- Kategori
- Aşk - Evlilik
Genç kızların hayalleri ve hayallerde son durak

Bu yazımızın konusu genç kızlar, yani beyler kulaklarını tıkasınlar pardon, gözlerini kapatsınlar.
Henüz genç bayanlar, veya evli-bekar farketmez, orta yaştaki hanımlar; Ne güzeldir genç kızlık hayalleri. "Ben hiç hayal kurmadım" diyen masumane yalan söyler. Hayal, gençlik döneminin katığıdır, vazgeçilmezidir.
Şimdi, tebessümle hatırlıyorum da. Güzel bir Türk filmi seyretmiştim siyah-beyaz. Lüks yoktu orada. Basma örtülü bir somya, basma perdeler. Görsel bir ihtişam yoktu ama müthiş bir sevgiyle yoğrulmuş mutlu bir yuva vardı. İşte benim hayallerimi görünen ve görünmeyen şekliyle bu oluşum süslemişti. Hep böyle bir evim, böyle bir yuvam olsun diye hayal kurmuştum. O günkü şartlarım ancak bu kadarına izin veriyor olmalıydı ki hayallerimde tevazu vardı. Daha fazlasını düşleyip hüsrana uğramak yıkım olurdu. Az şey bekleyip çok olana kavuşmak büyük ikramiye gibi olacaktı. Nitekim öyle de oldu.
Bugün, pek çok genç kızımızın yarı gerçek, yarı hayallerinde yaşadıklarını tahmin ediyorum. Hayallerin gerçekleşmesine de yardımcı olmak gerekir, nasıl mı? Yaşanmış bir öyküde olduğu gibi:
Anadolunun küçük bir vilayeti. İki kız, ilkokuldan beri candan arkadaşlar. Ortaokulda da aynı sırayı paylaşırlar, sırdaştırlar. Lisede de aynı sınıftalar. Artık genç kız olmuşlardır. Okul dışında da devam ettirdikleri arkadaşlıklarında, ileriye yönelik hayaller de yer almaktadır.Kızlardan Seçil:
-Bir doktorla evlenmek isterim. der. Hale ondan aşağı kalır mı:
-Ben de bir doktorla evlenmek isterim. der.
Seçil, ailesinin zenginliği ve daha güzel oluşuyla kendine güvenmektedir. Hale o kadar şanslı değildir. Kendini derslerine verir, başarı ile hayallerin aynı noktada kesişeceğine inanmaktadır. Üniversite sınavlarında Hale, Tıp fakültesini kazanır. Erkekli- kızlı artık pek çok doktor adayları arasındadır.
Seçil'e evde oturmak kalmıştır. Ailenin durumu iyi, çalışmıyor. Ama evleneceği doktoru nasıl bulacak? Yeni atanan genç doktorlara, çeşitli hastalıkları bahane edip muayeneye gitmektedir. Asıl amacı tanışmak, olabilirse arkadaşlık, vs....Ama olmaz, nedense olamaz.
Hale eğitimini tamamlarken son sınıfta, karakterinden emin olduğu, güvendiği ve için için sevdiği arkadaşından evlenme teklifi alır. Ailelerin de araya girmesiyle nişanlanırlar. Okul bitince de evlenirler. İkisi de TUS'u kazanırlar, biri çocuk hastalıkları uzmanı, diğeri jinekolog olarak yaşama elele devam ederlerken iki de veletleri olur.
Yıllar geçtiği halde, Seçil halâ yuvasını kuramamıştır.
Bu öykü birebir yaşanmıştır. Bu cümleden olarak kurulan hayalleri nehrin akıntısına bırakmayalım. Hedefe ulaşmak için yardım ister hayaller. Hayallerin uç noktası, nikah masasıdır. Bu da, bir anlamda emek ister veya bir strateji.
Stratejiyi irdeliyelim.
Hayal kuracak kişi, önce kendini tanımalı, "ben kimim, nasıl özelliklerim var" bu soru yalansız cevabını bulmalı. Meselâ;
Hiç eğitim almamış biriyim, komşu olmanın ötesinde yakınlığı bulunmayan kariyer sahibi bir genci düşleyebilir miyim?
İnançlıyım, fiziki görüntüsüne hayran olduğum, bar, pavyon gibi gece hayatına düşkün birini hayallerime dahil edebilir miyim?
Bir kariyerim var, mesleksiz biriyle olabilir mi? Gençlik tutkularıyla olsa bile ne şekilde yürür?
Bugüne kadar varsıllık içinde yaşamış, maddi zorluklarla tanışmamış bir genç kızım, asgari ücretli delikanlı ile aynı karede yer alabilir miyim?
Aileler arasında kültürel yönden de seviye farkı olmamalı. Farklı iki aile dünür olsa bile, ilerki yıllarda üzücü durumlar yaşanabilir.
Hayallerle birlikte, tanıma ve tanışmayı zamana yaymak faydalıdır. Bu sürec, en az altı ay olmalıdır.
Konumuzu toparlamak gerekirse, hayallerde de mantık, denklik ve olabilirlik gereklidir. Farklı kişilikler sergilemeden, kandırma veya aldatma yöntemlerine yenik düşmeden, riyasız, saf ve temiz hayallerin içerdiği dürüst arkadaşlıklar ana yolda tam gaz ilerler. Kasislere takılmazlar.
Hepinize ana arterlerde mutlu yarınlar...
Gül Alkan