- Kategori
- Spor
Fenerbahçe'nin hazır görünüşünün düşündürdükleri

Fenerbahçe dün Sakarya’da iyi bir prova yaptı. Hafta içinde yarım kalan Shakhtar karşısında da eksik kadrosuna karşın kötü görünmemişti.
O maçın eksiği goldü. Shakhtar da bu kadro için gol atmak adına en zor takımlardan biriydi. Lucescu’nun doğru kademe kurgusu gol pozisyonu yaratmayı bile güçleştiriyordu.
Stoch ve Dia’lı dengeli kanat organizasyonları Fenerbahçe’yi Shakhtar karşısında gole yakın taraf gösterdi.
Golü de bulabilmiş olsaydı muhtemelen taraftar biraz daha karşılaşmayla ilgilenecek ve maçın yarım kalmasına neden olan eylem ertelenecek, belki de hiç yaşanmayacaktı.
Fenerbahçe’nin geçen seneden çok daha hazır ve oturmuş bir takım görüntüsüyle sezon açmış olduğunu hemen söyleyebiliriz.
Bundaki en önemli katkı ise bu oyun kurgusunun ve anlayışın şampiyonluk getirmiş olmasıdır.
Futbolcular kenardan oyunu kuran, yönlendiren başarısı kanıtlanmış Aykut Kocaman’a çok daha inanıyor ve güveniyorlar.
Sakaryaspor’un Fenerbahçe’nin ne oynadığını görebilmek ve bunu test edebilmek için çok da doğru bir takım olduğunu söyleyemesek de dünkü ve yarım kalan maçı bir araya getirdiğimizde bir kanaat oluşabiliyor.
Stoch ve Dia’nin ikisinin birden oynaması geçen seneden farklı tercihlerdi. Dia’nın Niang’ı, Stoch’un da Santos ve Alex’i aradığını net olarak izledik. Ancak bu iki oyuncu da işini önemseyen bir anlayışla görev yapmaya çalışıyorlardı.
Golcülerin yokluğunda tam saat mesai yapmaya başlayan Semih’in Emre ile birlikte Fenerbahçe’nin sahadaki lideri olduğu bir gerçek.
Emre de Alex’in olmadığı kadroda onun görevini yapmaya çalıştı.
İlk defa forma bulan Orhan Şam hem dış görüntüsü hem futbolculuğuyla sanki sahadaki ikinci Mehmet Topuz gibiydi.
Mehmet Topuz ise bıraktığı yerden devam ediyor. Ceza sahasına kadar çok iyi mücadele ediyor, geliyor; o noktadan sonra bildiği her şeyi unutuyor sanki.
Fenerbahçe yıllardır hiç olmadığı kadar futbol oynamaya hazır bir sezon öncesi görüntüsü veriyor. Bunda kulübün içinde bulunduğu durumun etkisi var mıdır, sormak gerekiyor.
Futbolcular kendi kendilerine bir sorumluluk alıyorlar. Geçen sene elde edilmiş şampiyonluğun alın terlerinin ürünü olduğunu ispata çalışıyorlar.
Futbolcuların bu tutumuna saygı duymakla birlikte özellikle Zico döneminde sıklıkla tartıştığımız Fenerbahçeli futbolcuların maç seçtikleri, zorluk derecesi az maçlara konsantre olamadıkları yönündeki eleştirileri hatırladığımızda teknik direktörün yapamadığı şeyi üzerine alan Aziz Yıldırım’ın Azizciline uygulamasında futbolcuların profesyonelliklerini unutmasını düşünmeden edemiyoruz ve asla anlayamıyoruz.
Aziz Yıldırım bu duruma nasıl geldi, sorusunun cevaplarından bir tanesi de herkesin işini yapmamasından kaynaklı bir kontrolsüz güç yüklenimiydi. Keşke iş işten geçmeden herşey olması gerektiği şekilde gidebilmiş olsaydı da Aziz Yıldırım bu kadar çok topa girmeseydi.