- Kategori
- Siyaset
Gelişen Türkiye ve asgari ücret

90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin on bir yılı aşkın en uzun süreli hükümeti olan AK Parti hükümeti, mecburi yahut yüce menfaatleri gereği mütebasbıslığını yapmakta olan basın ve yayın organları tarafından çarşaf çarşaf icraatlarını sıralamakta ve bununla da kasım kasım kasılmaktadır.
Neymiş efendim, bilmem kaç on bin km. duble yol yapılmış, uçaklar, hızlı trenler, evlilik maaşları, akıllı okul tahtaları daha bilmem neler neler. Tüm bu hizmetlerden AKP yandaşlarının kaç milyon TL., dolar yahut euroyu iç ettiklerini sormuyorum. Daha düne kadar aç susuz sözde İslami dergiler satanların bugün son model XRZC bilmem neyle camii açılışlarına gittikleri arsızca ortada.
Tabii bizim seçme özürlü seçememenler, adamın eşinin başı kapalıymış, yok ilk hacca giden Cumhurbaşkanımız varmış, Başbakan habire camii açıyormuş. Bu kadar günah başka nasıl affettirebilir ki? T.C tarihinde hiçbir hükümet döneminde halk bu kadar aç kalmadı. Sn. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hiç sıkılıp rahatsızlık duymadan “asgari ücretle nasıl geçinilmez şaşıyorum” diyor. Hata bu sözü pervasızca sarf edende değil, bunu duya duya hâlen “napalım başka parti mi var?” deyip oy verenlerde. Ne diyeyim ki başka? Zerre kadar onuru kalmayan topluluklar her şeye müstahaktır. Muhalif olup sorun değil çözüm sunmakta olan aklı başında zevatın hakkını yemeyeyim. Ama dinleyen kim?
Yetmiş milyon Türkiye nüfusunun kırk milyonu açlık sınırında yaşıyor, yirmi milyonu kamu görevlisi, kebap mı? Yoksa kölelik mi? Onu da yaşayan bilir. Kalanına hak getire. Car car konuşmaya gelince dünyayı kurtarırlar tek kelime ile. E hadi kalk ayağa denildiğinde, hemen de ya başları ağırır ya da cepleri!
Ben niye mi yazıyorum? Halen üç beş gereksiz ve de okunması meçhul paragraf ile belki ülke kurtulur diye düşünen, nesli tükenmişlerden olduğumdandır galiba. Yazacağım başka elimden gelen bir şey de yok zaten.
Ha unutmadan, sayın bakanımızı üzmeyin, iyi geçinin, koskoca bakan, vardır bir bildiği.
Esen kalın.