​ Fotoromandan hallice... iki güzel kitap / Edebiyat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '08

 
Kategori
Edebiyat
 

Fotoromandan hallice... iki güzel kitap

Fotoromandan hallice... iki güzel kitap
 

Son iki hafta içinde bana göre oldukça sürükleyici olan iki kitabı bitirdim. İlki "Boleyn Kızı", ikincisi de "Kraliçenin Soytarısı". Başlığımı da 'fotoromandan hallice' olarak yazdım, bana göre bir solukta bitirdiğimiz fotoroman hikayeleri gibi bu kitaplar. Ama internette araştırma yaptığımda öyle güzel ifadelerle kitaptan söz edildiğini gördüm ki, yalnızca kitapların okunması değil, haklarında çıkan yazılarında okunmasının da önemli olduğunu düşündüm.

Z.Heyden Ateş, Radikal deki yazısında Boleyn Kızı hakkında;

Gerçeklere dayanan kurgu biyografiler sayfasına ilginç bir ek daha: Boleyn Kızı. Ama bu seferki 16. yüzyılda üç kısa yıl için İngiltere kraliçesi olup sonunda kellesini kaybeden meşhur Anne Boleyn'in değil, onun kardeşi Mary'nin hikâyesi. Tarih kitaplarının çoğunlukla silik bir karakter olarak değerlendirdikleri Mary'ye yazarın giydirdiği kişilik etkileyici. Philippa Gregory'nin konuyu dokuyuşu, aristokrasiyi ve klostrofobik saray ortamını işleyişi ise tam anlamıyla muhteşem. Umarız serinin devamı gelir.... diye yazmış. Gerçekten de serinin ikincisi de geldi ve gerçekten ilk kitapdan da daha etkileyici.

Kitapçımın önerisi ile almıştım "Boleyn Kızı" kitabını. Tarihi kişiliklere dayanan bir roman tabiki ama 'kurgu biyografi' tanımlaması bu kitabı tam olarak ifade ediyor. Yazısında 'klostrofobik saray ortamı' tanımlamasını da okudum, bu da tam yerinde olmuş. Kitap 13 yaşında saray ortamında yaşayan ve üstelikte evli olan küçük bir kızın gözlerinden idam sahnesinin anlatılışı ile başlıyor. Kitap entrika, ihtiras, çarpık ilişkiler, ölüm cezasına giden olaylarla ve acımasız ruhlarla devam ediyor. Duygusal haller ve erotizm de yer yer sahne buluyor ama öyle çok entrika var ki, karakterler sıklıkla hırslarına yenik düşüyor ve duygularını yitiriyorlar. Kitap oldukça akıcı bir dille yazılmış, tarihi ve biyografi türünde bir roman olmasına karşın rakamsal veriler sıkmıyor insanı. Daha neler olacak diye merak ederek kitabı bir solukta bitirmek istiyorsunuz. Film olarak da bir an önce izleyebilmeyi istiyorum.

İkinci kitap "Kraliçenin Soytarısı", da ilk kitaptaki anlatımla başlıyor, böylemi devam edecek diye düşünürken, birden bambaşka bir kişilik üzerinden kitap devam ediyor. İlk kitaptaki gibi ilişkilerde entrika hakim, biraz gerçeküstü duyumlarda eklenmiş ve daha masalsı bir karakter kazanmış. Soytarı Hannah'ın bir ayna karşısında geleceğe dair işaretler görmesi, Nostradamus'un kahanetlerini anımsatıyor. Bu masalsı hakimiyete karşın, "Kraliçenin Soytarısı" bana göre içeriği daha zengin bir kitap ama yine de "Boleyn Kızı"nı okumadan bu kitap okunamayacağı için birbirini tamamlıyorlar demek daha uygun olacak.

Okunması rahat, sürükleyici ve ilgi çekici bu kitapları en kısa zamanda edinmenizi öneririm. Ben yanımda taşıyıp, kısa süreli araç yolculuklarında bile okudum. Saray ahalisinin sorunlarını okuyunca kendinize ve çevrenize dair sorunları unutuveriyor insan. Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum, sevgilerimle

Kaynaklar

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=4706

http://www.sabah.com.tr/2008/02/11/gny/haber, C32E207098EB45A3B793CA8C6CB0397A.html


Resimler kaynak

http://www.aktifpaylasim.com/imagehosting/1469793e0cc0db.jpg
http://www.cinefan.net/upload/1191263723.jpg
http://img3.mtime.com/mg/2007/37/ee203ee0-417e-4c06-89eb-6e9a328215b0.jpg
http://img267.imageshack.us/img267/6807/untitled2kg6.png

 
Toplam blog
: 196
: 6404
Kayıt tarihi
: 30.03.07
 
 

Uzman doktorum, kendimi bildim bileli çalışıyorum. Kendi adıma  yaşamdan beklentim, huzurlu ve ko..