​ Garip bir suikast iddiası / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
 

Garip bir suikast iddiası

Garip bir suikast iddiası
 

Bazen gündemin yoğunluğu insanı şaşkın ediyor. Hangisini yazacağıma karar veremiyorum. Bazen de yazdıklarım gazetede yayına girene kadar güncelliğini yitiriyor.

Bugün Bülent Arınç’a karşı hazırlandığı iddia edilen o tuhaf suikast girişiminden bahsedeceğim.

Aslında tuhaf sözcüğü olayı tam olarak tarif etmiyor ama Türkiye’deki basını, güvenlik güçlerini ve hatta daha pek çok evrensel hukuk ve insan hakları normunun uygulanışını çok güzel tarif ediyor.

***

Bir albay ve bir binbaşı şüpheli hareketleri nedeniyle göz altına alınıyorlar. Aslında şüpheli hareket ne demektir, onu da bilmiyorum ama, burada şüpheden kasıt, o sokaktan birkaç defa geçmeleri ve durup etrafı gözetlemeleri.

Sivil bir araçta, sivil giyimli, orta yaşın üstünde, kılık ve kıyafeti düzgün iki adamın bir caddeden iki defa geçmesi ve durup bir süre etraftaki binalara bakması kimi ne diye huylandırıp da müdahale gerektirdi, o da ayrı bir tuhaflık. Burada akla bazı senaryolar geliyor. Bir sürü de iddialar var.

1-O caddede pek çok milletvekili ikamet ediyor ve gözetlendiği iddia edilen apartmanda da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın dairesi var. O zaman bunlar Arınç’ı gözlüyorlar ki, niyetleri ona yönelik bir suikast planını hayata geçirmek.

Görünüşe göre Sayın Arınç da bu iddialara inanmış ki, basına yaptığı açıklamalarda olayı kesin bir dille reddetmiyor. Ankara Emniyet Müdürünü çağırıp bilgi alıyor.

Her fırsatta Türk Silahlı Kuvvetlerini zaafa uğratmaktan mutluluk duyan bir kısım basın da bu iddiaya hemen atladılar. Ortaya kroki lafları atılıp, hatta filmlerdeki gibi belgeleri yutma çabaları olduğu ileri sürüldü.

Başbakanımız Genel Kurmay Başkanı ile rutin görüşmesini uzatınca askerin bu konuda hesaba çekildiği bile iddia edilmeye başlandı.

Ama o tarihte, yani güya bu iki subayın gözleme yaptığı günlerde Bülent Arınç’ın Ankara dışında olduğu pek de dile getirilmedi. Adam evde yokken otuz altı daireli olduğu iddia edilen bir apartman dışarıdan gözlenerek nasıl bir suikast planı gerçekleştirilir, onu da anlamak mümkün değil.

2-Bir iddia da devletin güvenlik güçlerinin birbirlerine karşı yıpratmaya yönelik çabaları olduğu şeklinde. Burada da “emniyet güçleri içinde bir gurup, hükümetle askeri birbirine düşürmek için bu tezgahı özellikle hazırladı” deniyor.

Ben bu iddiayı hiç de inandırıcı bulmuyorum. Gerek hükümet üyeleri, gerekse silahlı kuvvetlerimiz böylesi oyunlara düşecek kadar toy değillerdir. Zaten devletin güvenlik güçleri içinde bu tür tezgahlara girebilecek yapılanmaların olduğunu da düşünmek istemem. Çünkü aksini düşünmek bile insana ürperti veriyor.

3-Son olarak da Genel Kurmay Başkanlığının açıklaması var. Buna göre bu iki subay aslında ordu içinden bilgi sızdıran bir köstebeği takip ediyorlardı. Emniyet güçleri müdahale edince bir çuval incir berbat oldu. Artık o köstebek işi uyanacak ve uzun bir süre faaliyetlerini askıya alacak. Bu durumda suçüstü yapma imkanı da kalmayacak.

Sevgili okuyucu, bu iddiaların hepsi de bana biraz yarım ve arızalı geldi. Yöneticilerimiz her fırsatta demokrasi ve şeffaflık nutukları atarken bizleri ne diye bu bilgi kirliliklerinde boğulmaya terk ediyorlar, anlamak mümkün değil.

Yoksa niyet başka mı?

Biz bunları konuşup tartışırken, artan yoksulluğu ve işsizliği, üretimdeki geriliği, AB ve ABD’nin mandası haline gelişimizi unutmamız mı isteniyor?

 
Toplam blog
: 114
: 548
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..