bulundurulursa, Fenerbahçe yönetimi tam anlamıyla futbolculara dayalı bir sistemin esiri olmuş durumdadır. Bu anlamda geçen yıl kayıpken yaşanmış tecrübe iyi değerlendirilememiş, daha ligin hemen başında takımın verdiği işaret doğru algılanamamıştır.

4. Bu durumda Zico ile Aragones arasında bir tercih ya da karşılaştırılma yapılması tamamen anlamsızlaşmıştır. Çünkü sonuçta futbolcular istedikleri gibi oynamaya devam etmektedirler.

5. Takımı şampiyonluğa götürecek ve buna inandıracak 34 maçlık konsantrasyon eksiğini giderek bir lider futbolcuya, kaptana ya da teknik adama ihtiyaç duyulmaktadır.

Sezon ortasındaki bazı yorumlarımı abartılı bulanlar, Fenerbahçe'yi tarafsız gözle değerlendirmediğim yolunda eleştiride bulunanlara çok iyi bir cevap niteliğindedir bu tablo. Beşiktaş ile İzmir'de oynanan ve 60. dakikasına kadar kupanın Fenerbahçe'ye göz kırptığı maç da dâhildir buna.

Ancak, Fenerbahçe'nin Mustafa Denizli gibi işine konsantre olmuş ve takımını adım adım hedefe götürecek bir lideri olmadığı için ligin dördüncü sırasında kendisine lütfen bir yer bulabilmiştir.

Oysa üç sene önce Denizli'de son saniyede kaybedilen şampiyonluk mücadelesinde de Fenerbahçe başarısız değildi. Hatta tarihinin en güçlü takımı teşkil edilmişti. Fakat o sezon bir başka gerçek vardı; Hasan Şaş - Hakan Şükür iradesi Fenerbahçe'yi teslim almıştı. Bu o gün göreülebilmiş olsa bugün Fenerbahçe kuşkusuz bambaşka bir noktada olacaktı. Daum'un takımdan gönderilişi Fenerbahçe'nin belki de son üç yılını kaybetmesine neden oldu.

Bu Beşiktaş ligin en zayıf şampiyonluk adayıdır derken bir gerçeğin altını çiziyordum; yanılmış olabilirim ancak o yazının içinde savunduğum gerçekler Beşiktaş'ın bugün görünmeyen eksikleri olarak halının altında durmaktadır. Ancak inanç, sabır, cesaret ve azim bütün eksiklerin etkisini yok eden güçlerdir. Buna inanan tek bir kişi bile takımı alıp uçurabilir.

Profesyonelliğin ne olduğunu bu sene dünyada üç takım bize gösterdi. Barselona, Liverpool ve Manchester United.

Fenernahçe'nin örnek alması gereken doğru formüller Türkiye'de değil, Avrupa'dadır.

Bu anlamda öncelikle takım içinde revizyona gidilmelidir. Bunu yaparken de bütün takım bir salonda toplanmalı, girişte hazırlamış olduğum tablo projeksiyonla yansıtılıp, gerçekler gösterilmeli ve sorulmalıdır:

"Önümüzdeki sene sekiz maçlık bir performans istemiyoruz, taraftarınız ve bizler 34 maçlık azim ve kararlılık bekliyoruz. Buna inanmayan, gücünün yetmediğini düşünen arkadaşlarımızla dostça vedalaşmak istiyoruz. Evet, buna kendisini hazır hissetmeyen var mı?"

Fenerbahçe, Aragones ile devam edemez. Sorun onun bilgisi değil; kimsenin ona inancı olmaması ve ne kadar süreyle Fenerbahçe'yi taşıyabileceğidir.

Kadroda çok alternatifli revizyonlar yapılmalıdır. Kuşkusuz bunun yolu transferden geçmektedir. Fenerbahçe'nin basketbol şubesi bu anlamda tam bir örnektir. Bu sezon orta sahanın düştüğü acizlik Fenerbahçe'ye ders olmalıdır.

Üç yıllık başarı vaat edenlerden Fenerbahçe'ye yakışan güçlü, mücadeleden yılmayan ve gerçek profesyonel futbolcuları bulup bu formayı giydirmeleri beklenmektedir. Bunun için de transferin son günü beklenmemelidir.

Kuşkusuz devam edeceğiz...

Uzay Gökerman


 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..