- Kategori
- Futbol
Futbolda faturayı yanlış adrese kesmek!...

Kaçmak!...
Statlarda eylem yapmak, koltukları yerinden sökmek, parçalamak, sahaya atmak....
Seyircilerinin, futbolcuların, hakemlerin can güvenliğini tehlikeye atmak...
Adam dövmek...
Sonra da olup bitenlerin faturasını kulüplere ödetmek...
Faturayı hükmen yenilgi, saha kapatma, seyircisiz maç, para cezası olarak kesmek...
(Faturayı kesen Federasyon'un ise belli bir ölçütü yok; kayırmacı bir tutum içinde.)
Bütün bunlara yol açanlar, “taraftar kılıklı” saldırganlar/ eylemciler nerede?
Yapılanların faturasını kulüpler, futbol takımları öderken, fatura kesilmesini sağlayanlara niye dokunulmaz?
Onlar birer eylemci değil mi?
*****
Ankara’da ÖDTÜ’lü ve Hacettepeli öğrenciler, otobüs ücretlerini protesto etmek için otobüslere bedava binmek istiyor. Otobüs şoförü durumu polise bildiriyor. Eylemci öğrenciler göz altına alınıyor. Belediye Başkanı Melih Gökçek, otobüs şoförünü ödüllendiriyor.
Sadece bu örneği görmek bile şunu dedirtir:
Statlarda eylemci olmak varmış!
Yak yık, vur kır, kafa göz yar!..
Ne yaparsan yap, her şey “mübah” sana!
Fatura nasıl olsa kulüplere, takımlara kesiliyor.
Öyle naylon fatura değil, ağır mı ağır bir fatura!
Öyle, okul yolunda otobüs çevirirsen eylemci olursun!
Stat yolunda çevirirsen eylemci değil, taraftar olursun!
Taraftarın dokunulmazlığı var!
*****
Adam mı döveceksin?
Toplarsın yanına birkaç kişi, gidersin maça, bulursun bir bahane, bahaneye de gerek yok, saldırırsınız bir anda....
Ardından da, takımının en etkili sloganını atarsın.. Nasıl olsa başkaları da sana katılır.. Olursunuz bir ordu... Dayak yiyen, yediği dayakla kalır!
Sen mi?
O mu?
Siz mi?
Birer muzaffer kumandansınız!
Nasıl olsa maçlarda yapılanların cezası yok!
Ceza, yapana değil, o anda içinde bulunduğu yerdeki seyircilerin tuttuğu kulübe/ takıma kesiliyor.
Bu, karamizah değil de ne?
Başka bir ad bulamıyorum olanlara!
Bilmem, siz buluyor musunuz?