​ Olay çıkaran seyirci kahraman, futbol takımı suçlu! / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '10

 
Kategori
Futbol
 

Olay çıkaran seyirci kahraman, futbol takımı suçlu!

Olay çıkaran seyirci kahraman, futbol takımı suçlu!
 


Suç, karşılıksız kalır mı?

Suç, karşılıksız kalırsa ne olur?

Suç işleyen değil de, onun eyleminden başkaları suçlu sayılır, cezalandırılırsa ne olur?

Sorular, soruları kovalar; kovalama sürerse, yazı da “soru yüklü yazı” olur.

En iyisi, biz, soruları bırakalım bir yana, Ahmet Mithat Efendi’nin dediği gibi “sadede gelelim”, konuya girelim:

*****

Futbol maçlarında seyircinin taşkınlığı, maçların yarıda kalmasına, kulüplerin cezalandırılmasına yol açıyor. Maç ister dışarıda, ister içeride oynansın, bir takımı tutan seyirci taşkınlık yapıyorsa, fatura seyircinin takımına kesiliyor.

O seyirci, gerçekten o takımın gerçek seyircisi mı?

Bunu her zaman kestirmek de zor.

Takımın ceza almasına yol açan seyirci/ler, hiçbir şey olmamış gibi ellerini kolların sallaya sallaya ortalıkta dolaşıyorlar. Belki de, çevrelerinde birer kahraman edasıyla caka satıyorlardır.

Niye satmasınlar ki?

Takımları ya da caza almasını sağladıkları rakip takım, zarara uğramıştır.

Onlara için bundan daha büyük zevk olur mu?

Seyircinin taşkınlığının hangi boyutlara varacağını kestirmek hem kolay, hem zor.

Yapanın yanına kâr kaldığı, karar alıcı ve uygulayıcıların günü kurtarmak için “laf ürettiği” bir ortamda, işlerin düzelmesini, rayına oturmasını beklemek hayal olmaktan öteye geçemiyor.

Diyarbakırspor maçlarıyla gündeme oturan maç iptalleri, bu iptallerin doğurduğu/ doğuracağı sonuçlar üzerinde düşünme zamanı çoktan geldi de geçti...

Gel gör ki, suçlamalar, cezalandırmalar, asıl hedeflere değil de, aslında hiçbir suçu olmayan, mağdur olanlara yönelik.

Masum olanlar cezalandırılıyor!

Suçlu, suçu işleyen, caza almayı gerektiren ortamı yaratan/lar nerede?

Karşımızda, ama onlar sanki, özel görevli!

*****

Olay çıkaran seyirci, elini koluna sallaya sallaya ortalıkta dolaşır, sadece kulüpler cezalandırılırsa....

Futbol Federasyonu para cezası, saha kapatma, seyircisiz maç oynatma cezalarıyla, yönetmeliklerin gereğini yerine getirdiğini söylerse...

Güvenlik güçleri, olay çıkaranları izlemekle, bir yere kadar kovalamakla yetinirse...

Olaylar çıkan seyirciler, örnek oluşturacak cezalara çarptırılmazsa...

Genelkurmay Başkanı’ndan bilmem kime kadar, yetkili yetkisiz, herkes, ahkam keserse...

Olay çıkanların ardına düşülmesi, kimsenin aklına gelmezse....

Futbol emekçilerinin hakkını koruma konusunda kimse kılını kıpırdatmazsa...

Sadece kulüpleri cezalandırmak, iş yapmanın, yönetmelikleri uygulamanın “adı” olur!

Hepsi, bu kadar!

Hepsi, günü kurtarmak!

Hepsi, sorun çözmek değil, yeni sorunlara davetiye çıkartmaktır!

Sonuç, sıfıra sıfır, elde var sıfır!

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..