Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

24 Ağustos '08

 
Kategori
Futbol
 

Gaziantepspor:1 - Refakatçiler:0

Gaziantepspor:1 - Refakatçiler:0
 

Fenerbahçe ligin ilk haftsında taraftarını üzdü.


Ligin önemli şampiyonluk favorilerinden Fenerbahçe, ilk haftada konuk olduğu Gaziantepspor'a 1-0'lık skorla boyun eğerken beğenilmedi. Maç genelinde rakip kalede baskı kurma konusunda zorlanan sarı-lacivertliler, Luis Aragones'in tek santrfora dönüş yapmasıyla da düzelmeyecek bir takım yapısal problemlerle boğuştuklarını gözler önüne serdiler. 90 dakika sonunda skor tabelasına bakanlar yanılabilirler, Gaziantepspor attığı gol dışında en az 3 net fırsatı da cömertçe harcadı. Buna karşılık Fenerbahçe rakibine oranla çok daha pasif bir görüntü çizdi.

Pek çok futbol otoritesinin aksine Fenerbahçe'yi Partizan maçındaki görüntüsüyle de beğenmeyen bir futbol yorumcusu olarak, sarı-lacivertlilerdeki yapısal problemin ayrıntısına girilmesi gerektiğini düşünüyorum. Maç başlarken her iki takım da beşli orta sahalarla parselasyon yaptılar. Yaptılar ama orta alanı beşli kurmanın amacını ve gereklerini yeşil sahaya yansıtan taraf ev sahibi Gaziantepspor'du. Kırmızı-siyahlıların orta alanı Erman Özgür, Tabata, Mehmet Yozgatlı, Zurita ve Murat Ceylan'dan oluşurken, Fenerbahçe aynı bölgede Uğur, Emre, Maldonado, Alex ve Kazım'ı tercih etmişti. Gaziantepspor orta alanda rakibine bunaltıcı bir pres uygulayarak oyun bozmayı, Alex ve Emre gibi yetenekli ayakları baskı altına almayı böylelikle de topun mümkün olduğu kadar kendi ceza sahasından uzakta oynanmasını amaçladı. Aynı Gaziantepspor gibi orta sahasını beşli kuran Fenerbahçe'de ise biraz Emre'nin gayreti dışında tüm futbolcular karşılamaları gereken rakiplerine yalnızca refakat ettiler. Bunun sonucu da kırmızı-siyahlıların maç boyunca geliştirdiği tehlikeli ataklar olarak kendisini gösterdi. Öyleyse anlatmaya çalıştığım şartlar altında 1-0'lık Gaziantep galibiyetine “anormal sonuç” diyebilir miyiz?

Şimdi size başka bir beşli orta sahayı anımsatmak istiyorum. Tuncay, Aurelio, Appiah, Serkan Balcı ve Alex. Daum'un ligi domine eden Fenerbahçe'si bu “ısıran” orta sahasıyla rakiplerin canını acıtıyor ve bunaltıcı bir baskı kuruyordu. Bahsettiğimiz bu takımın azı dişleri zaman içinde birer birer kaybedildi. Daha da dramatik olanı kaybedilen futbolcuları ikame edebilecek transfer standardı bir türlü tutturulamadı. Bu kayıplar halkasına en son eklenen Aurelio'nun yokluğu artık iyiden iyiye kırmızıya dönmekte olan turnusol kağıdını Gaziantepspor maçıyla gözümüzün içine soktu. Geçtiğimiz sezonlarda Fenerbahçe'nin korkulan bir takım olmasında Alex'e eşlik eden orta sahanın oyunu çift yönlü oynama meziyetleri çok büyük bir etkendi. Gelinen noktada sarı-lacivertli taraftarlar üzülerek gördüler ki, Fenerbahçe artık yumuşak ve mücadele gücünden çok şey kaybetmiş bir takım. Hatta orta saha dışında santrfor mevkinin yeni ismi Güiza'nın bile ligimizde epey hırpalanacağını düşünüyorum. Fenerbahçe hakkında yazdıklarım sarı-lacivertli renklere gönül vermiş pek çoklarına “iğneli” gelebilir. Ancak camianın artık “dokuz köyden kovmak” yerine bir onuncu köy olmadığını idrak etmesi gerekiyor. Mevcut kadro yapısı ve oyun şablonu içerisinde Fenerbahçe'nin sonuca gitmesi rakibi kendi yarı sahasına kapatmasıyla mümkün olabilir. Çünkü Semih olsun, Güiza olsun baskın ataklarda baş role soyunabilecek yapıda değiller. Bunun yolu da rakip orta sahayı ezebilecek, kora kor mücadele edebilecek bir yapılanmadan geçiyor.

Son bir not da kırmızı-siyahlılar için verelim. Santos'tan alınan playmaker Tabata ile Fluminense'den gelen sol bek Ivan Fenerbahçe maçındaki performanslarını sürdürürlerse sezonun en çok konuşulan transferleri olabilirler.
 
Toplam blog
: 235
: 717
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara