- Kategori
- Deneme
Yaşanmamış Hayatların Çekilmiş Çileleriydi Ömrü Hoyratça Tüketen

_______________________________________________________________________________________________________
Hiç solmayacakmışçasına gülümserken yaz mahmuru aşkın telvesiz hicrine, bir nefes esintinin kollarında süzüldü özüne toprağın. Hüzün sinmiş nemin sardığı kurumuş bedene sızan en ulvî sevdaydı onlarınki. Hazanlar boyu iç geçirmişti kalpten çoşan buğunun ışıltısındaki resme. Grikarası bulutların taçlandırdığı hırçın zirvelerin vakur suflekârıydı oysa.
Peteksiz kovanlar gibi yapayalnız kalmaktı uçsuz hayallerin bergüzârı. Râbb’in kayrasında vuslatı dilemek belki de. Biliyordu, en mutena arzuları kucaklamak için ateş saçmalıydı harelenmiş gözler gene. Ve en nadide kıpırtısında yüreğin, ilahî sahibesiydi câna hasret saâdetin.
Hissî hülyâların sırılsıklam olduğu yıldız yağmurlarında biçare seslenişi ıssız benliğine doludizgin isyanıydı mâhpârenin. Yaşanmamış hayatların çekilmiş çileleriydi ömrü hoyratça tüketen. Bir fiske umutla ayıldı serhoşluğundan. Titriyordu arşa uzanan elleri. Atfedilmez aydınlanmanın eşiğinde bir neferdi o.