- Kategori
- Futbol
Futbol bahane, stad şahane

Zemin çok fazla tartışılmış olsa da, Kadir Has Stadı gerçekten muhteşem görünüyor. Bu stadın yapılması, sadece Kayseri için değil, Türk futbolu için büyük kazanç. 'Neden ülkemizde Avrupa/Dünya Şampiyonası yapılmıyor' sorusunun cevabını 'Türk'ün Türk'ten başka dostu yok'ta bulanlar, Fenerbahçe ve Olimpiyat Stadı dışında maç seyretsinler, maça giriş ve çıkışta pestil olsunlar, tuvalete girerken burunlarını tıkasınlar, yağmurda sırılsıklam olsunlar, ondan sonra konuşşunlar. Neyse ki doğru cevabı bilen bazı yoneticilerimiz var da, Kayseri Stadı gibi, Fenerbahçe Stadı gibi güzel örnekler yayılmaya devam ediyor. Tabii buna hala uğurlardan medet uman Milli Takım yöneticilerinin de destek vermesi gerekiyor. Yoksa ne Fenerbahçe Stadı, sadece Fenerliler gelsin diye yapılmıştır, ne Kayseri Stadı sadece Kayserililer gelsin diye. Emeği geçen herkese tebrikler..
Fenerbahçe son haftalarda yerleşik bir özgüvenle futbol oynuyor. Bu da çabuk pozisyon ve çabuk gol bulmasını sağlıyor. Bu maçta defansında büyük açıklar vermedi. Lugano-Edu birlikteliği, giderayak formunun zirvesinde. Buna tabii Kayserispor'un istekli olmasına rağmen dağınık futbolunun da faydası olmuş olsa da, ne yaptığını bilen, doğru zamanda kademeye giren bir defans anlayışıyla, oynadı Fenerbahçe defansı. Kayserispor, bu kadar fazla Fenerbahçe yarı alanında kalmayı başarsa da, 'bu da kaçar mı?' pozisyonları bulmadı.
Kalecinin bir maçta ne kadar etkili olduğunu, bir kez daha bu maçta gördük. Bir tarafta ilk yarıda Mehmet Topuz'un uzaktan iki muhteşem şutunu uçarak kurtaran Volkan, bir tarafta Roberto Carlos ve Alex'in uzaktan iki muhteşem şutunu kurtaramayan Suleymanou. (ilk şutta topu hakimiyetine alamadığı için gol geldi) Ancak yine de Volkan'ın yine sinirine hakim olamayışı sonucunda gördüğü kırmızı kart, maçın sonucuna tesir etmediyse, Fenerliler yatıp kalkıp muhteşem oynayarak Volkan Babacan'a iş bırakmayan Fenerbahçe defansına dua etsin.
Sağ kanatta Deivid, muhteşem karlı bir sözleşme yapmasının etkisiyle midir bilinmez, kayıplarda. Oyuna hiçbir katkısı olmadan , ne suya ne sabuna dokunmadan, maçı bitirmeyi başarabildi. Aragones ise bu duruma kaç maçtır seyirci kalarak Deivid'e 'alternatifsizsin' mesajı veriyor. Halbuki kulübede genç ve çok yetenekli Gökhan Emreciksin var. Aragones'in hem Deivid'e gözdağı vermek adına, hem de genç futbolcusuna şans vermek adına ileriki maçlar için bu değişikliği yapması, Fenerbahçe'nin yararına olacak.
Fenerbahçe neredeyse bir yarıyı 10 kişi oynadı, bol sertlikli, az pozisyonlu geçen maçı kontrolünde tutmayı bildi, bu da büyük takım farkından kaynaklanıyor. 2-0'dan sonra kim olsa aynı kontrollü oyunu oynardı, hele de rakip Kayserispor ise.
Mehmet Topuz, Kayserispor'un satmayıp da beslediği starı. Bu takımın her şeyi gibi görünüyor. Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var. İstiyor ki tüm toplar onda toplansın, insiyatifi sadece o alsın, başka futbolculara yeteneklerini gösterme şansı bırakmıyor bu görüntü. Bu şekilde, Mehmet Topuz iyi oynayınca iyi oynayan takım, Mehmet Topuz kötü oynayınca kötü oynuyor. Ancak sorumluluk paylaşılsa, Kayserispor'un çok yetenekli oyuncuları var. Takım bile bile kendini bu maçtaki gibi havanda su dövmeye sürüklüyor. Kayserispor, stadının verdiği gücü lehine çevirecek bir futbol oynamadı ve avantajı kullanamadı. Bir an önce bu stada yakışır bir seyirci(cılız tezahüratların ve çekirdek çitleyen seyircinin yerini Kayserispor 'taraftarları' alması lazım) ve bu stada yakışır bir takım yaratmaları şart.
Fenerbahçe'nin bu galibiyeti, lig yarışını tam anlamıyla 5 takımlı bir hale soktu. Puanlar birbirine çok yakın, Sivas ve Trabzon düşüşe geçmişken, 3 büyüklerin kazanma isteği ve iştahı artıyor. Sanki yıllardır değişmeyen ezber bu sene de değişmeyecekmiş gibi bir hisse kapılmaya başladım. Zamanın ne göstereceğini hep birlikte göreceğiz.