​ Fırat'ın doğusunda, "Dün" ne oldu? "Bugün" neler oluyor? "Yarın" neler olacak?" :2 / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '15

 
Kategori
Siyaset
 

Fırat'ın doğusunda, "Dün" ne oldu? "Bugün" neler oluyor? "Yarın" neler olacak?" :2

Fırat'ın doğusunda, "Dün" ne oldu? "Bugün" neler oluyor? "Yarın" neler olacak?" :2
 

"Hayal fakirin ekmeğidir"; ye ye bitmez!


DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU, "GÜNEY KÜRDİSTAN"LA BİRLEŞECEĞİ GÜNE KADAR TÜRKLERE BIRAKILIYORDU...

......Devamla...

Bir önceki bloğumda, 18 Ocak 1918'de, Paris'te 32 devletin temsil edildiği bir konferans toplandığını ve bu Toplantıya katılan bu kadar çok sayıda devlete rağmen, Konferans'ta alınan kararlarda, başta Amerika olmak üzere, İngiltere ve Fransa'nın etkili olduğunu belirtmiştim...

Bu Konferans'ta, konumuzla ilgili olan aşağıdaki hususlar görüşüldü ve karara bağlandı :(1)

- ABD Başkanı Wilson, "Savaştan sonra Türkiye haritadan silinecektir" diyor...

- ABD Dışişleri Bakanı Cabot Lodge ise, "Türkiye, uygarlığın başına bir beladır. Türkiye Avrupa'dan çıkarılmalı, Ermenistan devleti kurulmalıdır" diyor...

- Ortadoğu'yu işgal altında tutan İngiltere ise, "Musul petrollerini güvence altına almak için Kürdistan Devleti'nin kurulmasını" destekliyor.

Not : Acaba bu düşüncelerin, Fırat ve Dicle'nin köprüleri altından geçen sularla akıp gittiğini düşünebilir miyiz?

 

-- Hazırlanan bütün raporların birleştiği nokta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Amerika himayesinde bir Ermeni Devleti ve Musul Vilayetini de içine alan bir bölgede de, İngiliz kanatları altında bir  Kürt Devleti'nin kurulması idi.

17 Kasım 1919 günü, Lord Curzon, Ortadoğu işlerine ilişkin Bakanlıklar Arası Komite'de yaptığı bir konuşmada, "şahsi eğiliminin Güneydoğu Anadolu'yu Mezopotamya'dan(x) ayırmak, Musul'u ise Irak'a dahil etmek olduğunu"(2) söylemiştir.

Ancak, Güneydoğu Anadolu'daki Kürtler, "Ermenistan ve Irak Mandası altında yaşamaktansa, alıştıkları Türk egemenliğinin devamını tercih ettiklerini" belirtmişlerdir...Ayrıca, Erzurum ve Diyarbakırlılar, Sadrazam'a telgraf çekerek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun, Osmanlı İmparatorluğu'nun ayrılmaz parçası olduğunu" da ifade etmişlerdir.(3)

-- 1920'lere gelindiğinde, İngiltere'nin Mezopotamya ve Güneydoğu Anadolu bölgesini içine alan Kürt Devleti fikri konusunda kesin bir uzlaşmaya varılamıyordu.

En son, İngiliz Hava Kuvvetleri'nde, "Mezopotamya kuzey ve doğu hudutları" adı altında yapılan bir çalışmada, günümüze de yansıyan bir proje ortaya çıktı...Buna göre(4) :

"Kürdistan'ın doğal sınırları yoktu. Mütareke, sınırları zaten Kürdistan'ı ikiye bölmüştü. Güney Kürdistan'ın birbirinden ayrılacak hudutlarını tespit de pek mümkün değildi. Bir birleşik Kürt Devleti kurmak  için halkta gerekli milli bilinçlenmenin olduğunu varsaymak da yanlıştı.(Yukarıda belirttiğim gibi, bölge halkı da bu duruma sıcak bakmıyordu.cd.)...Yegane çözüm, Bağdat'taki Ararp Hükümeti'nden ayrı bir İngiliz danışmanlarının denetiminde Güney Kürdistan'da bağımsız devlet kurulmasıdır...Bu öneriye göre; DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU, GÜNEY KÜRDİSTAN'LA BİRLEŞECEĞİ GÜNE KADAR TÜRKLER'E BIRAKILIYORDU"

Not : Batılıların, özellikle de İngiltere ve Fransa'nın o günlerde olduğu gibi günümüzde de, Musul bölgesini içine alan Kuzey Irak için "Güney Kürdistan" demeleri dikkat çekici değil mi? Onlara göre, "Kuzey Kürdistan" da, ülkemizin Güneydoğu bölgesidir. Nihai hedef, her iki Kürdistan'ın birleşmesi ile oluşacak "Büyük Kürdistan"dır...Hiç unutmuyorum, 2009'da, Diyarbakır'da yapılan bir mitingde, bir DTP'li yaptığı konuşmada "Kuzey Kürdistan" sözünü de kullanmıştır.

Bunun için olsa ki, Sosyalist Enternasyonel'in 1993 Ekim ayı toplantısında, Avrupa Sosyalist Parlamento Grup Başkanı, bu toplantıya katılan Türk heyetinin bir yetkilisine;

"KÜRDİSTAN'DA İŞLER NASIL?" diye sorabilmiş ;

İngiltere Dışişleri Bakanı Robin Cook da, Londra'da bir gazeteciye verdiği demeçte, "TÜRKİYE'NİN DOĞU SINIRLARI TARTIŞILMALDIR" diyebilmiştir...

 

Devam edecek...

 

cdenizkent

 

 -------------------- :

(1) Cahit Kayra, Sevr Dosyası, İstanbul: 1997, s. 36

(x) Mezopotamya : Yunanca; "ırmaklar arasındaki ülke"...Aslında, Basra Körfezi'nden başlayarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Toroslar ve Kafkasya'ya kadar Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki ve çevresindeki toprakları içine alan geniş bir bölgedir.(AnaBritannica, Cilt-22)

(2) Mim Kemal Öke, Musul ve Kürdistan Sorunu(1918-1926), Ankara: Türk Kültürü  Araştırma Enstitüsü,  1992,  ss. 36-39

(3) A.g.y.,  s.36 

(4) India Office Records(L / PS /10 / 782, P. 2953), Londra: 14-4-1920'den M. Kemal Öke, A.g.y.,  s.71

 

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..