​ Galatasaray Servetle Güldü / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '11

 
Kategori
Futbol
 

Galatasaray Servetle Güldü

Galatasaray Servetle Güldü
 

Galatasaray, açılış merasiminde çıkan olaylar nedeniyle bir anda Türkiye gündemine oturan Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Stadyumunda, Spor Toto Süper Ligi’nin ikinci yarısının ilk maçında konuk ettiği Sivasspor’u Servet’in 70.dakikada attığı golle 1-0 yenerek puansız gönderdi.

Hagi’nin geldiği günden bu yana takımda yavaş da olsa görülen inkişafın ayak sesleri sandığımız ilk dakika coşkusu dakikalar ilerledikçe yerini paniğe ve korkuya bırakınca kalbimizin derinliklerinden “eyvah” nidaları yükselmeye başlayıverdi.

Zira ilk yarı boyunca istekli, heyecanlı, coşkulu, şevk-ü iştiyak içerisinde mücadele eden Galatasaray her ne hikmetse bal yapmayan arı halinden bir türlü kurtulamıyordu. Üstelik zaman geçtikçe “Acaba yine mi olmayacak?” korkusunun da gerek oyuncuları gerekse teknik heyeti sardığı kameralara da yansıyordu.

Şüphesiz bunda karşılaşmanın Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Stadyumunda oynanan ilk resmi mücadele olmasının da etkisi vardı. Keza Rıza Çalımbay gibi deneyimli bir teknik direktörün haddini bilerek kontrollü oynama isteği de maçı kilitleyen etkenlerdendi.

Bu kilid açabilecek oyuncularından yoksun Galatasaray mecburen birkaç yeni transfere ve kadim oyunculara muhtaçtı. Bu anlamda Kazım’ı -bu maç için- pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Culio ise “eh işte” dedirtti.

Maçın ilk yarısında 35. dakikada Lorik Cana’nın ve 37. dakikada Culio’nun gereksiz ve saçma birer müdahale ile sarı kart görmeleri ise tam evlere şenlikti. Her ikisi de sahanın en az tehlikeli yerinde, en gereksiz bir pozisyonda rakiplerine adeta daldılar. Özellikle Lorik Cana’nın hareketi kırmızı kartı bile gerektirebilirdi. Cana bunu hep yapıyor! Dikkat!

Dikkatimi çeken bir başka husus sahanın çimleri idi. Yavaş çekimlerde sürekli havada uçuşan çimleri gördük. Uzaktan da bakılsa çimlerde bir dengesizlik var gibiydi. Konu hakkında teknik ve akademik bilgim olmadığından bir şey diyemiyorum ama çimlerle ilgili bir sorun varmış gibi geldi bana. Yanılmış da olabilirim. (Futbol oynadığımız dönemlerde çim saha görmediğimizden konuya oldukça uzağız :)

Gelelim maçın ikinci yarısına…

İnci yarı başında Hagi’den beklediğim hamle gecikmeli de olsa geldi. Emre yerini yeni transfer Stancu’ya bıraktı. İyi de yaptı. Kewell ve Arda’nın yokluğunda ilk 11 şansı bulan Emre taktik sistem kurbanı oldu bence. Fiziken ve mantıken bu taktikte oynaması zor görünüyor. Hazır taktik demişken şu illet 4-3-3 taktiğine de değinmek gerekiyor galiba.

Haddini ve kendini bilen bir takım elindeki kadroya göre taktik varyasyonlar belirler ve buna göre tutturduğu düzen içerisinde zaman zaman değişiklikler yapar.

Galatasaray her ne hikmetse Frank Rijkaard zamanından kalan taktik mirasa sanki bir matahmış gibi dört elle sarılıyor. Eldeki malzeme buna müsait değilse ne diye bu taktikte ısrar edilir bilmem.

Eğer Sivasspor biraz cesur olsa (maç Ali Sami Yen’de olsa olurdu kuşkusuz) ve Rıza Çalımbay ofansif ağırlığını daha evvel koysa sonuç çok daha farklı olabilirdi. Hatta ve hatta Çalımbay hamlelerinde geç kaldığı halde yine maçı çevirecek en azından beraberliği kurtaracak pozisyonlar da buldu.

İşte 4-3-3 sisteminde orta sahadaki oyuncularınız hem teknik hem de fiziksel olarak iyi değillerse azıcık pas yapan takımlar çok rahat pozisyonlara girerler. Galatasaray’ın en kısa zamanda daha kuvvetli orta saha oluşturması ve buna göre taktik düzenlemesi yapması gerekli.

Kanımca kanat ataklarını zenginleştiren 4-4-1-1 veya 4-4-2 taktiği Galatasaray için daha hayırlı olacaktır. Acizane ve naçizane görüşüm budur.

Servet’in kendi çabasıyla ve Hagi’nin de teşvikiyle orta sahada getirdiği top kendisine gol pası olarak geri döndü. Böylece TT Arena’nın ilk resmi golünü atmak Galatasaray’ın gizli santrforu olarak Servet’e nasip oldu. İyi de oldu.

Bunun dışında Galatasaray Barış ve Stancu ile iki pozisyon daha yakaladı. Ancak Sivasın kaçan pozisyonlarını da göz önüne alırsak kolay bir galibiyet olmadığında hemfikir olabiliriz.

Maçın hakemi oldukça soğuk kanlı, sakin ve iyiydi. Verdiği kararlar doğruydu. İlk yarıdaki Sabri’nin pozisyonunda Sabri ceza sahasına girerken kendisi düştü (ya da kendini attı). Bence faul değildi. Dolayısıyla rakip oyuncun sarı kartı da haksızdı. Bunun dışında Ayhan’a yapılan ciddi bir faulü es geçmesi ve Mehmet Yıldız’ın arkadan yaptığı bir müdahalede sarı kartı görmemesi dışında ben bir hatasını görmedim. O kadar kusur kadı kızında da olur zaten :)

Hasıl-ı kelam Galatasaray zorlu bir süreç geçirdiği şu günlerde hele açılışınca sansasyon yaşanan Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Stadyumundaki ilk resmi maçında zorda olsa kazanarak moralle ikinci yarıya başlamış oldu. Darısı gelecek haftalara…

Sevgi, hürmet ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

Not: Stadın adı bu kadar uzun olmak zorunda mıydı? Hem yazarken hem de söylerken çok kalori harcatacak bize :)

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 656
: 1708
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..