Maçın adamı Deniz Barış zeka şoku yaşattı... / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '09

 
Kategori
Futbol
 

Maçın adamı Deniz Barış zeka şoku yaşattı...

Maçın adamı Deniz Barış zeka şoku yaşattı...
 

İlk yarı için yazdıklarım aşağıda duruyor. Deniz Barış için içimden gelse de bir sürü şeyi yazamadım. Öyle gol kaçar mı diye... Ama adam öyle hareketler yapıp, o kadar muhteşem bir gol attı ki; şu an bir zeka şoku yaşıyorum...

Bu iki takıma son dört gün içinde oynadıkları futbol, bol gol ziyafeti için teşekkür ediyoruz.

Gerçekten heyecan dolu iki 90 dakika izledik. Gülen taraf yine Fenerbahçe oldu. Fenerbahçe'nin büyük maçlara nasıl hazırlandığını biliyoruz artık. Sanki Cumartesi günü oynanan maç bitmemiş, üçüncü devresine çıkmışlar gibi mücadele ettiler. Azimle, gayretle, iyi niyetle gittiler geldiler.

Girişte gol anında yazdığım yazıyı aynen bıraktım, Deniz Barış bu maçın adamıdır. İlk yarı akıl almaz bir gol kaçırırken beni şaşırtmamıştı; tipik bir Deniz Barış vuruşu diye düşünmüştüm. Ancak, o gol öncesinde iki dakika içinde yaptığı şeylerle Deniz Barış kimliğinden sıyrılıp, bir anda Gerrard oluverdi. O gol çok önemliydi. Çünkü Fenerbahçe'nin bütün gol ayakları susmuş, akıl almaz goller kaçıyordu. Deniz Barış belki de Fenerbahçe'ye kupayı getirecek golü attı.

Edu'nun attığı gol, İlker Yasin'in deyimiyle "hem gol, hem penaltıydı." Karambol anında Lugano'ya yapılan hareket kesin penaltıydı. Ancak Edu topu kalenin içine itiverince Sivaspor için herşey bitmiş oldu.

Sivasspor'un attığı gol de muhteşemdi. Ne baraj, ne kaleci; Deniz Barış ne kadar akıl dışı bir gol atmışsa, Bilica'nın metafizik şutu da öyleydi.

Üçüncü golden sonra Sivasspor'un kazandığı serbest vuruşta Volkan kapatmadığı köşeden topu çıkarması ise alkışlanacak bir kurtarıştı. Kaleci böyle şutları çıkaran futbolcuya denir işte.

Fenerbahçe'de bir şeyler oturuyor. Oturmasının sebebi de ısıran oyun oynaması. Aragones yaptığı değişiklikle sanki ikinci golün hazırlayıcı olmuş gibi görünse de sol kanadın 35 yaşındaki Carlos'un ayaklarına terk edilmesi akıl alır gibi değildi. Üstelik o Carlos sürekli ileri çıkıyordu. Önder'in çıkışı ve Edu'nun girişi şart mıydı; ne tür bir taktik değişikliğiydi, Aragones'e sormak lazım. Semih'in çıkması da şart değildi.

Fenerbahçe iki Sivasspor maçıyla neler yapabileceğini gösterdi. Şimdi herkes Kayserispor maçını bekliyor. Bu maçı 3 puanla kapattığında ligin şekli çok değişecek kuşkusuz.

Bu skor kupa için yeterlidir. Kupanın adı da belli olmuştur artık.

26 yıldır bu kupayı alamayan Fenerbahçe'nin son yedi sene içinde bu kupada neler yaptığına da bir bakmak lazım. Bu kupada Fenerbahçe hakemler yüzünden çok şey kaybetti. Ve son olarak diyorum ki; iyi bir hakemle de 26 yıllık hasret bitecektir.



İlk yarı...

İçimdekini hemen yazayım da kurtulayım.

Deniz Barış! Hani insanın ayağına bazen öyle kısmet gelir ki, sen onu da kullanamazsan, ben sana ne diyeyim?

Aynı yerde ilk Semih kaçırdı. Topa öylesine şut şekti ki, sanki top kaleciye gelirse onu kurşun gibi delip geçsin istedi. Oysa, topun dibine girip, çok sakip ve insanın kanını donduran bir vuruşla kalecinin üzerinden topu aşırtabilirdi.

İşin tuhafı, benzer golü bir de Deivid kaçırdı. O da çok sert şut çekti. Çok basit bir vuruşla kalecinin yanından geçirebilirdi topu.

Olmadı.

Üç gün önce ilk yarsında beş gol izlediğimiz bu takımın bu gece ilk yarıyı golsüz kapatmalarının nedeni bu üç kader anı.

Aslında duran top organizasyonu konusunda da bir iki şey söylemek gerekiyor. Carlos varsa takımın duran top organizasyonu tam bir kriz yaşıyor. Bir korner, üç duran top organizasyonu ceza sahasına girmeden bitti.

Sivasspor maça çok sert başladı. Onu gördük. Hakem ilk on dakikadaki bu sertliğe izin verdi. Daha maçın birinci dakikasında Alex'e yapılan hareket sarı karttı. Faruk'un Deivid'i arkadan çelme takarak düşürmesi ise kırmız karttı. Topla alakası olmayan bir pozsiyonda sen direkt rakibe, üstelik arkadan müdahale ediyorsan bunun karşılığı atılmaktır. Ama iyi ki atılmadı. Çünkü Fenerbahçe on kişi kalmış takımlara karşı çok zorlanıyor. Sonra Fenerbahçe de bu sertliğe karşılık verdiği ilk pozisyonda sarı kartı gördü.

İlginç tabii...

Uzay Gökerman

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..