​ Galatasaray rakibinin oyununa göre çok zorlandı / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '10

 
Kategori
Spor
 

Galatasaray rakibinin oyununa göre çok zorlandı

Galatasaray rakibinin oyununa göre çok zorlandı
 

Galatasaray özellikle rakip on kişi kaldıktan sonra Gaziantepspor'u daha erken çözebilmeli ve golü bulmalıydı. Ancak fazlasıyla zorlandığını söyleyebiliriz.

Bu hafta sonu oynanan iki karşılaşmayı Türkiye’de ligin tablosunu bilmeyen yabancı birine izletmiş ve şu soruyu sormuş olsak;

“Ligin sonuncusu sizce Denizlispor mudur yoksa Gaziantepspor mu?” kuşkusuz ikincisinden yana bir yorum alırdık.

Saha şartlarının ve daha henüz ilk yarı bitmeden bir kişi eksik kalmanın Gaziantepspor’u çok olumsuz etkilediğini hafifletici bir neden olarak göz önünde bulundurmak mümkündür. Ancak eğer sonuçta ortaya çıkan futbola bakacaksak Galatasaray’ın rakibinin bu maçta futbol adına hiçbir şey yapmadığını söylemeliyiz.

Gaziantepspor’da bir oyuncuyu bu yorumun dışında tutmalıyız, Denizlispor’un kalecisi Özden gibi Mahmut da Galatasaray’ın bütün ataklarına tek başına direndiği yetmezmiş gibi bir de penaltı kurtardı.

Gaziantepsporlu bir futbolcuyu da ceza tahtasına yazıyoruz: Zurita. Ceza sahası içinde Caner’i göz göre göre resmen biçti. Son yıllarda bir defans oyuncusunun bu kadar hatalı penaltı yaptırdığına şahit olmamıştık. Arda’nın ceza sahasına gönderdiği ve Mustafa Sarp’ın attığı gol öncesinde yaptığı müdahalede zamanlama hatası affedilir gibi değildi zaten cezası da kesildi.

Galatasaray maça yeni transferi Avustralyalı Neill ile başlamıştı ve bu futbolcunun defana ne tür katkı yapacağı da merakla konusuydu. Neill ilk maçta görev adamı olduğunu gösterdi. Basit oynadı ve hiç riske girmedi. Ancak bu maçın, Gaziantepspor’un kötü oyunu ve Galatasaray defansını zorlayacak futbolculardan yoksun oluşu nedeniyle Neill hakkında fikir vermesi bakımından asla bir ölçü olmayacağını da bilmek gerekiyor.

Galatasaray bir diğer transfer hakkını forvette denemeyi seçti. Yeni oyuncusu Jo’yu ikinci yarı izleme şansımız oldu. Yarım saat boyunca akılda kalan özelliği çok hareketli oluşuydu. Zaten Jo bizler için çok yabancı bir futbolcu değil. Fenerbahçe’nin iki sezon önce Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynadığı sezon grup maçları sırasında CSKA Moskava’da oynayan Love ve Jo ikilisinin yarattığı tehlikeler ve oynadıkları futbol zihinlere öylesine kazınmış ki bu iki oyuncunun transferi sürekli spor kamuoyunun gündemindeydi. Ancak Jo’nun Kazımvari bir futbolcu karakteri olduğu yönünde çok ciddi bilgiler var.

Jo’nun hareketli oyunu hata yapmak için fırsat kollayan Gaziantepspor defansı için fazlasıyla yeterliydi. Golü getiren serbest vuruşu Jo kazandırdı. Özellikle böyle hava ve saha koşullarında takımlar için avantaj oluşturan duran top organizasyonları kazanmak için Jo tipi oyuncuların önemli olduğu da bir gerçektir.

Galatasaray’ın da Fenerbahçe gibi oyunu çözen golü duran toptan ve hemen hemen aynı zaman diliminde bulması ilginç oldu.

Ancak her ne kadar baskılı ve istatistiksel olarak rakibine karşı üstün bir oyun sergilemesine rağmen bu maçta Galatasaray’ın üst düzeyde bir mücadele sergilemiş olduğunu söyleyemeyeceğiz.

Maçın adamı kuşkusuz Caner’di. Sol kanadı canlandırmakla kalmadı Galatasaray’ın sahadaki en iyi oyuncusuydu. İlk dokuz hafta Keita’nın sağ kanatta yaptıklarını solda yapıyor gibiydi. Nonda’ya kestiği ortalar mükemmeldi. Maçın ilk yarı Galatasaray lehine dönmemiş olması tamamen takımın santrafor mevkiinde oynayan futbolcusu ile ilgiliydi. Nonda’nın taraftarının da sabrını taşıran oyunu fazlasıyla kötüydü. Bizim tanıdığımız futbolcu bu pozisyonları gole çevirirdi.

Saha ve hava şartları etkili değilse Arda’nın futbolunda da bir düşüş olduğunu söylemek mümkündür.

Rijkaard’ın Topal’ı kenarda oturtup Sarp-Barış ikilisi ile başlaması da sezonun sonuna kadar sürecek bir rotasyonun göstergesi niteliğindeydi. Ayhan ile birlikte bu bölgede dört oyuncu var görünen o ki sadece ikisi forma giyebilecek. Golü atan Sarp’ın formayı kolay kolay kaptırmayacağını sanıyorum. Aynı şeyi Barış için söylemek kolay değil. Barış rakip futbolcularla gereksiz diyaloglara girerek oyundan da uzaklaşıyor. Gaziantepspor’da dişine göre bir oyuncu yoktu. Ancak aynı şeyi başka takımlara karşı yaparsa kuşkusuz hem kendisi hem de takım bundan etkilenecektir.

Gaziantepspor Olcan ve De Souza ile oyunu dengelemek istediyse de orta sahada eksik oynamanın zafiyetini yaşadı. Kazandıkları Fenerbahçe karşılaşmasının ikinci yarısında oynadıkları oyunun değil yanından geçmek kapısını bile aralayamadılar. Bu da kötü bir hazırlık dönemi geçirdiğinin bir işaretiydi.

Uzay Gökerman

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..