​ Fenerbahçe'm, artık o sekiz takımdan biri. / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '08

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe'm, artık o sekiz takımdan biri.

Fenerbahçe'm, artık o sekiz takımdan biri.
 

Sarı kanaryamda bulaştı.


Şampiyonlar liginde çeyrek finale yükselen takımlar biri dışında yedisi belli oldu.

Yunan Olympiakos’la deplasman da 0-0 berabere kalan ve rakip sahada rakibini 3-0 yenen İngiliz takımı Chelsea,

Portekiz Porto’yu kendi sahasında 1-0 yenip ve deplasman da aynı skorla geriye düşmesine rağmen kalecisinin kurtardığı seri penaltılarla tur geçen Alman takımı Schalke 04.

İşkoç takımı Celtic’i deplasmanda 3-2 kendi sahasında 1-0 yenen İspanya takımı Barcelona.

Kendi sahasında İtalyan Milan’la 0-0 berabere kalmasına rağmen deplasman da 2-0 yenen İngiliz takımı Arsenal.

İspanyol Real Madrid’i kendi sahasında ve deplasmanda 2-1’lik slorlarla geçen İtalyan takımı Roma.

Fransa takımı Lyon ile deplasman da 1-1 berabere kalıp kendi sahasında 1-0 kazanan İngiliz takımı Manchester. Utd.

Kendi sahasında İspanyol Sevilla takımını 3-2 yenip deplasman da ilk dakikalarda şansız bir şekilde 2 golün yemesinin ardından 3-2’ik yenilgiye rağmen skoru koruyup penaltılara taşıyan ve kelecisi Volkan’ın kurtardığı 3 penaltı ile tur atlayan Türk takımı Fenerbahçe.

Evet. İlk sekiz takım arasında bir Türk takımı görmek ne güzel değil mi?

Bu Galatasaray’da olabilir di Beşiktaş’ta. Hatta Trabzonspor’u da veya herhangi bir Türk takımını orada görmek mümkündür. Fakat bizlerin yanlış bir şekilde yapmış olduğumuz transfer politikaları sonucu hiçbir şekilde oralarda yer bulamadık. İnsanlar takımları en yüksek düzeyde futbolcu transfer alımı yaparak takımlarını kuruyorlar ve buralar da mücadele edebiliyorlar.

Bu arada Aydın iline bağlı Didim'de ikamet eden arkadaşımız Erdoğan Şahin bu yazdıklarıma alınmaz herhalde. Hem arkadaşımı burada anarken bir yer de kendisine latifte bulunayım dedim. Bir bloğun da Roberto Carlos transferin de Fenerbahçe'nin yanlış politika yaptığını dile getirmişti de.
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=44826

1998 yılında Aziz Yıldırım başkanlığında hiçbir şekilde taviz vermeyen Fenerbahçe kulübü yıllar geçtikçe büyüdükçe büyüdü. Duvarları çatlamış bir stat yenilendi. Tesisler kazandırıldı. Fenerium yaratılıp ülkenin değişik yerlerinde mağazalar açıldı. Kulüp kendi ürünlerini halka sunmaya başladı. Orada kazanılan gelirler kulübe aktarıldı. Roberto Carlos transferlerin de olduğu gibi isimler yazılı formaların satışına sunuldu. Oralardan gelen gelirle transfer ücretleri ödendi. Taraftar kartı çıkartıldı ve bu kartlarda belli bir ücret karşılığında taraftarların satışlarına sunuldu. Böylece kulübün kasasına belli bir miktar da kazanç sağlandı. Hem kulüp güçlendi hem de taraftara belli yerler de yapacağı alışverişler de sağlanan indirimlerden faydalandı.

Şampiyonlar Ligin de mücadele etmek ve üst sıralar da kendine yer bulmak isteniliyorsa kazanç yönünden de güçlü olmak gerekmektedir. İşte Fenerbahçe’mizin yaptığı bu zaten ve o denli güçlü olduğun an ismin de ön plana çıkar. Bir de burada bir aile olursan (ben bunu da görebiliyorum) herkes seninle ilgilenir, senin takımın da oynamak ister. Mesela Real Madrid takımında oynayan Roberto Carlos’un Fenerbahçe’ye gelmesi ki bu çok önemli bir olaydır ve büyük bir şanstır Türk futbolu adına.

Şimdi çeyrek finallerdeyiz. Düşünebiliyor musunuz bir Alman, bir İspanyol, bir İtalya, üç tane de İngiliz takımı ile birlikte bir Türk takımı çeyrek finaller de. Belki yarı finale de çıkacağız oradan da finallere gideceğiz. Belki kupayı kaldıracağız. Elimiz oralara uzanabilmek için belki bu sene yetmeyebilir. Ama gönül orada bir Türk takımının olmasını kim istemez ki.

Başarı o zaman Aziz Yıldırım’ın mı olacak. Bilakis hayır. Ama onun önderliğin de yapılan transferler, özveri ile çalışma, taraftarlardan gelen destek hepsi ama hepsi bir araya gelince Avrupa’dan bir kupa gelecek.

Özelikle bir kupa almakla ve o kupayı rafa kaldırmak ve onunla övünmekle olmaz. O kupa yıllarca rafta pas tutmuş çürümüş tozlanmıştır. O Kupanın bir yenişi gelmelidir. Bu çalışmayı da Fenerbahçe yapmaktadır. Belki bu sene belki de en yakın bir gelecekte. Ama olacak. Ben buna inanıyorum.

Duyurulur. Bir bayram olacak ama ne zaman?

Bu sene hayal görmek istemiyorum. Sonuç ne olursa olsun. Biz orada devamlı olalım yeter.

Evet sekiz takımdan yedisi belli oldu. Sekizincisi ise 11 Mart'ta İtalya'da oynanılacak İnter-liverpool maçının sonuçunda belli olacak. İlk maçı Liverpool 2-0 kazanmıştı. Bana göre en yakın sekizinci çeyrek finale yükselecek takım olarak şimdiden Liverpool'u görmekteyim. Az bir ihtimal da olsa İnter’in de tur atlama şansı vardır.

Asenal, Barcelona, Chelsea, Fenerbahçe, Manchester Unt., Roma, Schalke 04 ve İnter- Liverpool’dan ikisinden biri 2007-2008 sezonu Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final de adını yazdıran takımlar.

Bu şampiyonluğu daha önce 9 kere Real Madrid, 7 kere de Milan kazanmış. Bu kupayı en fazla kazanan 2 takım olmalarına rağmen çeyrek finallere kalamamaları Fenerbahçe'mizin onlardan ne kadar iyi bir durumda olduğunu göstermiyor mu? Biz 2002 Dünya Kupasında Dünya üçüncü olarak geçmişte ki dünya kupası şampiyonlarını sollamış olmadık mı? O zaman Galatasaraylılar gocunmasınlar ve geçmişleri ile övünmesinler. Bizler Fenerbahçeliler olarak onları çoktan solladık. Geçmişe bakıyorlarsa UEFA'nın son 5 yıla bakarak yapmış olduğu sıralamayı göz önüne alsınlar. ÜEFA ve Süper Kuoayı aldıkları yıl o sıralamada ilk sıralarda olurken şimdi kaçıncı sıradalar.

Ben daha önce 16 takım arasında giren takımların listesini verirken bir dilekte bulunmuştum. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80612

Bu sefer de "Yarı final" ve "Final"de hatta "Şampiyon Fenerbahçe" olarak Fenerbahçe’nin adını yazmak dileğimle… Saygılarımla.

 
Toplam blog
: 540
: 3176
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..