- Kategori
- Futbol
Galatasaray'ın Kilidi: Rijkaard'ın A Planı

Sezon başından beri belki de bu sene en yakından takip ettiğim takım Galatasaray oldu. Bu nedenle inişleri çıkışlarıyla birlikte takımın bir çok yönünü gözlemleme şansı yakaladım.
Bir çok maç değerlendirmesinde yazdığım gibi Galatasaray'ı diğer takımlardan ayıran başlıca özellilik "dinamik futbol" oyun karakteri oldu. Bu şablon sezonu Avrupa Kupaları maçları nedeniyle çok erken açmış Galatasaray'ın bol gollü galibiyetlerini izleme şansı verdi.
Galatasaray'ın Beşiktaş karşısındaki oyun dizilişi üzerinden bu dinamik futbolun ne olduğunu konuşmaya çalışalım.
Franco
Sabri - Emre - Servet - Hakan Balta
Mustafa Sarp - Mehmet Topal
Keita - Arda Turan - Kewell
Baros
Galatasaray yaklaşık olarak sahaya 4 - 2 - 3 - 1 şeklinde çıkmış; golü erken bulunca biraz daha orta sahaya gömülü oynamaya başlamıştı.
Rijkaard'ın B Planına gerek olmadığını söylediği A Planına göre ön libero karakterinde olan M.Sarp ve M.Topal'dan oluşan bir orta saha ile oynuyor Galatasaray. Bu bölgede son zamanlarda M.Sarp yerine Ayhan'ı da görüyoruz.
Bu ikilinin önlerinde ve kanatlarda Keita - Arda ve Kewell oynuyor. Galatasaray özellikle Keita oynadığı zaman sağ kanatı çok etkili kullanıyor. Burada ilginç olan şey bu üç futbolcunun sürekli yer değiştirmeleri ancak hep kanatlardan hücum etmeye çalışmaları. Özellikle Avrupa Kupası maçlarında bu kanat akınları çok etkili ve neticeye giden bir taktik olmasına karşın Süper lig maçlarında son zamanlarda takımın tıkanmasına neden oldu.
Çünkü Galatasaraylı forvet oyuncuları rakibin bütün defans oyuncularıyla birlikte dar alana sıkışıp kalıyorlar. Arda'nın üç kişinin arasından sıyrılarak orta yapması ya da iki kişiyi çalımlayarak ceza sahasına geçmesi belki Galatasaray taraftarını heyecanlandıran, Arda'ya ne kadar büyük futbolcu olduğunu hissettiren bir güzellik olsa da futbol adına risk taşıyan, çok efor gerektiren ve verimi de düşük bir eylem.
Oysa Eskişehirspor maçının özellikle ikinci yarısında biraz da rakip takımın etkili hücumları nedeniyle geriye çekilen Galatasaraylı orta saha oyuncularının ileriye ve araya atılan toplarla Baros'a boş koşu yaptırmaları çok daha etkiliydi.
Galatasaray'ın A Planına göre dört oyuncu rakip sahada atak geliştirirken orta sahadaki iki oyuncu sigorta görevi görmekte, geri dörtlünün sağında ve solundaki futbolcular da pozisyona göre ileri çıkmaktadır.
Böylesi bir oyun kurgusunda savunmanın en gerisindeki oyuncular maç boyu çok daha geniş bir alanı savunmak zorunda kalmaktadır.
Dün Daum sistemini incelerken takımın statik yapısının gücünden sağlamlığından söz etmiştik. O yapı uzun süren deneme yanılma maçlarından sonra oluşmuştu. Fenerbahçe'nin başlarda Şampiyonlar Ligi'nde çok kolay gol yiyen bir ekip olduğunu unutmalıyım. İngiltere'de 6-2 yenildiği Manchester United maçında Fenerbahçe'nin dizilişine bakanlar Rijkaard'ın A Planını görürler.
Galatasaray, Beşiktaş ve Panathinaikos maçlarının hemen başlarında gol bulmamış ve aynen Sturm Graz maçındaki gibi geciken gol bulmak için az önce anlattığımız plana göre hücum ediyor olsaydı skora bu kadar rahat ulaşabilir miydi?
Sanmıyorum.
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ya da Sivasspor... bence çok farklı değil, bize uygun taktiksel kurgu üç aşağı beş yukarı Fenerbahçe'nin uyguladığı sistemdir. Özellikle Avrupa Kupası maçlarında çok adamla gol bulmaya çalışmak büyük riskler taşır.
Ancak Galatasaray takımını Rijkaard'ın A Planına göre kurduğu ve Daum Sistemine uygun oyuncuları olmadığı için alternatif bir B Planı geliştirmede çok zorlanacaktır. Yani, Rijkaard istese de bir B Planı yaratacak örneğin defansif bir takım çıkaracak kadroya sahip değildir.
Örneğin, geçen sene bir kaç maç Kewell'a orta sahanın gerisinde görev verilmişti. Ancak Kewell o maçlarda çok başarılı olsa da bir Mustafa Sarp ya da Topal olamaz. Elano'nun oyun çizgisi belli; örneğin bir Cristian gibi oynayamaz.
Kuşkusuz Hakan Balta'nın zaman zaman stoper bölgesinde oynatılıyor oluşu da Galatasaray adına soru işaretidir.
Galatasaray'ın maçlarında bazı futbolcuların özverili, baskılı, mücadeleden düşmemeye çalışan bir oyun oynadıklarını gözlemliyoruz.
Sabri, M.Sarp, M.Topal, Sabri, Servet...
Bir takımın yarısı ileride fanteziler geliştirirken diğer bölümü rakiple boğuşarak 45 maçlık bir ortalamayla oynayamaz. Oynayamayacağının sinyalleri de geliyor.
Galatasaray, Kadıköy'de önemli bir sınav verecek. Bu A Planının işleyip işlemediğini göreceğiz. 9 yıllık yenilgi serisi matematiksel istatistiğe göre aslında Galatasaray'ı favori yapıyor. Galatasaray bu maçı kazanabilir de. A Planına göre Galatasaray Fenerbahçe'yi yenebilirse Fenerbahçe arayı açıp bu ligi götürür gibi geliyor bana.
Galatasaray'ı lige bağlayacak şeyse belki de bu maçı kaybetmelerine bağlı.
Uzay Gökerman