- Kategori
- Şiir
Firak, aşk, naz ve vuslat

Bir gülün öyküsüydü bu, miskti, ateşti, aldı,
Al gülün yakışıydı bu, hardı, alevdi, şavktı,
Mevsim hem bahar, hem her dem kavurucu yazdı,
NARI-ATEŞTİ o, kızıldı, kordu, aşktı,
Bir kulun öyküsüydü bu, güzeldi, asildi, nazdı,
Bilge bir güzelin haliydi bu, aldı, mordu, beyazdı,
Yürüyüşü nehir akışı, bastığı yere can katandı,
NAR-I NAZDI o;
Allah’ın özenle bin yılda yarattığıydı,
Bir şehrin öyküsüydü bu, mertti, töreydi, şandı,
İrem bağlarına eşti hali, bolluktu, bereketti, kamdı,
Yaşayanı mert, mutlu, çeşmesinden rahmet akardı,
ŞEHR-İ AŞKTI o;
Seması, mistik efsaneler anlatırdı,
Bir ayrılık öyküsüydü bu, nazardı, acıydı, hüsrandı,
Ölüme eşti FİRAK, gündü, yıldı, asırlardı,
Çekeni gamlı, çiçeği kayıp, aşkı mahpus olandı,
FİRAKTI o;
Köksüz, sılasız geçmişsiz bırakandı,
Bir DÖNÜŞ öyküsüydü bu,
Kaderdi, efsaneydi, kaçınılmazdı,
Bir vuslat öyküsüydü bu;
NAR-I NAZIN, NAR-AŞKLA buluşmasıydı,
Aklın dili; mutluluktu, şükrandı
Gönülde çağlayan, DİCLE,
Gözden akan, FIRAT’ tı,
VUSLAT;
Bin yıllık kayıp gülün, efsane şehre dönüşü,
Bağrında açmasıydı, öz toprağının,
NAR-I NAZIN, ŞEHR-İ AŞK la buluşmasıydı,
Kardeşliğin adıydı GÜL;
Aldı, pembeydi, mordu, sarıydı,
UMUDUN;
Rengârenk açmasıydı.
Güldü, güzeldi, gülistandı.
Nazan Apaydın Demir
10.03.14
Muğla