​ Geçmişin yükünden toplumsal barış ve demokrasiye / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Geçmişin yükünden toplumsal barış ve demokrasiye

Geçmişin yükünden toplumsal barış ve demokrasiye
 

Cumartesi günü Heinrich Böll Stiftung Derneğinin iki gün olarak düzenlediği "Uluslararası Geçmişle Hesaplaşma Konferansı"nı izlemek için Bilgi Üniversitesindeydim. "’Geçmişin Yükünden Toplumsal Barış ve Demokrasiye" ana başlığı adı altında Ulusaldan Toplumsala, Yerelden Küresele Hafıza Konjonktürü, Geçmişle Hesaplaşmanın Neden ve Niçin Olduğu, Tarihsel ve Onarıcı Adalet Sorunu Olarak Geçmişle Hesaplaşmak gibi konular önemli/yerli ve yabancı akademisyen/uzman katılımcıların sunumlarıyla gerçekleştirildi. Ve arkasından izleyici konukların sorularına geçildi.

Pazar günkü konferans konusu ise benim daha çok ilgimi çekmişti ki - Dünya Deneyimlerinden Örnekler- maalesef ben katılamadım elimde olmayan sebeblerden dolayı!..

Yine de kendi adıma bir nebze de olsa aydınlandığımı söyleyebilirim!..

Hafıza Konjonktürü Tema’sının oturum başkanı Murat Belge, konuşmacıları ise: Aleida Assmann/Konstanz Üniversitesi, Mithat Sancar/Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın Kurucu Üyesi/Ankara Üniversitesinde Profesör ve Peter Lagrou/Hür Üniversitesi/Brüksel idi.

Kendi adıma belirlediğim ve algıladığım önemli noktaları sizlerle paylaşmak isterim:

* Hafızanın özgürleştirici etkisi geçmişi kabul etmekle mümkündür. Adalet sağlayıcılığı açısından negatif hatırlama gerçekleştitilmelidir! (Tarihsel olayları objektif/empatik bağlamda gözden geçirmek gerekir diye düşünüyorum)

* Toplumlar geçmişle hesaplaşmada eğer sadece kendi mağduriyetlerini dile getirirlerse, hafızanın özgürleştitici etkisinin adalete olumlu katkıları gözlenemez!

* Toplumların ‘‘Geçmişle Hesaplaşmada’’ mağduriyet psikolojisi veya komplo teorileri altına sığınmaları doğru/sağlıklı değildir. (Mağduriyet Psikolojisini yansıttığımız bir çok olay gerçekleşmiştir ülkemizde, yani bu tarz açıklamalara sığınmayı çok seviyoruz!)

Peki geçmişle hesaplaşma neden bu kadar önemliydi?

Türkiye’de bir süredir yaşanan gelişmeleri; geçmişi bastırmanın, ondan kaçmanın mümkün olmadığına dair evrensel tecrübenin bir kez daha teyit edilmesi olarak kabul edip işe buradan başlamak, demokrasi kültürünü geliştirme ve toplumsal barışı sağlam temellere oturtma açısından en iyi yol olacaktır.¹

Geçmişle hesaplaşmada amaç geçmişi güzellemek değil, gerçekci bir biçimde algılamaktır. Bu amacın temelinde, geçmişin tahakkümünün, ancak onunla yüzleşmek, onu aydınlatmak ve hatırlamakla kırılabileceği inanci yatar.²

Geçmişle hesaplaşma, hem bireysel hem de kolektif kimlik meselelerinin tartışıldığı kamusal bir iletişim sürecidir aynı zamanda. Çünkü geçmişle ilişki, bireysel ve kolektif kimliğin oluşumumdaki temel kaynaklardan biridir. Bu nedenle geçmişle yüzleşme iradesine sahip olmak ile yeni bir bireysel veya kolektif kimlik oluşturma isteği arasında yoğun bir iletişim vardır.³

Sonuç olarak eğer geçmişle yüreklice hesaplaşmazsak, geçmişin karanlığı üstümüzü örtmeye devam edecektir. Ve inanıyorum ki ‘‘Demokratikleşme ve Evrensel Barış’’ için bu gereklidir!

Alıntılar:

¹ Mithat Snacar

² Helmut König, Die Zukunft der Vergangenheit. Der Nationalsozialismus im Politischen Bewusstsein der Bundesrepuplik.

³ Jürgen Habermas, Was bedeutet ‘‘Aufarbeitung der Vergangenheit’’ heute?

 
Toplam blog
: 10
: 1028
Kayıt tarihi
: 11.01.07
 
 

...Korkak ve utangaç yaşamamak için hayatı, bilinmeyeni/zor yolları tercih ettim gitmek için, hazır ..