Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '10

 
Kategori
Spor
 

Galatasaray mı, Beşiktaş mı?

Galatasaray mı, Beşiktaş mı?
 

Ligdeki pozisyonu durumu nedeniyle bir anlamda ya devam ya da tamam diyecek olan Beşiktaş, Galatasaray karşısına çok zorlu bir sınava çıkıyor. Bu, Beşiktaş'ın bir anlamda önümüzdeki senelerdeki programını da etkiyecek kadar önemli bir dönüm noktası olacaktır.

Beşiktaş şu an lider Galatasaray'ın 8 puan gerisinde ve beşinci sırada bulunuyor; ancak geriden gelen Trabzonspor'un nefesini de ensesinde duyuyor olmalı. Çünkü Şenol Güneş'ın takımın başına geçmesinden sonra daha rasyonel ve derli toplu bir oyun oynamaya başlayan Trabzonspor'un, sadece Beşiktaş'ın bulunduğu pozisyonla kalmayıp ilk ikiye girmek için de iddialı olduğunu söyleyebiliriz. Hatta olası bir derbi kaybında bütün iddiasını yitirecek olan Beşiktaş'ı bir alt sıradaki Eskişehirspor'un bile tehdit edebileceği gerçeği vardır.

Beşiktaş'ın gelecek planlaması nedeniyle bu maçı kaybetmesinin kendileri için daha yararlı olacağını düşünmekle birlikte böyle kader anlarında talihin hep zor durumda olanın yanında kendisine yer seçtiğini de biliyoruz.

Olası kaybın yönetimle taraftar arasını daha da açacağı da bir başka büyük sorundur.

Galatasaray, İspanya'dan zor da olsa, biraz da kalecisinin yüksek konsantrasyonu sayesinde avantajlı bir skorla geri dönüyor. Şimdiden Galatasaray ilk on altıdadır diyebiliriz.

Ligin ilk yarısında oynanan derbi maçını hatırlayanlar Beşiktaş'ın ne kadar baskılı bir oyun oynadığını buna karşın Galatasaray'ın da ne kadar taktiksel bir oyunla üç gol bulduğunu hemen hatırlayacaklardır.

Galatasaray bizim ilk yarıda bildiğimiz takım görüntüsünün çok uzağında duruyor; doğru yorum, ne oynayacağının önceden kestirilmesinin çok zor olduğu bir istikrarsızlık içindedir.

Beşiktaş ise çok daha kötü durumda, zaten oturmuş bir hücum stratejisi bile yok. Golcüleri ya çok formsuz ya da gol atma özelliklerini çoktan kaybetmiş durumdalar. Üzülerek söylemek gerekirse Nobre için artık santrafordur demek bile zor; çünkü bir senelik ortalaması neredeyse 1 gol bile değil.

Yine Beşiktaş'ın en istikrarlı yeri defans hattıyken Ferrari'nin sakatlığı sonrasında bu senkronizasyonu yitirdiğini izliyoruz; Gaziantepspor karşısındaki Beşiktaş savunmada öylesine açıklar verdi ki bu maçın daha açık farkla sonuçlanmasını yine rakibin oyuncuları ile Rüştü belirlemiştir. .

Ancak aynı şeyin Galatasaray için de geçerli olduğunu; hatta dün Lille karşısında izlediğimiz Fenerbahçe'nin de aynı dertten muzdarip bir görüntü içinde olduğunu hayretler içinde fark ettik. Takımlar yıllardır stoper ve ön libero bölgesi için bir sürü futbolcu transfer ederlerken hala bu sıkıntıları yaşıyor olması da düşündürücüdür.

Bu biraz da o bölgede oynayan futbolcuların form durumu ile bağlantılı bir şeydir ya da sakatlıklar, cezalar ve formsuzluklar yüzünden kurgu ile öylesine oynanmıştır ki artık belli bir uyum ortadan kalkmıştır. Galatasaray defansının Atletico Madrid karşısında çok sayıda pozisyon vermesi aslında Beşiktaş için az da olsa bir umut ışığı olabilir. Ancak hangi forvetle bunu değerlendirecek olması tam bir bilinmezdir. Bu durumda aynen Fenerbahçe maçında olduğu gübü geriden gelen sürpriz futbolcular düğümü çözebilir.

Lig mücadele gücü ve zenginliği açısından kuşkusuz Beşiktaş'ın yarışın içinde yer alması çok önemlidir.

Ancak Beşiktaş'ın çok ciddi bir gelecek planlaması eksiği vardır. Henüz erken de olsa Mustafa Denizli'nin son durumu netlik kazanmamıştır. Takımda önümüzdeki sene çok ciddi kadro revizyonları yapılması gerektiği artık bu sezon çok bariz bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bunun nasıl ve ne şekilde olacağına kuşkusuz yönetim karar verecektir; ancak bazen zaman kazanmak adına geri çekilişler yeniden organize olmanın bir yöntemi ve yolu olabilir.

Bir tarafta kazanmak zorunda olan bir takım diğer tarafta kısmen daha rahat olan bir takım.

Hangisi kazanır?

Bu sorunun cevabını Beşiktaş'ın orta sahası ve kanatları verecektir. Fink ve Ernst orta sahada üstünlüğü eline alır ve Galatasaray'ın pas trafiğinin arasına girebilir, geriden top çıkarmasını engelleyebilirse, Kayserispor gibi dikine defansın arasına girebilir. Kuşkusuz aynı hataya düşmeyerek ileride yardımlaşmayı becerebilirse daha ilk yirmi dakika içinde gol bularak çok zor olan sınavı kolaylaştırabilir.

Ancak orta sahada oyun kilitlenir ve Beşiktaş'ın geleneksel hücum yapamayan karakteri ortaya çıkarsa maç beraberliğe kadar gider ve insanın ruhunu karartan bir karşılaşmaya dönüşebilir. Ancak burada daha çok hata yapmaya meğilli Galatasaray defansı dengenin bozulmasına neden olabilir.

Galatasaray'ın son iki maçtır takımda ağırlığını hissettirmeye başlayan Elano'nun moralli Keita ile birlikte Beşiktaş defansının açıklarını değerlendirebileceğini tahmin edebiliriz. Galatasaray'ın bu maçı kazanma ihtimalinin az olduğunu düşünmekle birlikte bireysel yetenekleri daha fazla olan takımın Galatasaray da olduğu bir gerçektir.

Derbilerin adamı olan İbrahim Üzülmez'in son sözünün ne olacağı da çok önemlidir!

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tabi ki GS..

Ters köşe/NUR 
 22.02.2010 23:24
Cevap :
:)  22.02.2010 23:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2027
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1270
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster