​ Galatasaray'ın orta sahasındaki sorun... / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '10

 
Kategori
Spor
 

Galatasaray'ın orta sahasındaki sorun...

Galatasaray'ın orta sahasındaki sorun...
 

1980’lı yılların ikinci yarısında gazetelerden takip ettiğimiz bir spor aktivitesi vardı. Karpov ile Kasparov dünya satranç şampiyonu olmak için kıyasıya rekabet içindeydiler. Karşılaşmalar Amerika’da yapılırdı ve bir sonraki gün Cumhuriyet Gazetesi’nde oyunun hamlelerini takip ederdik.

Beşiktaş’taki Barbaros Cafe ya da Rumelihisarı’ndaki Ali Baba bizim bu iki ustanın maçlarını incelediğimiz mekânlar olurdu. Bazı günler saatlerce tek bir hamlenin neden yapıldığına yönelik düşünür, tartışırdık. Bize göre öyle saçma hamleler yaparlar; ortada duran boş taşı almak yerine o kadar farklı bir taş oynarlardı ki ister istemez büyük ustaların birbirlerine nezaket yaptığını varsayardık.

Kuşkusuz bizim bildiğimizden çok daha fazla şey biliyorlardı ve hayatları bunun üzerinde dönüyordu. Ancak hiçbir zaman yaptıkları hamleler kusursuz değildi çünkü eninde sonunda biri ya kaybediyor ya da üst üste birçok karşılaşma berabere bitiyordu. Bir süre sonra oyunlarından zevk almamaya başladık.

Sporun içinde bu hep var.

Kuşkusuz yorumlarını yaptığımız maçlarla ilgili olarak teknik adamların sahaya çıkardıkları kadrolar, oynattıkları oyun, karşılaşma sırasında yaptıkları oyuncu değişikliklerinin geri planında bir düşünce var. Bu çoğu zaman bizim tahmin ettiğimizin fazlasıyla ötesinde bir yerde olabiliyor. Ancak her zaman sahaya yansımıyor ya da doğru olmuyor.

Bu girişin ardından Fenerbahçe ile ilgili de yazabiliriz. Ancak Galatasaray tercihimi kullanmak istiyorum; çünkü dün yazdığım yorumun eksik olduğunu düşünüyorum. ,

Rijkaard, sezon başında çok iştahlı dinamik bir futbol oynayan Galatasaray izlettiriyordu bizlere. Hatta sezona erken başlamanın yarattığı zorunluluk nedeniyle fazladan rotasyon da yapıyordu. Rakiplerinin üzerine kabus gibi çöken bu takımın neredeyse maç başı gol ortalaması da üç golü geçiyordu.

Ancak üst üste gelen sakatlıklar, cezalar ve formsuzluklar yüzünden Galatasaray’ın Rijkaard’ın doğru olduğuna inandığı taktiği çalışmaz oldu. Galatasaray’ın Kızılderililer gibi rakibinin etrafında dönerek oynadığı baskın futbolu geride çok büyük açıklar verdiği anlaşıldı. Ankaragücü, Trabzonspor ve Fenerbahçe maçlarında yenilen üçer golden sonra Rijkaard orta sahada üçlü bir blok oluşturdu. Bu ileriden bir futbolcu eksiltmek anlamına geliyordu. Bu kurgu biraz daha güvenli bir oyun demekti ancak aynı zamanda daha az gol pozisyonu anlamına geliyordu.

Galatasaray sezon başındaki kadrosundan Baros ve Kewell’ı sakatlık nedeniyle kaybetti. Her iki futbolcunun da sahalara dönebilmesi için baharı beklemek gerekiyor. Keita önce ceza aldı sonra formunu kaybetti; yaklaşık bir buçuk aydır da milli takımda oynuyor. Aslında bu üç futbolcu Galatasaray’ın dörtte üçüne karşılık geliyordu. Kare ası Arda tamamlıyordu.

Oysa maçın üçte ikisini on kişi oynayan ve sahada hiçbir varlık gösteremeyen Gaziantepspor karşısında izlediğimiz Galatasaray’ın futbolunda bütün bunlardan eser bile yoktu.

