- Kategori
- Antalya
Gecekondu bahçeleri ve limon ağaçları

Antalya'nın kenar mahallelerinde zaman zaman dolaşırım.
Her yanı gecekondudur kenar mahallelerin ama Antalya’nın gecekonduları farklı geliyor bana.
Hani sonuçta gecekondu deyip de geçebileceğiniz türden yapılar değil.
Gecekonduların fakirliği ilk göze çarpan oluyor.
Yaşamsal koşulların ağırlığı ve insanların pek de öyle mutlu olmadığı mekânlar olduğu malum bir durum.
Çocuklar sokak aralarında top oynamaya çalışıyor.
Bir çoğu yalın ayak, elbiseleri yırtık, burnunda sümük, etraflarına korkulu gözlerle bakıyorlar.
Bir yabancı gördüklerinde tepeden tırnağa kontrolden geçirip, süzüyorlar.
Aslında bu durum hemen hemen yurdun tüm gecekondu ve kenar mahallelerindeki görüntüsünün aynısı ama aynı olmayan bir şey varki Antalya’daki gecekonduların bahçeleri.
Hemen hemen her gecekondunun bahçesi var.
Her bahçenin tam da ortasında bir masa mutlaka mevcut.
Akşam saatlerinde ev eşrafı masanın etrafında toplanıyor ve özellikle yaz akşamlarında, gece yarılarına kadar bu masa etrafında oturup, çay içip, sohbet ediyorlar.
Antalya’da bahçesi olan gecekonduların en dikkat çeken yanı ise her bahçede mutlaka bir limon ağacının olması.
Eşimle ilk tanıştığımız yıllarda, eşim bu konuda dikkatimi çekmişti.
“Bak” demişti, “Dikkat et, her evin bahçesinde mutlaka bir limon ağacı vardır”.
Ben de eşimin bu konu ile ilgili dikkatimi çekmesi üzerine evlerin bahçelerine bakmaya başladım ve her evin bahçesinde mutlaka bir limon ağacının olduğuna her defasında tanık oldum.
Hatta ve hatta bu durum bende bir hastalık haline geldi de diyebilirim.
İlginçtir hangi ev gözüme çalınsa, evin bahçesinde limon ağacı olup olmadığını kolaçan ederim.
İlle de bir limon ağacı olmalı ve yoksa “neden limon ağacı yok?” diye söylenirim.
Mutlaka limon ağacı olmalı her gecekondunun bahçesinin en müstesna yerinde.
Şayet limon ağacı yoksa o gecekondunun bahçesindeki müstesna bir noktada, ben o gecekonduya, gecekondu demem.
Ne bileyim işte ben de böyle bir çağrışım yapıyor.
Limon ağacını Antalya’nın gecekondularının sembolü olarak görüyorum.
Hani portakal Antalya’nın sembolüdür ya, Antalya’nın gecekondularının sembolü de limon ağaçlarıdır bence.
Limon ağacının görüntüsü ve o limon ağacının dallarından sarkan limonlar her zaman ilgimi çeker olmuştur.
Kokusu bir harikadır, tadıda bir o kadar harikadır ve ben gördüğüm bir limon ağacından mutlaka bir limon koparıp, bir güzel üzerime sildikten sonra o limonu ısırarak yerim.
Hem de kabuğuyla beraber.
Hem de müthiş bir iştah ve keyifle yerim
Yüzümü buruşturup, ağzımı şapırdatarak o limonu yerim.
Severek ve isteyerek yerim o limonu.