- Kategori
- Deneme
Fısıldadı Kulağına Grinin Meşk Tonunu Usulca

_____________________________________________________________________________________________________
Iskalarcasına ıslık seslerini yalnız ve de mahzun gecenin, hiç gün doğmayacakmışçasına suskun ve aşk alı gözlerle bakıyordu bir köşesi kırık camdan dışarı firari gözyaşlarına inat. Nefret ediyordu sahte umutlarla gün yüzü görmemiş hüzünlere doğan güneşten. Beyhude çırpınışlarıydı oysa soluksuz kılan cılız çaresizliğinde yüreğin.
Daldı uzaklara! Azmin her katına heybet katan zirvesiz dağlara çağırıyordu sanki uçsuz bucaklı yollar. Yerinden çıkacakmışçasına atanın durmasını dilediği anlara şükretmekle geçen ömrü de tüketmiş, ısmarlama yaşıyordu acabalarla. Ilık, derin; ama kıyasıya hoyrat duygulardı ruhunu şevkle kamçılayan.
O vakur buğunun vazgeçilemeyen edasıydı hayatı her pahasına sevdiren de yasemin kokulu tenin çığlıklarına vurgundu hasret yorgunu dudakları. Öptü, bir daha öptü yârini uzaklardan kanasıya. Fısıldadı kulağına grinin meşk tonunu usulca.
Bilinçsizce kapadı gözlerini sürgün yemiş damlaların çağlayışından bihaber. Hissetmedi dizlerinin isyanını bitkin benliğin vedasında. Sarıldı soğuk toprağın kollarına. Ve sonsuz karanlığın huzuru, aşkın biçare çırpınışında.