Galatasaray maçlarını genellikle sahayı sınırlandıran çizgilere yakın bir yerde oynuyor. Bunun birkaç sebebi olduğu kesin.

1. Galatasaray’ın geriden oyun kuracak oyuncusu yok. Servet bu görevi yapacak futbol bilgisi taşımıyor. Yanında oynayan iki Emre olsun, bir süre tandemi olan Gökhan olsun ve zorunluluktan forma giyen Topal ve Hakan Balta olsun bu özellikleri taşımıyorlar.

2. Geriden oyun kuracak oyuncu olmadığı gibi top orta sahaya geldiğinde buradan sahaya gerekli dağıtımı yapacak oyuncusu da yok Galatasaray’ın. Bu bölgede sıralanan futbolcular Topal, Ayhan, Sarp, Barış daha çok ön libero özelliği taşıyorlar ve rakibin ataklarını kesmede etkililer. İlginçtir, aslen göbekte oynayan bu futbolcuların bile kanatlara kaydıklarını görüyoruz ve çok şaşırıyoruz.

3. Bu nedenle Galatasaray topu kanatlara taşıyor; geriden Balta önünde oynayan Arda’ya; sağ kanatta oynayan Sabri-Uğur da Keita’ya en kısa sürede iletmek için geriden top çıkarıyorlar.

Top kanatlara ulaştığındaysa Türkiye’de futbolun temel zafiyeti ortaya çıkıyor. Keita sadece kanatta oynamıyor topu rakip takımın ceza sahası içinde kale çizgisine kadar indiriyor ve bütün defansif önlemleri çökertiyordu.

Galatasaray bir süredir bu futbolcularından yoksun olmasına rağmen aynı taktiği uygulamaya çalışması ilginçtir rakipleri için büyük bir avantaja dönüştü.

Elano Fenerbahçe’deki Alex’in görevini yapsın diye transfer edilmiş olabilir. Elano, Alex karakterinde futbol oynuyor olsa da verim açısından onun yanına bile yaklaşamamış olduğu kesin.

Ortada böyle bir sorun varken Galatasaray defansta Servet’in yanına Neill, ileride de Jo transferini gerçekleştirdi. Yani orta sahadaki boşluk için bir önlem düşünmedi.

Filmi geri saralım ve ligin 10. Haftasına geri gidelim. Maç öncesinde Galatasaray’ın kanatlardan rakibini çözeceği hatta Carlos’un kariyerinin sonunda kötü bir final yaşayacağını yazmıştık. Oysa o akşam Kadıköy’de başka bir maç oynandı. Rakibin bütün kanat organizasyonlarını kapatan Daum, Galatasaray’ın hücum etmesini engellemişti.

Galatasaray’ın bu tek yönlü futbolu bütün uyarılara karşın devam ediyor. Gaziantepspor maçının kilidi çözen duran top organizasyonun göbekten gelmesi önemli bir detaydır. Kasımpaşa maçında da benzer bir ortayı Nonda golle sonuçlandırmış ve galibiyet serisi devam edebilmişti.

Rijkaard bazen 4-3-3 bazen 3-3-3-1 oynarken aynı taktiği sahaya yansıtmasını istiyor futbolcularından.

Neler yapılabilir?

Galatasaray’ın genç Emre’si aslında kısa sürede birçok şeyi gösterdi. Galatasaray’ın kanatlarında sorun yok. Üstelik orada oynayacak bir sürü futbolcusu varken kaptan Arda’nın ısrarla kanatlarda gezinmesi o bölgede oynayan futbolcuların işini zorlaştırıyor. Arda kanatlarda oynamayı seviyor olabilir ancak Galatasaray’ın göbekte ona ihtiyacı var. Hele Caner gibi çok iyi bir sol kanat oyuncusu bulunmuşken.

Solda Caner, sağda geldiğinde Keita oynayacaksa; göbekte de iki oyuncudan vazgeçilmeyeceğine göre Rijkaard’ın bazı maçlarda zorunlu olarak 4-4-1-1 oynayacağını söyleyebiliriz; ki zaten başından beri söylemeye çalıştığımız şeye denk geliyor bu.

Rijkaard herkesi memnun edemeyeceğini bilmeli.

Uzay Gökerman

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..